Bütün kadınlar çığlık atıyorlardı.All the women were screaming.
Tom ve Mary çığlık atıyorlar.Tom and Mary are screaming.
Biri çığlık atmaya başladı.Someone started screaming.
Herkes çığlık atıyordu.Everyone was screaming.
Onlar çiğ et yer.They eat raw meat.
Yarasa çığlık atıyor.The bat screeches.
Kuğu çığlık atar.The swan cries.
Tom'u her gördüğümde sakız çiğniyor.Every time I see Tom, he's chewing gum.
Onun annesi çığlık atmaya başladı.Her mother started screaming.
Mary çığlık atmaya devam etti.Mary kept screaming.
Yiyeceğini biraz daha çiğner misin, lütfen?Would you chew your food more, please?
Mary tırnaklarını çiğnedi.Mary chewed on her nails.
Mary sinirli olarak tırnaklarını çiğnedi.Mary chewed on her nails nervously.
İnsanlar çığlık atarak yanan binadan koşarak dışarıya çıktı.People came running out of the burning building, screaming.
Her yerde çığlık ve kargaşa vardı.There was shouting and confusion everywhere.
Tom'un kuralları çiğnediğini sanmıyorum.I don't think Tom has broken any rules.
Tom yasaları çiğnemedi.Tom hasn't broken any laws.
Tom asla herhangi bir kuralı çiğnemedi.Tom never broke any rules.
Garsonun masaya getirdiği tavuk hâlâ çiğdi.The chicken the waiter brought to the table was still raw.
Bu kurabiyeler yumuşak ve çiğnenebilirdirler.These cookies are soft and chewy.
Tom çiğ balık yemez.Tom doesn't eat raw fish.
Çiğ yumurta yemek sizin için kötü olabilir.Eating raw eggs could be bad for you.
Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş misali biridir.He is as honest as a cat when the meat is out of reach.
Tom'un yaptığı her şey çığır açandı.Everything Tom did was groundbreaking.
O, çiğ havuç yemeyi sever.He likes to eat raw carrots.
Tom çiğ havuçtan hoşlanır.Tom likes raw carrots.
Tom çiğ havuç yemekten hoşlanır.Tom likes eating raw carrots.
Atuqtuaq fok balığını çiğ yer.Atuqtuaq eats the seal blubber uncooked.
Yiyeceği yutmadan önce çiğnemek zorundasın.You have to chew the food before you swallow it.
Balık hâlâ çiğ.The fish is still raw.
Tom çığlık atanı duyabildi.Tom could hear screaming.
Tom, Mary'nin çığlık attığını duydu.Tom heard Mary screaming.
Tom, Mary'nin çığlık attığını işitti.Tom heard Mary screaming.
Neden her zaman çığlık atıyorsun?Why do you always scream?
Çiğ sebzeler yemeyin.Don't eat raw vegetables.
Ağzın kapalıyken çiğne.Chew with your mouth closed.
Gözlerimi kapadım ve çığlık attım.I closed my eyes and screamed.
Ben çiğ yemeği severim.I like raw food.
Yangının uğultusu çığlıkları bastırdı.The roar of the fire drowned the screams.
Sincap güç kablosunu baştan sona çiğnedi.The squirrel chewed through the power cable.
O, sakızı çiğnedi.He bit into the chewing gum.
Biz hiç kanunu çiğnemedik.We've never broken the law.
Biraz daha sessiz çığlık at!Scream a bit quieter!
Tom kesinlikle çok çığlık atar.Tom sure screams a lot.
Herhangi bir kural çiğnediğimi sanmıyorum.I don't think I broke any rules.
Tom'un kaz ciğeri seninle paylaşmak için sabırsızlanıyorum!I can't wait to share Tom's foie gras with you!
Başlamak için kaz ciğerini yiyelim.Let's have foie gras to start.
Bir kaya çığında üç dağcı öldü.Three climbers were killed in a rock fall.
Hayatımda daha önce hiç böyle çığlık atmamıştım.I never screamed like that before in my life.
Herhangi bir kuralı kasıtlı olarak çiğnemedim.I didn't intentionally break any rules.
Tom insanın kanını donduran bir çığlık duydu.Tom heard a bloodcurdling scream.
Çığlıklar ve iniltiler vardı.There were screams and groans.
Tom çığlık atıyordu ve bağırıyordu.Tom was screaming and yelling.
Tom çığlık atıp ağlıyordu.Tom was screaming and crying.
Bir sürü çığlık vardı.There was lots of screaming.
İnsanlar çığlık atıyordu.The people were screaming.
Herkes bu yasayı çiğniyor.Everybody breaks this law.
Yasayı asla çiğnemiyoruz.We never break the law.
Bazılarının çığlık attığını duyuyorum.I hear some screaming.
Çığlık atmak üzereyim.I'm about to scream.