çözüm ile cümle
çözüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sorunların çözümü taraf devletlere bırakılmıştır.Tidspunktet for de nødvendige tiltag blev det overladt til landene selv at bestemme.
Ancak bunlar çok ciddi olan ekonomik sorunların çözümü değildi.De økonomiske problemer blev imidlertid ikke løst herved.
Bunlar da mutlaka devlet eliyle çözüme kavuşturulmalıdır.Staten må heller skabe enighed med de undertrykke.
Bir çözümün var mı?Har du en løsning?
Hiçbir çözüm yok.Der er ingen løsning.
Cihad tek çözümdür.Målet ble kampens eneste.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.I dag konsentrer KUKA seg på avanserte løsninger for automatisering av industrielle produksjonsprosesser.
Aynı anda Birleşik Devletler ile husumetini çözmek için son diplomatik çözüm olanaklarını kullandılar.Samtidig gjorde hans regjering en siste innsats for å nå en diplomatisk løsning på deres uenigheter med USA.
Bu çözüm Schwarzschild metriği olarak adlandırılır.Da er den gitt ved Schwarzschilds løsning.
Tartışma Kırmızı şapkanın sorunu çözümü ile ilgili fikir ve tepkileri toplama düşüncesi ile devam eder.Så kan diskusjonen gå over til rød hatt tenking med formål å samle opp meninger og reaksjoner på problemet.
Ağın geri kalanı bu çözümü doğrular ve bloğu ekler.Resten av nodene validerer blokken og legger den til kjeden.
Bunun çözümü yoktur.Saken fikk ingen løsning.
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.I 1409 blei det avvikla et konsil i Pisa for å forsøke å løse problemene.
Bu sendroma çözüm bulan kişi ise ak saçlı bir doktordur.Et godt eksempel på slike situasjoner kan være hos frisøren eller legen.
Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir.NV inneholder ikke apokryfene.
Fakat Poincaré başka bir çözüm türetti.Poincaré hadde kommet frem til tilsvarende resultater.
Bu pozisyonların birçoğu A. A. Troitzky tarafından çözümlenmiştir.Utbredelsen overlapper delvis med A. pulchra.
Bu sorunun basit bir çözümü yoktur...Det er ikke noe enkelt svar på dette spørsmålet.
Askeri bir çözümün olmadığı vurgulandı.Det finnes ingen militære løsninger.
Tazminatların çözümü konusunda Amerikalılar, İngilizler ve Fransızlar farklı düşünüyorlardı.De engelske, franske, spanske og nederlandske mønstrene for ekspansjon og bosetning var svært forskjellige.
Ayrıca bu çözümlerin matematiksel olarak anlam ifade etmesi gerekiyordu.I tillegg forfinet de teorien med matematiske termer.
Bu tür çözümler daha uygun maliyetli olurlar.Slike løsninger ble dog ansett for å være for kostbare.
Bunun anlamı, iyi teknik çözümler, çalışanların teknik yetenekleridir.Tekniske ferdigheter danner dermed grunnlaget for de taktiske ferdigheter.
Sorunların çözümü taraf devletlere bırakılmıştır.Den eksakte utformingen av undervisningen ble overlatt til delstatene.
Çözüm için farklı öneriler ortaya çıktı.Det har vært lansert flere ulike løsninger.
Güzel bir çözümleme.I skjønneste uorden.
Bu konu hala çözüme kavuşturulamamıştır.Med sikkerhet kan man ikke løse dette spørsmålet.
Ayrıca, bu pratik olmayan çözüm Prusya'nın yeni durumunu da yansıtmıyordu.Videre speilet ikke denne upraktiske løsningen Preussens nye status i denne generelle helhet.
Halen akıl felsefesi ile uğraşan Kartezyen düalizminin bazı formlarını çözümlemeye de yardım edebilir.Det kan bidra til å løse noen typer av cartesisk dualisme som fremdeles rir sinnets filosofi.
16:9 formatında HDTV, yüksek çözümlemeli televizyon yayıncılığı'na geçiş DVB-T teknolojisi sayesinde olacak.16:9 er den internasjonale standarden for HDTV-er og widescreenproduksjoner for TV.
Seçimlerin sonucu konusunda bir anlaşmazlık çıkması halinde bu anlaşmazlığı ABD Kongresi çözümler.Etter valget ble det konflikt om valgresultatet.
Almanlar hükümeti devraldıktan sonra "Nihai Çözüm"ü uygulamaya giriştiler.Den tyske regjeringen vegret seg mot en endelig beslutning.
Alternatif Uyuşmazlık Çözümü.Den okkulte løsning.
Fakat bunların hiçbirisi aranan çözüm olmadı.I grunnen var det ikke noe valg.
Son yıllarda bazı çözüm yöntemleri geliştirilse de hiçbiri basit ve uygulanabilir olamamıştır.Opp gjennom årene ble mange løsningsmetoder foreslått, men ingen var tilfredsstillende.
