Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yaratım

yaratım

noun
TR → EN
"yaratım" kelimesinin İngilizcesi: creation, creation. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcreationnoun
Genelcreation

Görsel

Soyut Gökkuşağı Akışları: Renkli Sulu Boya Dokularıyla Sanatsal YaratımDekoratif Renkli Mumlarla Sıcak ve Huzurlu Ev Atmosferi YaratımıCanlı Renklerin Dansı: Soyut Akrilik Boya ile Modern Sanat YaratımıMinimalist Mum Dekorasyonu ile Sıcak ve Sakin Bir Atmosfer Yaratımı

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)yaratımı
Yönelme (-e)yaratıma
Bulunma (-de)yaratımda
Çıkma (-den)yaratımdan
Tamlayan (-in)yaratımın
Çoğul (-ler)yaratımlar

Tanım

•bir eseri yaratmaya başlamak, eseri oluşturma süreci
•Eser.
•Özel yetenekle ortaya konulan eser veya nesne

Diğer Dillerde

invention · fabrication
çekim: çoğul Erfindungen · tamlayan Erfindungen
köken: erfinden + -ung
aile: Erfindungsgabe
Tabellenerstellung vorbereitet — Hazırlanmış tablo yaratımı
Fransızcacréation (dişil) /kʁe.a.sjɔ̃/
creation
çekim: çoğul créations
köken: Borrowed from Latin creātiōnem.
aile: créationnaire, créationnel, créationnisme, créationniste, procréation, recréation, récréation
Création du tableau préparé — Hazırlanmış tablo yaratımı
İspanyolcacreación (dişil) /kɾeaˈθjon/
creation · invention
çekim: çoğul creaciones
köken: Borrowed from Latin creātiōnem. Compare the inherited doublet criazón.
Creación de tablas preparada — Hazırlanmış tablo yaratımı
El na’vi fue creación del profesor de Lingüística Paul Frommer por encargo de James Cameron, director de la película.
İtalyancacreato, creazione (eril) /kreˈa.to/
past participle of creare
eş: creazione, cosmo, mondo, universo, servitore
Creazione delle tabelle preparata — Hazırlanmış tablo yaratımı
Rusçaсозидание, творение
Подготовка для создания таблиц завершена. — Hazırlanmış tablo yaratımı
Arapçaاِبْتِكَار, خَلْق
ذلك لم يكن مشجعا على الابتكار — Bu yaratım sürecine pek de yardımcı değildi.
Farsçaآفَرینِش
Felemenkçecreatie, schepping, uitvinding (dişil) /kreːˈjaː(t)si/
creation (act of creating, inventing, etc.) · creation, product (something created) · creation (universe)
çekim: çoğul creaties
eş: schepping
köken: From Middle Dutch creacie, from Middle French creation, from Latin creātiō.
Tabelaanmaak voorbereid — Hazırlanmış tablo yaratımı
Portekizcecriação (dişil) /kɾi.aˈsɐ̃w̃/
creation · nurse, culture · designing
çekim: çoğul criações
eş: engendração, geração, invenção, obra, fundação, natureza
köken: From Old Galician-Portuguese criaçon, from Latin creātiōnem. By surface analysis, criar + -ção. Compare Spanish criazón.
A criação das tabelas foi preparada — Hazırlanmış tablo yaratımı
creation (the act of creation or the thing created)
çekim: çoğul δημιουργήματα · tamlayan δημιουργήματος
Έγινε προετοιμασία της δημιουργία πινάκων — Hazırlanmış tablo yaratımı
Japonca万物, 創作, 創作物, 創造 /bã̠mbɯ̟t͡sɨ/
all things which exist · All the universe. · Every manifestation of nature.
eş: 天地, 宇宙, 自然, 世界, 万象
テーブルの作成を準備しました — Hazırlanmış tablo yaratımı
万物は常に変化する。
精霊は歌う。大いなる力、すべての万物を司らん。その命、その魂、そしてその骸でさえも。
Korece만물, 창작, 창작품, 창조 /ˈma̠(ː)nmuɭ/
all things; the world
köken: Sino-Korean word from 萬物, from 萬 (“ten thousand; all”) + 物 (“things”).
사업자들은 '혁신적'이지 않다는 생각에는 확신이 있었습니다. — Bu yaratım sürecine pek de yardımcı değildi.
쟈근거시노피떠셔만믈을다비취니 / 밤듕의광명이너만ᄒᆞ니또잇ᄂᆞ냐
İsveççeskapande, skapelse (nötr)
present participle of skapa
çekim: tamlayan skapandes
aile: nyskapande
Förberedde skapa tabeller — Hazırlanmış tablo yaratımı
Lehçekreacja, stworzenie, tworzenie, wytwór (dişil) /krɛˈa.t͡sja/
creation (act of creation) · part, role (in a play, movie or other theatrical medium) · uniform (elegant outfit)
çekim: çoğul kreacje · tamlayan kreacji
eş: ubiór, ubranie, tworzenie, stwarzanie, stworzenie, kreowanie
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *ḱer-der. Latin creō Proto-Indo-European *-tis Proto-Indo-European *-Hō Proto-Indo-European *-tiHō Proto-Italic *-tiō Latin -tiō Latin creātiōlbor. Polish kreacja Learned borrowing from Latin creātiō.
aile: kreacyjny
Przygotowano tabele do utworzenia — Hazırlanmış tablo yaratımı
Ukraynacaсвітобудо́ва, ство́рення, тво́рення, творі́ння
Підготовлено створення таблиці — Hazırlanmış tablo yaratımı
action, activity, doing, work · creation, piece
çekim: çoğul कृतियाँ
köken: Borrowed from Sanskrit कृति (kṛ́ti), ultimately from Proto-Indo-European *kʷer- (“to do, make”).
Finceluomakunta, luominen, luomus /ˈluo̯mɑˌkuntɑ/
the creation (all that exists)
çekim: çoğul luomakunnat · tamlayan luomakunnan
köken: luoma- (third infinitive stem) + kunta
Tietokantataulujen luonti on valmisteltu — Hazırlanmış tablo yaratımı
Çekçekreace, stvoření, tvorba, tvoření, vytváření, výtvor (dişil) /ˈkrɛat͡sɛ/
creation
çekim: çoğul kreací · tamlayan kreací
köken: From Latin creo + -ace.
Připraveno sestavení tabulky — Hazırlanmış tablo yaratımı
Rumencecreare, creație (dişil)
creation
çekim: çoğul creări · tamlayan creări
köken: From crea + -re.
Campurile gravitationale sunt create foarte simplu... — Çekimsel alanların yaratım biçimi basittir
Macarcaalkotás, mű, teremtés, teremtmény /ˈɒlkotaːʃ/
verbal noun of alkot: creation (invention etc.) · creation, work, product (the result of the process of creating)
çekim: çoğul alkotások
köken: From alkot (“to create”) + -ás (noun-forming suffix, often indicating the thing involved in the action or the action itself).
aile: alkotási, alkotású, alkotásvágy, filmalkotás, fogalomalkotás, ítéletalkotás, jogalkotás, műalkotás, szóalkotás, szövegalkotás
A terepi munka a műszer tájékozásával kezdődik. — İlk yarısı yaratım süreci hakkında bilgi vermektedir.
az alkotás öröme
İbraniceבְּרִיאָה, יְצִירָה
הכנה ליצירת טבלה — Hazırlanmış tablo yaratımı
Dancaskabelse, skabning (nötr) /skaːbəlsə/
creation (the act of creating, especially divine creation) · creation (a created thing)
çekim: çoğul skabelser · tamlayan skabelses
köken: From skabe (“create”) + -else (“act of”).
Forberedte oprettelse af tabel — Hazırlanmış tablo yaratımı
Norveççekreasjon, skapning
TV-serien ble skapt av Peter Nowalk, produsert av Shonda Rhimes og distribuert av ABC Studios. — Peter Nowalk'ın yaratımcısı olduğu dizinin yapımcılığını Shonda Rhimes, dağıtımını ise ABC Studios üstlendi.
Endonezceciptaan, penciptaan
yang diciptakan; hasil mencipta:
Ada kerja sama, ada banyak kerja sama dengan pemasok dan penjual. — Satıcılar ve tedarikçilerle büyük bir ortak yaratım vardı.
Vietnamcavạn vật /vaːn˧˨ʔ vət̚˧˨ʔ/
all things in nature · everything
köken: Sino-Vietnamese word from 萬物, composed of 萬 and 物.
Các trường hấp dẫn được tạo ra rất đơn giản ... — Çekimsel alanların yaratım biçimi basittir
Bulgarcaсъздава́не, сътворе́ние
Не подпомагаше новостите. — Bu yaratım sürecine pek de yardımcı değildi.
Slovakçakreácia, stvorenie, vytvorenie (nötr) /stvɔreɲɪ̯e/
verbal noun of stvoriť · creation · creature
köken: Etymology tree Proto-Slavic *sъtvořenьje Slovak stvorenie Inherited from Proto-Slavic *sъtvořenьje.
Vytvorenie pripravenej tabuľky — Hazırlanmış tablo yaratımı
Slovencestvaritev, stvarjenje, stvarstvo, ustvarjanje

