çömlek ile cümle
çömlek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.이 모든 사람은 옹기장이가 되어 수풀과 산울 가운데 거하는 자로서 거기서 왕과 함께 거하여 왕의 일을 하였더라
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.Mereka semua pembuat kendi dan tempayan untuk raja dan tinggal di kota Netaim dan Gedera
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.Những người nầy là thợ gốm , ở tại Nê-ta-im , và Ghê-đê-ra ; chúng ở gần vua mà làm công_việc người .
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.Những người nầy là thợ gốm, ở tại Nê-ta-im, và Ghê-đê-ra; chúng ở gần vua mà làm công việc người.
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.Ti so bili lončarji in so stanovali po sadiščih in ograjah; prebivali so ondi pri kralju, da so delali zanj.
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.To boli tí hrnčiari a tí, ktorí bývali v Netaim-e a v Gedére; s kráľom, pri jeho práci bývali tam.
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.Toť jsou ti hrnčíři obyvatelé v štěpnicích a ohradách u krále, příčinou díla jeho tam bydlíce.
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.Они были горшечники, и жили при садах и в огородах; у царя для работ его жили они там.
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.Те бяха грънчари и жителите в Нетаим и в Гедира; там живееха с церя за да му работят.
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.המה היוצרים וישבי נטעים וגדרה עם המלך במלאכתו ישבו שם׃
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.هؤلاء هم الخزافون وسكان نتاعيم وجديرة. اقاموا هناك مع الملك لشغله
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.這 些 人 都 是 狺 匠 、 是 尼 他 應 和 基 低 拉 的 居 民 、 與 王 同 處 、 為 王 作 工
Netayim ve Gederada oturur, çömlekçilik yapar ve kral için çalışırlardı.這些 人 都 是 狺匠 、 是 尼 他 應和 基低拉 的 居民 、 與王 同處 、 為王 作工
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.Đầu tiên, tôi mở một cửa hàng ngay trong khu vườn nhà, và làm đồ gốm mà tôi bán ở khu chợ Budapest.
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.Először létrehoztam egy műhelyt a kertemben, és kerámiákat készítettem, amiket a budapesti piacon adtam el.
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.Ik begon met een werkplaats in mijn tuin, en maakte aardewerk dat ik op de markt in Boedapest verkocht.
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.저는 우선 우리집의 뒷마당에 도자기 작업장을 짓고, 그 곳에서 만든 도자기들을 부다페스트에 있는 시장에서 팔았습니다.
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.Primero establecí mi taller en mi jardín, e hice cerámica que vendí en el mercado de Budapest.
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.בהתחלה פתחתי סדנא בגינה שלי, ועשיתי קדרות אותה מכרתי בשוק בבודפשט.
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.في البداية أسست محلاً في حديقتي الخاصة وصنعت فخارات للبيع في ساحة البيع في بودابست
Önce kendi bahçemde bir dükkan açtım ve çömlek yapıp Budapeste'de pazarda satmaya başladım.そこで作った陶器を ブダペストの市場で売りました 当時のボーイフレンドと一緒に 座りながらね
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Dia sudah lama lalu membeli roda tembikar dari dia, dan ingin tahu apa yang terjadi dengan dia.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Egli aveva acquistato tempo fa ruota di un vasaio di lui, e voleva sapere cosa fosse avvenuto di di lui.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.El a avut mult timp în urmă cumpărat roata olarului o de la el, şi a dorit să ştie ce sa întâmplat cu -l.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Ele tinha muito tempo atrás comprei uma roda de oleiro dele, e quis saber o que aconteceu com ele.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Er hatte schon vor langer Zeit eine Töpferscheibe von ihm gekauft, und wollte wissen, was aus sich ihn.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Hacía tiempo que había comprado un torno de alfarero de él, y quiso saber qué había sido de él.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Han hade för länge sedan köpt en drejskiva av honom, och ville veta vad som blivit av honom.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Han havde for længe siden købt en drejeskive af ham, og ønskede at vide, hvad der var blevet af ham.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Hän oli kauan sitten ostanut dreija hänestä, ja halusi tietää mitä oli tullut häntä.