çözüm ile cümle
çözüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Normalde bir LDAP isteği önplandan alınır ve çözümlenir.Tradicionalmente, um programa pode simplesmente ser executado e terminar.
Tam sanı çözümsüz kalır.O problema parece sem solução.
Elde edilen yerel en iyi çözümdür.O último resto obtido é a maior medida comum.
KUKA bugün endüstriyel imalat süreçlerinin otomasyonu için yenilikçi çözümler üretmeye kendini adamıştır.Hoje a KUKA oferece soluções avançadas para a automação de processos industriais de produção.
Bu sorun ise basit bir çözümle giderildi.Entretanto, ainda assim é um problema simples com uma solução definida.
Çözüm bulunur ve kullanıcı gereksinim dokümanı düzenlenir.A solução tem certificado de segurança e as informações fornecidas pelo usuário são criptografadas.
Kavramsal radyo ile bu sorunlara çözüm bulunması amaçlanmıştır.Prefere meios racionais de resolver problemas.
Lineer interpolasyon, polinom interpolasyonun n = 1'e ait özel çözümüdür.Se trata de um caso especial de interpolação polinomial com n = 1.
Genellikle çözüm ikinci mısradadır.Quando este existe é usualmente a segunda estrofe.
Tüm mümkün çözümlerin bir matematiksel kümesine çözüm kümesi adı verilir.O grupo de todas as soluções possíveis é chamado de conjunto-solução.
Dikkat edelim ki bu islemler denklem sisteminin cozum kumesini degistirmezler.Muito cuidado de modo a não estrangular os lumens do cateter.
Diğer tüm uygun türevlenebilir çözümlerin (-1, 0) aralığında bir büküm noktası olması gerekir.Todas as outras soluções suficientemente diferenciáveis devem ter um ponto de inflexão no intervalo (-1, 0).
Bu durum için 2 çözüm bulunmaktadır.Existem duas soluções para este problema.
Katolik inancıyla ilgili konularda ve dinî, ahlâki meselelerin çözümünde yetkilidir.Tem poderes sobre assuntos de fé católica e para a decisão de assuntos eclesiásticos.
Geride ise çözümlenemeyen pek çok soru ve şüpheli vardır.Aparente ter muitos segredos e mistérios por resolver.
Bu konuda henüz ne yerel yönetim ne de mülki idare bir çözüm üretememiştir.Entretanto, ainda não há plano de manejo nem zoneamento.
Şifre çözüm operasyonları, Ultra kod adı ile savaş sonuna kadar sürmüştü.O livro cobre sua vida até o fim dos Sex Pistols.
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.Em 1409, todavia, participou de uma tentativa de reconciliar as facçoes durante o Concílio de Pisa.
Bu gibi durumlarda, tek çözümdür bir terminalde bir kullanıcı olmak "miş gibi" ekran kazıyıcı yazmak olabilir.Isso implicaria que você poderia "ler" uma tag da mesma maneira que você poderia ler um terminal..
Barometrenin icadı bir pratik probleminin çözümü üzerine yapılan çalışmalar sonucunda gerçekleşmiştir.A engenharia lida com a elaboração de soluções para um problema prático.
Bu çözümler ön hızlanma çözümleri olarak da adlandırılır.Tais substituições são conhecidas como soluções para a sentença.
Aktif bir KDS, bu tür karar önerileri veya çözümleri ortaya çıkarabilir.Um SAD ativo pode trazer sugestões ou soluções para o problema apresentado.
Bu yetki Birleşmiş Milletler Çözümü A / 67 / L.75'te açıklanmıştır.Estas frases são estabelecidas pela União Europeia no anexo III da Diretiva 67/548/CEE.
Dahası, nicem mekaniğinde kesin analitik çözümü olan çok az sistemden biridir.Além disso, é um dos sistemas mecânico quânticos que admite uma solução analítica precisa.
Bu icadın temel amacı, kendini insan yerine koyarak, insanlığın ortak sorunlarına çözüm bulmasıdır.E para ela, ser gente era sentir-se responsável pelo destino da humanidade.
Ancak "bu yeterli bir çözüm müydü?Eu pensei: 'Existe uma maneira melhor de dizer isso?
Sorun şu anda Birleşmiş Milletler ile çözümlenmeye çalışılmaktadır.Seu objetivo neste momento era unir a nação.
Yeni yapılan su getirme yapıları ile bu soruna çözüm bulunmaya çalışılmaktadır .Estão sendo construídas novas avenidas para tentar amenizar essa situação.
Kırılmışlık temanın bir parçası olmuştur, mutlaka bir çözüm önermeksizin."Da morte ao triunfo, definitivamente era algo que tentamos capturar".
Çözüm için farklı öneriler ortaya çıktı.A discussão chegou a propôr algumas soluções.
Yeni sorunlar ve çözümler sürekli ortaya çıkmaktadır.As novas descobertas e abordagens são a constante recompensa.
Yapılabilecek en mantıklı çözüm önbellek kullanımıdır.O tabagismo é o fator de risco mais facilmente evitável.
Savunma mekanizmaları kesin çözüm üretmezler.Os sistemas de transporte não apresentam uma definição exata.
Sorunun bir çözümü olmalı.Tem que haver alguma solução para o problema.
En iyi optimal çözüm noktasının bulunamadığı iki özel hal bulunmaktadır.Er zijn twee situaties waarin geen optimale oplossing kan worden gevonden.
Aİ daha ayrıntılı çözümleme sağlar.En komt zo tot een vollediger antwoord.
Graham & Rothschild (1971), bu problemin bir çözümü olabileceğini gösterdi.In 1971 bewezen Graham en Rothschild dat n ≥ 6 moet zijn.
Nadir durumlar içinse yalnızca analitik çözüm geçerlidir.Alleen in speciale gevallen is een analytische benadering wel mogelijk.
Ant'in başlıca amaçlarından biri make'in taşınabilirlik sorunlarını çözüme kavuşturmaktı.Een van de doelstellingen van Ant is het oplossen van de portabiliteitsproblemen van make.
Onun içindir ki, insanlık kendi önüne, ancak çözüme bağlayabileceği sorunları koyar.Voor hem is beslissend hoe de mens zelf met zijn schuld omgaat.
Çözümleyiciler ise DNS istemcilerdir.Voedingsadditieven veroorzaken geen ADHD.
Bu da merkezi-bölge (inter-domain) çözümlerinin gerçekleştirimini kolaylaştırır.Hierdoor werd de plaatselijke zielzorg vergemakkelijkt.
Zafer yoktur, çözüm yoktur...Zonder strijd, geen overwinning.
Yargı ayrıca uyuşmazlıkların çözümü için bir işleyiş de sağlar.Ook moeten ze ervoor zorgen dat er een regeling voor het oplossen van geschillen is.
Sistem çözümlemesi ve tasarımı.Ontwerp en constructie.
Bu İlişkiler yumağının çözümü seyirciye bırakılmıştır.De narratieve invulling van het tafereel wordt duidelijk aan de toeschouwer overgelaten.
İkinci dizgede tek bir çözüm bulunur; yani iki doğrunun kesişme noktası çözümdür.Het tweede systeem heeft een enkele unieke oplossing, namelijk het snijpunt van de twee lijnen.
Nicel risk çözümlemesi yap.Kies de minst gevaarlijke oplossing.
Yakın veya gerçek zaman BI çözümleri (analitikleri) beklenmektedir.Dit wordt gedurend een vast aantal keer of gedurende een vastgestelde tijd herhaald.
Bu görev yasama ve yürütme arasındaki anlaşmazlıkların çözümünü de içermektedir.Hieronder valt ook het oplossen van conflicten tussen de uitvoerende en wetgevende machten.
Çözümleyici, korkunç durumlarda bile sakin kalabilen birisidir.Ze is een koppige en zelfstandige vrouw, die zich makkelijk staande kan houden in lastige situaties.
Cihad tek çözümdür.Strijd is de enige weg!".
Rubik Küpü'nü olabildiğince hızlı çözebilmek için hızlı küp çözüm yöntemleri de geliştirildi.Media afspelen Speedcubing is de kunst van het zo snel mogelijk oplossen van Rubiks kubus.
Yeni seri numaraları bir sürüm ile değişim yapılarak çözüm bulundu.Bij de titelwijziging verscheen de reeks met een nieuwe nummering.
Buna da "Nihai Çözüm" diyorlardı.Zij noemde dat 'het noodlot'.
İntiharı, teslim olmaktan çok daha iyi bir çözüm yolu olarak görmüşlerdir.Onvoorwaardelijke overgave is de sterkst denkbare vorm van capitulatie.
"Kıbrıs çözüm Arıyor!".Spookflat wacht op definitieve oplossing".
Minimum maliyetle maksimum korumayı sağlayan çözüm belirlenir.Tegen minimale kosten maximaal voordeel verlangen.
Bu sorun ise basit bir çözümle giderildi.Uiteindelijk kwam hij met een simpele oplossing.
Çözüm için farklı öneriler ortaya çıktı.Daarvoor werden verschillende oplossingen gevonden.