çözme ile cümle

çözme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Arketip kavramını çözmesi onu Freud'tan ayıran bir özelliktir.Zijn theorieën verkregen een geheel uniek karakter, zeer verschillend van Freud.
İlk önce mayetik alanı çözmemiz gerekiyor.Houtachtig materiaal moet eerst worden gehakseld.
Kelso artık olayı çözmeye çalışacaktır.Bor probeert de zaak dan maar alleen op te lossen.
Yemen’de siyasi krizi çözmeye amaçlayan BM öncülüğündeki görüşmelere başlanmıştır.In de Egyptische hoofdstad Caïro zijn onderhandelingen gestart over een einde aan de burgeroorlog in Jemen.
Buna ek olarak, daha karmaşık olan OSPF protokolü bu sorunu çözmektedir.Een aanvullend protocol vult dat hiaat.
Bu araştırmacıların uzun zamandır çözmeye çalıştıkları bir problemdi.Onderzoekers hebben zich hiermee lang beziggehouden.
Bu noktadan sonra Müdür Yardımcısı olayı bizzat kendisi çözme kararı alır.Direct hierop besloot de Raad van Commissarissen zelf hun functie ter beschikking te stellen.
Enerji problemini çözme adına bir deneme de Ivan Osipovich Yarkovsky tarafından 1888'de yapılmıştır.Geologisch onderzoek langs de weg werd in 1895 uitgevoerd Ivan Moesjketov.
Ülkenin su sorununu çözmek için çeşitli çalışmalar yapılmıştır.Er bestaan verschillende aanpakken om de bodem te draineren.
Hilâfet sorununu savaşla değil hakeme başvurarak çözmeyi önerdi.Zijn streven was dat niet de rechter maar de wetten de uitspraak van de geschillen bepaalden.
Onun sorunu çözmesi kolaydı.Hij kon het probleem gemakkelijk oplossen.
Çözmesi zor bir problemdi.Het was een moeilijk probleem om op te lossen.
Bu problemi çözmek benim için kolay mı?Is het gemakkelijk voor mij om dit probleem op te lossen?
Bir sorunu çözmek için en iyi yol bazen en basittir.De beste methode op iets op te lossen is soms de eenvoudigste.
Kurum bu sorunu dört yoldan çözmeye çalışabilir.Cztery na szczęście rozwiązuje ten problem.
John the Ripper, özgür bir parola çözme yazılım aracıdır.John the Ripper – program służący do łamania haseł.
EPR paradoksunu çözmek için çeşitli yollar vardır.Wyjaśnia paradoks EPR.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Nie istnieje wykrywanie ani naprawa błędów.
İş bitince çözmesi kolaydır.Po ścięciu łatwo je wygiąć.
Graysmith kodla yazılmış mektupları çözme girişiminde bulundu.Liselotte zajęła się pisaniem listów.
Geçmiş deneyimlerimiz, genel olarak problem çözme becerimizi arttırır.Rozwiązanie ostatniego z rozpatrywanych podproblemów jest na ogół wartością rozwiązania zadanego zagadnienia.
Sadece araştırma değil sorun çözmeye yönelik çalışmaları da vardır.Należy badać nie celowe, tylko sprawcze przyczyny rzeczy.
Schnackenburg meseleyi çözmek üzere ortaya bir sekreter teorisi atmıştır.Solomon Steinheim wysuwał nową teorię objawienia.
Kendileri çok iyi bir araştırmacılardır ve her gizemi çözmektedirler.Dom är små detektiver som löser mysterier.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Byns kvinnor tar snabbt till sig budskapet.
Herhangi bir çözücü bu profillerden en az birini çözer, ancak her birini çözmek zorunda değildir.En decoder kan avkoda minst en profil, men inte nödvändigtvis alla profiler.
Navier-Stokes denklemleri çözmesi çok zor olan akışkan akımını kapsayan denklemlerdir.Under vilka omständigheter har Navier-Stokes ekvationer lösningar?
Artık ekibimiz hem bu sırrı çözmeli hem de Scooby'yi kurtarmalı.Han bestämmer sig för att försöka lösa fallet och rädda Moss.
Bucaklar yerel sorunları çözmede inisiyatife sahiptir.Vissa delområden fokuserar på att lösa specifika problem.
Bulmacayı 8 yıldır çözmeye çalışıyor.Han försöker lösa det i åtta år utan att lyckas.
Sonuç olarak PHPTemplate ve XTemplate motorları bu sorunu çözmek için kullanıldı.Den hippokratiska bänken och andra hjälpmedel användes för detta ändamål.
Problem çözmede frontal korteks aktif rol oynar .Taket är valmat tegeltak med frontespis.