Çünkü tam çözümleri bilinir ve doğrusal olmayan diferansiyel denklemlerdir.Men hvordan skille hva som er identisk og ikke-identisk?
Bütün tarafları tatmin edebilecek çözümler üretilmeye çalışıldı fakat bunlar sonuçsuz kaldı.Det ble gjort flere forsøk på å løse situasjonen og tilfredsstille alle parter, men disse var mislykkede.
Tabi bunlarında çözümü Pit Stop'a girmek.Når de hadde klart oppgaven, kunne de løpe til Pit-Stop.
Bu sonuca Maxwell denklemlerinin çözümüyle varılabilir.Det følger fra Maxwells ligninger.
Bu daha dengeli çözüm günümüzde en çok kullanılandır.Dette er i dag den den mest brukte definisjonen.
Ailevî bazı sorunların çözümlenmesinde çok yardımcı olur.Dette er svært nyttig for å finne ei løsning på ulike problemer.
Ancak bu savaşlar yeterli bir çözüm olmamıştır.Dette var likevel ikke tilstrekkelig for å få til en løsning på konflikten.
I. Mihail, askeriden ziyade diplomatik çözümleri sürdürdü.Mikhael I mengejar solusi diplomatik lebih dari militer.
Anlaşmazlık arttıkça diğer Arap hükümetleri barışçıl bir çözüm için arabuluculuğa girişti.Sementara perang berkecamuk, negara-negara Arab lainnya berusaha untuk menegosiasikan perjanjian damai.
Kaltenbrunner ve Eichmann, Himmler’in yakından takibiyle, Final Çözüm'ün doruk noktasını yönetti.Kaltenbrunner dan Eichmann, di bawah pengawasan yang ketat dari Himmler, mengawasi klimaks dari Solusi Akhir.
Dönitz, Final Çözüm'den haberdar olmadığını Nürnberg mahkemelerinde anlattı.Dönitz kemudian mengungkapkan dalam pengadilan Nuremberg bahwa ia tidak mengetahui tentang "Solusi Akhir".
Her çözüme ait bir yayınlama ve ağ oluşturma sayfası ve tartışma forumu bulunur.Tiap Solusi dilengkapi dengan halaman publikasi dan jaringan serta forum diskusi.
Schrödinger'in denkleminin çözümleri elektron konumlarındaki ve yerlerindeki olasılıklar dağıtımları içindir.Penyelesaian persamaan Schrödinger adalah distribusi kemungkinan posisi dan lokasi elektron.
Suite, Microsoft Eğitim Çözümlerinin bir parçasıdır.Paket ini merupakan bagian dari Microsoft Education Solution.
Ayrıca, bu pratik olmayan çözüm Prusya'nın yeni durumunu da yansıtmıyordu.Selain itu, solusi ini tidak melambangkan status baru Prusia.
Çözümlenmemiş spektrum şeritleri, spektral süreç halinde de görünebilir.Pita spektrum yang belum terpecahkan mungkin muncul sebagai spektrum kontinum.
Bu çözüm Schwarzschild metriği olarak adlandırılır.Solusi ini dikenal sebagai solusi Schwarzschild.
Farklı gruplar bu sorunlara değişik çözümler önerdiler.Berbagai kelompok mengusulkan solusi yang berbeda.
Heydrich, Madagaskar’ı sınırsal “Final Çözüm” olarak gördü.Heydrich menyebutnya sebagai "Rencana Madagaskar; solusi akhir teritorial".
Holografik prensip, kara delik bilgi paradoksunu sicim kuramı çerçevesinde çözüme kavuşturmuştur.Prinsip holografik memecahkan paradoks informasi lubang hitam dalam kerangka teori dawai.
Rubik Küpü'nü olabildiğince hızlı çözebilmek için hızlı küp çözüm yöntemleri de geliştirildi.Speedcubing adalah mencoba untuk menyelesaikan Kubus Rubik secepat mungkin.
Antipas'ın çözümünün bir parçası, kurucu olarak babasının bir ayak izlerini takip etmekti.Bagian dari solusi Antipas adalah mengikuti jejak ayahandanya sebagai pembangun.
Bulunduğumuz zaman diliminde ise bu çözüme en yakın uygulama internet televizyonu uygulamalarıdır.Dalam penggunaannya kini, .tv adalah ranah internet tingkat teratas untuk penyingkatan televisi.
Bu nedenle çoğunlukla yerel en iyi çözümde sıkışıp kalmazlar.Mereka sering tak bisa setuju pada keputusan terbaik.
Çözüm formunda sonuçları ve gözlemleri kaydetmek için bir alan da bulunmaktadır.Form solusi tersebut memiliki sebuah tempat untuk merekam hasil dan observasi.