Örnek Cümleler

Hazırlanmış tablo yaratımı
Prepared table creation
"Maddenin Yaratımının Evrensel Düzeni"
The Universal Order Of Creation Of Matters
Çekimsel alanların yaratım biçimi basittir
Gravitational fields are created very simply.
Bu yaratım sürecine pek de yardımcı değildi.
It was not very conducive to innovation.
İlk yarısı yaratım süreci hakkında bilgi vermektedir.
The diary contains information on the framing.
Şüpheli bir şey oldu, yığın yaratımı başarısız, üzgünüm.
Unknown error, stack creation failed.
Satıcılar ve tedarikçilerle büyük bir ortak yaratım vardı.
There was a co-creation, a huge co-creation, with vendors and suppliers.
Bu, olduğumuz kişi, yaşam tarzımız ve elbette yaratım şeklimizdir.
It's who we are, it's how we live, and of course, it's how we create.
Benim yolum dünyanın daha taze bir algılanmasının yaratımına doğrudur.
My path leads to the creation of a fresh perception of the world.
Fakat kölelerin değer yaratımı, efendilerin değer yaratımından farklıdır.
The devotees of other Godmen are no less confident and sure of the divinity of their own master.
Sahnenin ve karakterlerin çoğu tamamen yeşil ekran ve CGI yaratımlarıydı.
The bulk of the scenery and characters were entirely green screen and CGI creations.
Film bir tiyatro oyununun sonunda açılır ve yaratım sürecini irdelemeye başlar.
The film begins with the end of a play, and the story explores the process of creation.
yaratım ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod