çözüm ile cümle

çözüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.Het Concilie van Pisa (1409) werd bijeengeroepen met de bedoeling het Westers Schisma te beslechten.
Sorunların çözümü taraf devletlere bırakılmıştır.Onder voorwaarden ging Krimpen over naar de Staatsen.
Bu amaçla kılıçlarda çok yaygın olarak uygulanan bir çözümdür.Vlaggen zijn hiervoor een veel gebruikte oplossing.
Yine de, Kont Drakula rolünü kimin oynayacağı konusu henüz çözümlenememişti.De vraag wie nu de rol van Dracula moest spelen bleef nog lange tijd onbeantwoord.
Bu sistemin normal çözümü zor değildir.De systematiek van deze soort is ingewikkeld.
Çözüm hakkında fikir birliğine varın.Bedenken / zien van de oplossing.
Sonraki yıllarda aynı çözüm önerileri tekrar tekrar geldi .In de jaren daarna verscheen het meerdere malen opnieuw in verhalenbundels.
Dördüncü derece polinomların çözümü için yeni bir yöntem tanıttı.Hij voerde de gammafunctie in en ontwikkelde een nieuwe methode om vierdegraads polynomen op te lossen.
Geçici bir çözüm Niels Bohr'dan geldi.Veel overgebleven vragen werden beantwoord met het model van Niels Bohr.
Elde edilen yerel en iyi çözümdür.Een gemeentelijke herindeling bleek hiervoor de beste oplossing.
Grup üyeleri bunları er ya da geç çözümlerler.Nadien besluit de groep voortaan vaker mysteries op te lossen.
Ancak bana göre, savaş hiçbir zaman çözüm olamaz, olmamalı.Het is duidelijk dat afwachten geen optie is, er moet een oplossing komen.
Akıllıdır ve sorunlara o çözüm bulur.Hij ziet een probleem en bouwt er een oplossing voor.
"En iyi çözüm, Moskova üzerine doğrudan bir saldırı olacaktır."De enige uitweg is een directe aanval op Rome.
Onlar beraber çeşitli gizemleri çözümlemeye çalışırlar.De twee proberen het raadsel op te lossen.
Bu konuda henüz ne yerel yönetim ne de mülki idare bir çözüm üretememiştir.Alleen lokale en regionale overheden mogen geen klachten indienen.
Ancak bu savaşlar yeterli bir çözüm olmamıştır.Deze lijnen waren niet genoeg.
Bunun tek çözümü var: İntihar. "Er is maar één oplossing en dat is revolutie."
Bu çözüme sıfır çözümü veya önemsiz (trivial) çözüm adı verilir.Dit soort respons heet een nulinvoerrespons (zero input respons).
Tek bir çözüm vardı, Sovyet kuvvetleri, açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olmaya zorlamak.Hierdoor moesten de troepen van Napoleon wegens honger en kou zich terugtrekken.
Bu tip mülteci politikası Pacific Solution (Pasifik Çözümü) sonra Manus´ada uygulanmıştır.Dit beleid tegen illegale immigratie werd de Pacific Solution genoemd.
Ayrıca bu çözümlerin matematiksel olarak anlam ifade etmesi gerekiyordu.En de rekenkunde was een dergelijke, expressieve wiskunde.
Bu çözüm için bulduğum çözüm aracı siyanürdü.De oplossing voor dit probleem is schuine vertanding.
Hamilton yolu problemi, Hamilton yolunun çözümü ile ilgili problemdir.Bij de Poeldyk gaat de weg over Hamsterdyk van de buurtschap Horne.
Hiç çözüm yok.Er is geen oplossing.
Problemin çözümünü kolay buldum.Ik vond het probleem oplossen gemakkelijk.
Sorun çözümsüz kalır.Het probleem blijft onopgelost.
Sorunun çözümü sence nedir?Wat is volgens jou de oplossing voor het probleem?
Bu en iyi çözüm değil.Dit is geen beste oplossing.
Barışçıl bir çözüm istiyoruz.We willen een vreedzame oplossing.
Cihad tek çözümdür.Jedyną metodą była wojna.
Bu sorun ise basit bir çözümle giderildi.Ten trudny problem rozwiązano w prosty sposób.
Güzel bir çözümleme.Zgodna odpowiedź.
1904 yılına kadar kanıtlanmış bir çözüm getirilemedi.Do 1904 brakowało rozsądnego rozwiązania tego problemu.
