Anlaşılan yaranın kendisi sadece birkaç dikişe ihtiyaç duyuyor.Apparently the wound itself only needs a few stitches.
Yarana dokunma.Don't touch your wound.
Ben kılı kırk yaranım.I'm fussy.
O kılı kırk yaran bir kimse gibi görünüyor.He seems to be a hairsplitter.
Tom'a yaranmak için bir yol bulmak zorundaydım.I had to find a way to make it up to Tom.
Kanamayı hemen durdurmak için yaranın üzerine baskı uygulayın.To stop the bleeding immediately press on the wound.
Onlar politik amaçlarına ulaşmak için sömürgeci güçlere yaranmaya çalışmaktadırlar.They are trying to cozy up to imperialist forces in order to achieve their political aims.
Bu küçük yaranın kendisi iyileşecektir.This small wound will heal itself.
Bir doktora görünmezsen yaran kötüleşecek.Your injury will get worse unless you see a doctor.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.The most commonly used classification is based on the depth of injury.
İncelemeler sonucu yaranın bir insanın ısırması olduğu sonucuna varıldı.Medical examiners concluded the wound was from a human bite.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Australian recommendations for snake bite treatment recommend against cleaning the wound.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."I just managed to escape and blag it into music."
Yaralanmanın üzerinden, yaranın her iki tarafındaki deriyi çekecek şekilde uygulanırlar.As a result, there is gagging on the side of injury.
Ben tutuyorum. Yaranın üstüne bastır.Hold your fire.
İşte yaranın 11 hafta sonraki görüntüsü.That's what the wound looked like 11 weeks later.
Başka bir deyişle, yaranın üstündeki bantı bir anda çekin.You say it, rip the bandaid off.
Yaran nasıl?How's your injury?
Yarana merhem sürdümYou have good medication for wounds
Yaran derin mi?You... you... How's your wound?
Elimden gelenin en iyisini yapıyorum. Gene de yaranamıyorum size.I've done my best, but I'm always bullied.
Peder, buraya gelin... yaranýza bakýlmasý gerek.Borremans, saia! Vou partir a sua cara!
Yaran mı var?You have a wound?
Taş çıkaran taştan incinir, Odun yaran tehlikeye girer.Whoever carves out stones may be injured by them. Whoever splits wood may be endangered thereby.
‹‹RAB diyor ki, ‹Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.For thus says Yahweh, Your hurt is incurable, and your wound grievous.
Davanı görecek kimse yok, Yaran umarsız, şifa bulmaz.There is none to plead your cause, that you may be bound up: you have no healing medicines.
Daneyi ve çekirdeği yaran, şüphesiz Allah'tır.Verily Allah is the Cleaver of the seed-grain and the date- stone.
Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır.Verily Allah is the Cleaver of the seed-grain and the date- stone.
Hiç kuşkusuz, Allah'tır Fâlık olan/dâneyi yaran, çekirdeği patlatan.Verily Allah is the Cleaver of the seed-grain and the date- stone.
Şüphesiz ki taneleri ve çekirdekleri yaran Allah'tır.Verily Allah is the Cleaver of the seed-grain and the date- stone.
Çünkü onlar, aralarında mağara yaranının durumunu tartışıyorlardı.The people argued about them among themselves.
Vücudundaki çok sayıdaki yaranın yanı sıra, bir gözünün görme yeteneğini de kaybetmiş.Besides the many scars on her body, she has lost sight in one eye.
Greftleme işleminde alınan deri grefti hasarlı deriye sahip yaranın üzerine yerleştirir.The grafting process places fresh skin over a wound with damaged skin.
Yaranın iyileşmesi sürecinde belirir.Die Wunde verheilt in mehreren Phasen.
Aldığı yaranın etkisiyle Troçki ertesi gün öldü.An den dabei erlittenen Brandverletzungen sei Bose am nächsten Tag gestorben.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."Je suis tombé amoureux de cette musique ».
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.No permitas que a mi hijo lo muerda la serpiente.
Yaranın kangren olması sonucu 6 Nisan 1199 tarihinde annesinin kollarında öldü.Ricardo murió el martes, 6 de abril de 1199, en brazos de su madre.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.La classificazione usata più comunemente è basata sulla profondità della lesione.
Yaranın iyileşmesi sürecinde belirir.Le ferite della ragazza sembrano guarire all'istante.
Yaranoz Merası: Yarlı.Bardino Nuovo: un ferito.
Yaranın üzeri temiz bir bezle kapatılır.Раны перевязывали чистой материей.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.والتوصيات الأسترالية لعلاج لدغة الثعبان توصي بقوة بعدم تنظيف الجرح.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.يعتمد التصنيف الأكثر شيوعاً على عمق الإصابة.
Yaranın kangren olması sonucu 6 Nisan 1199 tarihinde annesinin kollarında öldü.توفي ريتشارد في السادس من أبريل عام 1199 في أحضان والدته.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.A classificação mais usada baseia-se na profundidade das lesões.
Diğer yazarlar ise bunun yaranmak için uydurulmuş bir yalan olduğuna inanırlar.Alguns autores pensam que se trata de uma malformação.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."Eu cresci ouvindo esse tipo de música".
Yavaşça bu malzeme yaranın üzerine yayılmalıdır.A drenagem deve ficar sempre abaixo da área da ferida.
Yaranın iyileşmesi sürecinde belirir.De tijd heelt alle wonden.
Cekliler'in yaranma tarihi belli değildir.Systematyka płaszczek nie jest jednoznaczna.
Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini tavsiye ederler.Podczas wojny władze austriackie zakazały kolędowania z szopkami.
Aldığı yaranın etkisiyle Troçki ertesi gün öldü.W dzień po zamachu Lew Trocki zmarł w wyniku odniesionych obrażeń.
Bilinmeyen bir nedenden dolayı sol yanağının altında bir yaranın dikiş izi vardır.På huvudet syns ett otydligt blekt ögonbrynsstreck.
Aldığı yaranın etkisiyle Troçki ertesi gün öldü.Na následky vražedného útoku Trockij následujícího dne zemřel.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.Nejběžněji používaná klasifikace je založena na hloubce poranění.
Sabun ve suyla yıkama, ölü dokunun çıkarılması ve yaranın sarılması, yara tedavisinde önemli noktalardır.Očištění mýdlem a vodou, odstranění mrtvé tkáně a použití obvazů jsou důležitými aspekty péče o ránu.
Yaranın iyileşmesi sürecinde belirir.Za měsíc se mu noha uzdraví.
En çok kullanılan sınıflandırma yöntemi yaranın derinliğidir.Cea mai frecventă clasificare este cea bazată pe adâncimea rănilor.
Bir şekilde kaçıp müziğe yarandım."Am fost înconjurat de muzică.”