Ana içeriğe geç
Sözlük
/
yıldırıcı

yıldırıcı

TR → EN
"yıldırıcı" kelimesinin İngilizcesi: terrorist. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelterrorist

Tanım

•Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana ve mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse.
•Anarşi yanlısı olan kimse
•Yıldıran kimse veya şey

Diğer Dillerde

Almancaterror-, Terrorist, Terroristin, terroristisch /tɛrorˈɪst/
terrorist
çekim: çoğul Terroristen · tamlayan Terroristen
köken: From Terror + -ist.
Die Fabelwesen selbst sind sehr einschüchternd. — Yaratıkların kendileri oldukça yıldırıcı.
Fransızcaterroriste /tɛ.ʁɔ.ʁist/
terrorist
çekim: çoğul terroristes
köken: From terreur f + -iste.
Je comprends vraiment à quel point cela peut être décourageant. — Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.
un acte terroriste
İspanyolcaterrorista /teroˈɾista/
terrorist, terroristic (relating to or engaging in terrorism)
çekim: çoğul terroristas
köken: From terror + -ista.
aile: antiterrorista, contraterrorista
Porque esto es un poco más difícil — Çünkü bu biraz daha yıldırıcı
Rusçaтеррорист (eril) /tʲɪrɐˈrʲist/
terrorist
çekim: çoğul террори́сты · tamlayan террори́ста
köken: Borrowed from French terroriste.
Эти творения сами по себе пугающи. — Yaratıkların kendileri oldukça yıldırıcı.
Arapçaإِرْهَابِيّ, إِرْهَابِيَّة
لأن هذا أكثر قليلاً شاقة — Çünkü bu biraz daha yıldırıcı
Farsçaتروریست, تِروریسْت /t̪ʰeɹo.ɹíːst̪ʰ/
terrorist
köken: Borrowed from French terroriste.
Azericeterrorçu, terrorist
terrorist
çekim: çoğul terrorçular · tamlayan terrorçunun
köken: From terror + -çu.
aile: terrorçuluq
terrorist
çekim: çoğul лаңкестер · tamlayan лаңкестің
aile: лаңкестік
Özbekçejangari, terrorchi
terrorist
çekim: çoğul terrorchilar · tamlayan terrorchining
köken: From terror + -chi.
Felemenkçeterreurpleegster, terreurpleger (eril)
terrorist
çekim: çoğul terreurplegers
köken: Equivalent to terreur (“terror”) + pleger (“perpetrator”).
Je hebt de X en de X kwardaat in de noemer — İlk bakışta yıldırıcı görünebilir.
terrorist (person, group, or organization that uses violent action, or the threat of violent action, to further political goals)
çekim: çoğul τρομοκράτες · tamlayan τρομοκράτη
köken: τρόμος (trómos, “terror, fear”) + -κράτης (-krátis, “-crat, -ist”), calque of French terroriste. First attested 1850.
Στ' αλήθεια καταλαβαίνω ότι μπορεί να είναι αποθαρρυντικό. — Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.
Δεκαεννιά τρομοκράτες διέπραξαν τις επιθέσεις της 11ης Σεπτεμβρίου 2001.
Japoncaテロ, テロリスト /te̞ɾo̞/
clipping of テロリズム (terorizumu, “terrorism”)
しかし 数年前、1つの出来事のおかげで — Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.
Korece테러리스트, 테러범, 테로분자 /tʰe̞ɾʌ̹ɾisʰɯtʰɯ/
terrorist
köken: From English terrorist.
자세한 메커니즘을 보면 — Çünkü bu biraz daha yıldırıcı
Lehçeterrorysta, terrorystka, terrorystyczny (eril) /tɛr.rɔˈrɘs.ta/
terrorist
çekim: çoğul terroryści · tamlayan terrorysty
köken: Internationalism; compare English terrorist, French terroriste, German Terrorist.
aile: antyterrorystyczny, terrorystyczny, antyterrorysta
Naprawdę rozumiem, że to może zniechęcać. — Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.
Ukraynacaтерори́ст, терористи́чний
Самі творіння дуже моторошні. — Yaratıkların kendileri oldukça yıldırıcı.
Hintçeआतंकवादी, दहशतनाक /ɑː.t̪əŋ.kʋɑː.d̪iː/
terrorist
çekim: çoğul आतंकवादियों
köken: आतंकवाद (ātaṅkvād) + -ई (-ī).
Finceterroristi, terroristi-, terroristien, terroristinen /ˈterːoristi/
terrorist