Problem çözme ya da karar verme gibi bir amaca hizmet edebilecek duruma gelmektedir.Här ska man komma fram till hur man ska nå ett mål eller lösa ett problem.
Hataları tespit etmek ve çözmek.Виявлення і виправлення помилок
John the Ripper, özgür bir parola çözme yazılım aracıdır.John the Ripper — вільна програма для злому паролів.
Örneğin, 3k ≡ 13 (mod 17) denklenmini k değişkeni için çözmeye çalışalım.Наприклад, візьмемо рівняння 3k ≡ 13 (mod 17) for k.
Ressamın amacı şaheserini tamamlamak, oyuncunun amacı ise bu görevin nasıl tamamlanacağını çözmektir.Його первинна мета - закінчити свій шедевр, а роль гравця - з'ясувати, як це завдання можна виконати.
Bu iki grup problemi çözmede %55 ve %47 oranlarında başarılı olurlar.Процент тих, хто ефективно вирішив проблему, зріс до 55% та 47% відповідно.
Mesajı çözmek için özel anahtarlar 7 ve 11 bilinmek zorundadır.Одержувач розшифровує повідомлення за допомогою чисел 7 і 11.
Bir anlamda çeviri, sorun çözme sürecidir dahi denilebilir.Можливо він каже таке, що і перекладати страшно... .
Graysmith kodla yazılmış mektupları çözme girişiminde bulundu.Грейсміт намагався розшифрувати листи, написані вбивцею.
İki çeşit soru tipi vardır: problem çözme ve veri yeterliliği.Тут пропонується 2 типи питань: вирішення завдань і достатність даних.
Artık ekibimiz hem bu sırrı çözmeli hem de Scooby'yi kurtarmalı.Агенти вирушають розслідувати цей випадок і врятувати Софі.
İç borç sorununu derhal çözmek.Вирішення питань про потребу позик.
Bu konjektürlerin doğruluğunu veya yanlışlığını matematiksel ispat yoluyla çözmeye çalışırlar.Була зроблена спроба спростувати чи підтвердити цю версію математичним шляхом.
Aksi halde, verimli bir çözme işlemi gerçekleşemez.Загального способу ефективного рішення такої проблеми не існує.
Bucaklar yerel sorunları çözmede inisiyatife sahiptir.Через це вони відчували деякі труднощі у вирішенні міських проблем
Ancak, güvenli olmayan kanal problemini çözmek için daha gelişmiş bir yaklaşım gerekli.Для вирішення проблеми небезпечним каналом, більш складний підхід.
WebSocket protokolü, webin güvenlik ilkelerini etkilemeksizin bu problemleri çözmeyi amaçlamaktadır.WebSocket protokol si klade za cíl řešit tyto problémy, bez ohrožení bezpečnostních předpokladů webu.
Her peygamber, kendinden önce gelen peygamberlerin sırlarının anlamını çözmektedir.K druhému argumentuje jsoucností proroků.
Amacı, ülkeler arasında yaşanabilecek sorunları barışçı yollarla çözmek idi.Neshody jakékoliv povahy, které vzniknou mezi státy, by měly být řešeny pokojnými metodami.
Bu araştırmacıların uzun zamandır çözmeye çalıştıkları bir problemdi.Výzkumní pracovníci použili k překonání těchto problémů řadu řešení.
ÇünküŞifreleme/Şifre çözme yöntemi gizli değildir.Takovýto návrh či postup není závislý na utajení implementace.
Gizemli ve karışık davaları çözmekle uğraşır.Všude tam řeší v zájmu spravedlnosti tajemné a zdánlivě neřešitelné záhady.
Olayı çözmeye çalışırlar.Gizli S.H.I.E.L.D üssünü bulurlar ve gerekli bilgileri öğrenirler.Je zraněný, tak ho vezmou na základnu SGC, protože chtějí získat informace.
Kaçışın biran önce gerçekleşmesi için Abruzzi sorunu hemen çözmesi gerektiğini Michael'ı tehdit ederek söyler.Toho si všímá i John Abruzzi, který po Michaelovi chce, aby své problémy co nejrychleji vyřešil.
Kasaba halkı bu sorunu Çanak Anten alarak çözme yoluna gitmektedir.Některá města se rozhodla tento problém řešit.
Aksi halde, verimli bir çözme işlemi gerçekleşemez.Bude tak dosaženo efektivního řešení bez státní intervence.
Mesajı çözmek için özel anahtarlar 7 ve 11 bilinmek zorundadır.V Listině se soukromí osoby věnují články 7 a 10.
Devlet müdahaleciliği ise bu eşitsizliği çözmede bir araç olarak kullanılabilir.Toto slouží k tomu, aby se zabránilo používat tuto klauzuli jako obecný nástroj kompatibility.

İlgili Sayfalar