çözüm ile cümle

çözüm kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Guatemala'nın Belize üzerinde hak iddia etmesinden kaynaklanan sorunu ise çözümsüz bırakıldı.La controversia col Guatemala per la rivendicazione del Belize fu lasciata irrisolta.
Bu sınıflandırmada 4, 16 ve 23 nolu problemler hem açıklaması hem çözümü açısından olukça muğlaktır.I problemi 4, 6, 16, 23 sono troppo vaghi per avere una soluzione.
Bunun çözümü yoktur.Non esiste soluzione.
Solar nötrino probleminin çözümü nihayet deneysel olarak Sudbury Nötrino Gözlemevi ile bulunmuştur.La soluzione al problema dei neutrini solari venne finalmente trovata dal Sudbury Neutrino Observatory.
Cihad tek çözümdür.La separazione è l'unica soluzione ai problemi.
Çözümün bu formunda, ışık hızının tekliği (c = 1) olacak şekilde seçilir.In questa forma di soluzione, le unità sono selezionate in modo che la velocità della luce sia unità (c=1).
Kerr çözümü bir iç ve bir dış bir biri arasında yatan, sonsuz sayıda foton alanı mevcuttur.La soluzione di Kerr ha infinitamente molte sfere di fotoni, che si trovano tra una interna e una esterna.
Ben bir yabancı olarak bu sorundan muzdaribim lütfen bu soruna beraberce bir çözüm bulalam.Benvenuti, mi facciano la cortesia di riempire questo modulo, per piacere.
Fakat bunların hiçbirisi aranan çözüm olmadı.Purtroppo nulla portò ad una soluzione.
Bu çözüm Schwarzschild metriği olarak adlandırılır.Questo significa che la soluzione esterna deve essere data dalla metrica di Schwarzschild.
Lakin yine bir çözüm bulunamamıştır.Ma ancora una volta non fu possibile trovare un accordo.
x264, görüntü akışını H.264/MPEG-4 AVC formatında çözümlemek için yazılmış bir yazılım kütüphanesidir.x264 è una libreria per codificare video nel formato H.264/MPEG-4 AVC.
Klasik problemin sayısal çözümleri de bulunmuştur.A questo riguardo sono state trovate soluzioni numeriche al problema classico.
Ve bunun üzerine spekülatif bazı çözümler önerdi ve bunlar onyıllar dan önce gerçekleşecek gibi görünmüyordu.Egli esorta i compagni a non arrendersi prima di spirare.
Sistem çözümlemesi ve tasarımı.Architettura e design.
Bu haliyle kromozom 22, dizi çözümlemesi tamamen yapılan ilk insan kromozomu olmuştur.Il cromosoma 22 fu il primo cromosoma umano ad essere completamente sequenziato.
Bu konu hâlen çözümlenmekten çok uzaktır ve dönem dönem İsrail siyasetinde de kendini gösterir.La materia non si è ancora risolta, riemergendo di tanto in tanto nella politica israeliana.
Dirac’ın denklemlerinin önerdiği yeni çözümler enerji için negatif değerler vermiştir.Anche l'equazione di Dirac ammette soluzioni a energia negativa.
Cinayetleri çözümlemede kendine özgü yöntemler kullanır.Naturalmente utilizza i suoi poteri per commettere crimini.
Böylece çözümün ilk rakamı 6 olarak bulunur.Dunque la prima cifra del risultato è 4.
Bu kısımda paradoksun çözümüne yönelik muhtemel çözüm yollarını listeliyoruz.Di seguito sono elencate diverse possibili soluzioni del paradosso di Fermi.
Aİ daha ayrıntılı çözümleme sağlar.Vediamo un po' più in dettaglio questa soluzione.
Bu Schwarzschild çözümü olarak bilinen diğer birkaç çözümden biridir.OLSR è una delle varie soluzioni al problema.
Uygulanan çözüm Diffie-Hellman anahtar değişimi olarak bilinen sisteme çok yakındı.Questo metodo divenne da allora noto come scambio di chiavi Diffie-Hellman.
Çözüm için farklı öneriler ortaya çıktı.Per l'avvistamento furono proposte diverse spiegazioni.
Ancak "bu yeterli bir çözüm müydü?È ancora una buona idea?"
Ayrıca bu çözümlerin matematiksel olarak anlam ifade etmesi gerekiyordu.In quest'ultimo tipo egli faceva rientrare anche le proposizioni della matematica.
Fakat kilise bu duruma çözüm bulamadı.La Chiesa non poteva gradire questo trattamento.