Buna da "Nihai Çözüm" diyorlardı.Bywa też nazywane ostatecznym pytaniem.
Almanlar hükümeti devraldıktan sonra "Nihai Çözüm"ü uygulamaya giriştiler.Przed przeprowadzeniem deportacji Niemcy przeprowadzili „selekcję”.
Yeni bir çözüm 0,13 mikron teknolojisi ile bulundu.Procesor wykonany był w technologii 0,18 mikrona.
Escape from Monkey Island karakter diyalogları ve çözüm bulmacalarından oluşan bir macera oyunudur.Escape from Monkey Island jest typowym przedstawicielem gatunku gier przygodowych.
Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir.Podżegacz nie odpowiada za eksces sprawcy.
Welch'in t-testi, Behrens-Fisher problemi için yaklaşık bir çözümdür.Stanowi przybliżone rozwiązanie problemu Behrensa-Fishera.
Karakutular çözümlenmek üzere Almanya'ya gönderildiler.KŚ odsyłają niemieckie wagony do domu.
9 Haziran’da ABD bir çözüm önerisini yine veto etti.9 czerwca 1998 r. rada miejska jeszcze raz potwierdziła swoją decyzję.
Bu Schwarzschild çözümü olarak bilinen diğer birkaç çözümden biridir.Jednym z parametrów rozwiązania był promień Schwarzschilda.
Nadir durumlar içinse yalnızca analitik çözüm geçerlidir.W typowych metodach analitycznych rzadko bada się czyste pierwiastki.
Onlarla çözümleri konuşun.Opracowanie rozwiązań.
Sonraki yıllarda aynı çözüm önerileri tekrar tekrar geldi .W późniejszych latach seryjnie powtarzał te same motywy.
Bununla birlikte bazı kaynaklarda hareketin çözüm süreci ile birlikte hızla yayılma gösterdiği belirtilmiştir.Trzeba jednakże stwierdzić że inne źródła oceniły Presto bardzo dobrze.
Bu da merkezi-bölge (inter-domain) çözümlerinin gerçekleştirimini kolaylaştırır.Pozwala to na łatwiejszą kontrolę operacji na stosie.
Bu soruna bir çözüm bulundu, ancak etkinleştirme yasallığı hala tam olarak bilinmiyordu.Pozaustawową w tym sensie, że nie istniała jeszcze żadna ustawa, regulująca daną kwestię.
Lisoklin alanlarının küçülmesi kalsitin okyanus içinde çözümü için daha az alan bırakmaktadır.Na szczęście wymagania na wytrzymałość tych lin byłyby tu jeszcze mniejsze niż w przypadku Marsa.
Bu iş Symbian akıllı telefonlar, Microsoft Exchange ve Lotus Notes için e-posta çözümleri geliştirdi.Napisano do systemu dodatki pozwalające na komunikacje z systemami Microsoft Exchange oraz Lotus Notes.
Özürlü ve yaşlılar için gerekli tüm çözümler alınmıştır.Potrzebny jest nam wszystkim, starym i młodym.
O yüzden de kızgınlık genellikle sorunların çözümünü kolaylaştırmak yerine daha da zorlaşmasına neden olur.Niestety jej pomysły zamiast ułatwić jej życie, zwykle je utrudniają.
Bu çözüm Schwarzschild metriği olarak adlandırılır.Rozpoznanie ustala się stosując tzw. kryteria Schwartza.
Yordamın adresine gidilerek kural dışı durumun çözümü ile ilgili işlemler yapılır.Po upływie okresu posłuszanija osoba podejmuje decyzję w sprawie przyjęcia stanu zakonnego.
Göze çarpan çözümlerden biri bombanın içerisine canlı tavuklar koyulmasını öne sürüyordu.Wyjątkowo niezwykła propozycja polegała na tym, żeby w mechanizmie umieścić żywe kury.
Savunma mekanizmaları kesin çözüm üretmezler.Zwykłe mechanizmy obronne nie spełniają swej roli.
Bunlar da mutlaka devlet eliyle çözüme kavuşturulmalıdır.Mogą również współpracować w pewnym zakresie z jednostkami rządowymi.
Çözüm için geliştirilen bu yöntem ilk kez 1991 yılında kullanılmıştır.Najbardziej rozbudowane nagranie zostało po raz pierwszy wykorzystane w 1991.
Fakat kilise bu duruma çözüm bulamadı.Kościół w żaden sposób nie odniósł się do tego wydarzenia.

İlgili Sayfalar