Yarım gün suda kal.
Stay in the water for a half day
Tom yarım gün çalışır.
Tom works part-time.
Tom'la yarım gün geçirdim.
I spent half a day with Tom.
Yarın sadece yarım gün sürecek.
Tomorrow it's just half the day.
Yarım gün suda nasıl durabilirim?
How could I be in the water for a half day?
Mary bir hemşire olarak yarım gün çalışır.
Mary works part-time as a nurse.
Tam gün ya da yarım gün eğitim verilebilir.
This can vary a day or two by school or year.
Çocuğunuzun doğumundan sonra işinizi yarım gün yapmalısınız.
After the birth of your child, you should make your work part-time.
Devlet idaresi çalışanları Cuma günleri yarım gün çalışacak.
Work in state administration will now end at mid-day on Fridays.
Adamın aynı şarkıyı yarım gün çalmasını izledi, parmaklarının yaptığı her şeyi ezberledi.
He watched the man play the same song for half a day, memorizing everything his fingers were doing.
yarım gün ile daha fazla örnek cümle →