Bunun çözümü hemen görülemeyebilir.Hein non riesce subito a replicare.
Soruna çözüm bulmak amacıyla 1409 yılında Piza konsili toplanır.Nel 1409 prese parte Concilio di Pisa.
Devletimizin buna bir çözüm üretmesi gerekmektedir.Quindi sarà lo Stato a dover risolvere tale questione.
Kısa vadedeki en iyi çözüm ise insanları su tasarrufu konusunda bilinçlendirmek.L'obiettivo principale delle squadre era quello di insegnare alla gente i modi per risparmiare acqua.
Sistem ilk olarak rastgele çözüm popülasyonu ile başlatılır.La ricerca di una soluzione del problema inizia con una popolazione di soluzioni iniziale.
Bazı tek oturum açma çözümleri, tek seferlik parolalardan yararlanır.La maggior parte delle cache possono trattare solo una richiesta alla volta.
Bu sorunun çözümünde önemli bir uygulama, alerji testleridir.Per la ricerca delle cause è fondamentale l'esecuzione di un esame urine completo.
Bu kuram, şahıs varlığına ilişkin davalarda tarafın belirlenmesi konusunda bir çözüm üretememiştir.Quest'ultimo cerca di spiegargli che non c'entra nulla con il decesso della persona.
Bu çözüm uygulama alanı yerine daha çok teorik fizik ve matematiksel ilginin bir sonucudur.La soluzione è invece in primo luogo di interesse teorico e matematico.
Ancak günümüzde farklı çözümler de kullanılmaya başlandı.Oggi vengono studiate anche altre possibilità.
Bu durum, daha az düzenliliğe sahip ısı denklemi çözümleriyle tezat bir haldedir.In questa prospettiva, l'imbarazzo è semplicemente un'esperienza di vergogna meno intensa.
Her baskın strateji çözümü bir Nash çözümüdür ama tersi doğru değildir.I massimi della funzione potenziale sono equilibri di Nash, mentre l'inverso non è sempre vero.
Astra2Connect hizmeti, kırsal yerlerde İnternet'e erişimi ihtiyaçlarına da çözüm üretmektedir.Connect2 intende collegare le persone ai luoghi nei quali vogliono andare.
Komple bir çözüm sahibi olmanın, parça parça uygulamalara göre birçok önemli avantajı söz konusudur.Ci sono molti e cospicui vantaggi nell'avere un ricevitore unico.
Yine de birçok büyük ve küçük problem çözüme kavuşturulamamıştır.I problemi erano però molti e di non breve soluzione.
Bu problemin çözümü için MHT (İng.Questo cambia la conduttività della soluzione.)
Bu sitede geniş içerikli olarak eklentiler ve hataların çözümleri yer almaktadır.I titoli di coda includono errori e scene eliminate.
İkinci yoldan yapılan önemsiz çözümdür, çünkü henüz hiçbir çarpışmanın meydana gelmediğini belirtir.Fu un incontro casuale dato che non c'è alcuna scena in cui compaiano tutti e due insieme.
Bunun tek çözümü var: İntihar. "Nei suoi pensieri c’è solo una cosa: la vendetta.
"Çözümsüzler panikledi".Quelle di chiusura sono Panic!
Bu çözüm uygulanır.La soluzione deve essere limpida.
Problemin aslında kolay bir çözümü var.На самом деле для этой проблемы существует простое решение.
Bizim sunduğumuz çözümün iki temel avantajı var.Метод, который мы предлагаем, имеет два основных преимущества.
Barışçıl bir çözüm istiyoruz.Мы хотим мирного решения.
1999-2000 - teknolojik konuların çoğuna çözüm ve tedarikçiler bulundu.1999—2000 — поиск решений большинства технологических вопросов и поиск поставщиков.
Yukarıda anlatılan çözümde birinci evin, karşıdan bakıldığında en soldaki ev olduğu varsayılmıştır.В вышеизложенном решении неявно предполагалось, что первый дом — крайний слева.
Cihad tek çözümdür.Сопротивление — это единственный путь.
Bizde bu konu çözümlenmiştir."Этим мы и выделяемся».
Bunun tek çözümü var: İntihar. "Поэтому она решает, что единственный выход — самоубийство.
Klasik problemin sayısal çözümleri de bulunmuştur.Также были найдены многочисленные решения для классической задачи.
IPv6 ise çözüm için daha iyi bir dizayna sahiptir.IPv6 содержит более рациональное решение.
Akıllıdır ve sorunlara o çözüm bulur.Несмотря на это, она очень умная и находит решения во всех проблемах.

İlgili Sayfalar