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Hij had lang geleden kocht een pottenbakker rad van hem, en wilde weten wat er geworden van de hem.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Il avait depuis longtemps acheté un tour de potier de lui, et voulait savoir ce qu'était devenu lui.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Imel je že zdavnaj kupil kolo lončarska njega, in je želel vedeti, kaj se je zgodilo z njega.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.그는 오래 전에 그의 포터의 바퀴를 구입, 그리고이 될 일을 알고 싶어하십니다 그.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Már régen vettem egy korongozás őt, és szerette volna tudni, mi lett rá.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Ông đã từ lâu đã mua một bánh xe của người thợ gốm của anh ta, và muốn biết những gì đã trở thành anh ta.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.On już dawno kupił koło garncarskie z niego, i chciał się dowiedzieć co się stało z niego.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Už dávno koupil hrnčířský kruh na něj, a chtěl vědět, co se stalo s ho.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Už dávno kúpil hrnčiarsky kruh na neho, a chcel vedieť, čo sa stalo s ho.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Είχε πολύ καιρό πριν αγοράσει τροχό αγγειοπλαστικής από αυτόν, και ήθελε να ξέρει τι είχε γίνει από αυτόν.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Він вже давно купили гончарний круг його, і хотів би дізнатися, що сталося з його.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Он уже давно купили гончарный круг его, и хотел бы узнать, что сталось с его.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.Той трябваше отдавна закупени грънчарско колело на него, и пожела да се знае какво е станало с него.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.הוא קנה לפני זמן רב אבניים עליו, ביקש לדעת מה עלה בגורל אותו.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.كان قد اشترى منذ فترة طويلة عجلة الخزاف له ، ويود أن يعرف ما أصبح من له.
O uzun zaman önce onu bir çömlekçi çarkında satın olmuştu bilmek isteyen vardı onu.彼。 私は聖書の中で陶芸の粘土とホイールから読んでいたが、それは発生しなかった
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.Bột chẳng hết trong vò, dầu không thiếu trong bình, y như lời Ðức Giê-hô-va đã cậy miệng Ê-li mà phán ra.
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.Galeta múky sa neminula, ani nechýbalo z nádoby oleja, podľa slova Hospodinovho, ktoré hovoril skrze Eliáša.
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.여호와께서 엘리야로 하신 말씀 같이 통의 가루가 다하지 아니하고 병의 기름이 없어지지 아니하니라
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.Melkrukken blev ikke tom, og olien i Dunken slap ikke op, efter det Ord HERREN havde talet ved Elias.
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.Moka v skrinji ni pošla in olja v vrču ni zmanjkalo po besedi GOSPODOVI, ki jo je bil govoril po Eliju.
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.Мука в кадке не истощалась, и масло в кувшине не убывало, по слову Господа, которое Он изрек чрез Илию.
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.כד הקמח לא כלתה וצפחת השמן לא חסר כדבר יהוה אשר דבר ביד אליהו׃
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.كوار الدقيق لم يفرغ وكوز الزيت لم ينقص حسب قول الرب الذي تكلم به عن يد ايليا
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.罈 內 的 麵 果 不 減 少 、 瓶 裡 的 油 也 不 缺 短 、 正 如 耶 和 華 藉 以 利 亞 所 說 的 話
RABbin İlyas aracılığıyla söylediği söz uyarınca, küpten un, çömlekten yağ eksilmedi.罈內 的 麵果 不 減少 、 瓶裡 的 油 也 不 缺 短 、 正如 耶和華 藉 以利亞 所 說的話
Yani elle çömlek yapmanın her türlü inceliğini öğrenmem gerekiyordu.Azt jelentette, hogy mindent meg kellett tanulnom kézzel készíteni.
Yani elle çömlek yapmanın her türlü inceliğini öğrenmem gerekiyordu.Das heißt, ich musste wirklich alles lernen, was mit der Herstellung von Keramik mit der Hand zu tun hatte.
Yani elle çömlek yapmanın her türlü inceliğini öğrenmem gerekiyordu.Dat betekent dat je elk aspect van het handmatig pottenbakken moest leren.
Yani elle çömlek yapmanın her türlü inceliğini öğrenmem gerekiyordu.Điều đó có nghĩa là tôi đã phải học mọi công đoạn của quá trình làm gốm bằng tay.