çekim: çoğul terroristit · tamlayan terroristin
köken: From French terroriste.
aile: terroristinen, itsemurhaterroristi, terroristihyökkäys, terroristi-isku, terroristijohtaja, terroristijärjestö, terroristisolu, terveysterroristi
Çekçeterorista, teroristický, teroristka (eril) /ˈtɛrorɪsta/
terrorist (terrorist person)
çekim: çoğul teroristé · tamlayan teroristy
Už samotné ty příšery jsou strašidelné. — Yaratıkların kendileri oldukça yıldırıcı.
Rumenceterorist, teroristă (eril)
terrorist
çekim: çoğul teroriști · tamlayan teroristului
köken: Borrowed from French terroriste. By surface analysis, teroare + -ist.
Chiar creaturile sunt foarte intimidante. — Yaratıkların kendileri oldukça yıldırıcı.
İbraniceטֶרוֹרִיסְט, מְחַבֵּל
וכמו שאמרנו לכם יש לנו שם — Çünkü bu biraz daha yıldırıcı
Dancaterroristisk
Vi lever i en tidsalder med truende problemer. — Yıldırıcı sorunlarla dolu bir zamanda yaşıyoruz.
Endonezcepenggentar, teroris
alat untuk menggentarkan
Saya benar-benar mengerti betapa menakutkannya hal itu. — Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.
Vietnamcakẻ khủng bố, khủng bố, người khủng bố, tên khủng bố /xʊwŋ͡m˧˩ ʔɓo˧˦/
to terrorize, to cause terror
köken: Sino-Vietnamese word from 恐怖 (“terror, terrifying”). The Sino-Vietnamese reading of the second character is irregular and is most likely due to the influence of the phonetic 布 (MC puH) (SV: bố) used in 怖 (MC phuH), whose other descendants include irregular Mandarin 怖 (bù) instead of **pù and Cantonese 怖 (bou³) instead of **pou³.
aile: chủ nghĩa khủng bố
Chúng ta đang sống trong thời đại làm thoái chí con người. — Yıldırıcı sorunlarla dolu bir zamanda yaşıyoruz.
kẻ khủng bố
vụ khủng bố
Bulgarcaтерористи́чен, терори́стка
Ние живеем във време на обезкуражаващи проблеми. — Yıldırıcı sorunlarla dolu bir zamanda yaşıyoruz.
Slovenceterorističen
Resnično razumem, da je to lahko težko. — Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.
Litvancateroristas, teroristė (eril) /tʲɛrɔˈrʲɪstɐs/
terrorist
çekim: çoğul terori̇̀stai · tamlayan terori̇̀sto
köken: Internationalism; By surface analysis, teròras + -i̇̀stas.
aile: terori̇̀stinis
Letoncateroriste, terorists (eril)
terrorist
çekim: çoğul teroristi · tamlayan terorista
Taycaผู้ก่อการร้าย /pʰuː˥˩.kɔː˨˩.kaːn˧.raːj˦˥/
terrorist.
köken: From ผู้ (pûu, “agent noun prefix”) + ก่อการร้าย (gɔ̀ɔ-gaan-ráai, “to commit terrorism”).

Örnek Cümleler

Yıldırıcı bir görevdi.
It was a daunting task.
İlk bakışta yıldırıcı görünebilir.
So at first. This looks like a pretty daunting equation.
Yaratıkların kendileri oldukça yıldırıcı.
The creatures themselves are very intimidating.
Bunun ne kadar yıldırıcı olduğunu anlıyorum.
I truly understand how that can be daunting.
Zorluklar yıldırıcı ama biz bunları aşabiliriz.
The challenges are daunting, but we can overcome them.
Yıldırıcı sorunlarla dolu bir zamanda yaşıyoruz.
We live in an age with daunting problems.
Çünkü bu biraz daha yıldırıcı Burada gördüğünüzde.
Because this is a little bit more daunting when you see it here.
Zorluklar yıldırıcı ama biz bunların üstesinden gelebiliriz.
The challenges are daunting, but we can overcome them.
Çoğu analistler bunun yıldırıcı bir süreç olacağında birleşiyorlar.
Most analysts agree that it will be a daunting challenge.
Bazıları ise moleküler nanoteknolojinin yıldırıcı riskleri olduğunu düşünmektedirler.
Some feel that molecular nanotechnology would have daunting risks.
yıldırıcı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod