Tamamen vasıflıyım. 🔊
I'm fully qualified. 🔊
Bunu yapmak için vasıflı tek kişiyim. 🔊
I'm the only one qualified to do this. 🔊
Daha vasıflı olduğumu düşünmüyor musun? 🔊
Don't you think I'm more qualified? 🔊
Tom bu iş için Mary kadar vasıflı değil. 🔊
Tom isn't as qualified for the job as Mary is. 🔊
Bunlar, düşük maaşlı, düşük vasıflı işler. 🔊
Because they are low wage, low skill jobs. 🔊
Bense, yüksek maaşlı, yüksek vasıflı işler istiyorum. 🔊
I want high wage, high skill jobs. 🔊
Vasıflı sağlık personelinin katıldığı doğum oranı %77,9'dur. [4] 🔊
The proportion of births attended by skilled health personnel are 77.9%.[4] 🔊
Göçmenlerin çoğunluğu, hali vakti yerinde ve vasıflı zanaatkarlardı. 🔊
The preponderance of the immigrants were well-to-do gentry and skilled craftsmen. 🔊
Bu da 2015 yılına kadar yaklaşık 1 milyon vasıflı işçi anlamına geliyor. 🔊
That equals about 1 million skilled labourers by 2015. 🔊
Ayakta kalanı elde tutmak için profesyonel donanım ve profesyonel vasıflı insan gerekecek. 🔊
Specialist equipment and people with specialist skills will be required to conserve what survived. 🔊
Çeşitli "güvenlik dairelerinin" vasıflı bireyleri kiralayıp transferlerini ayarladıklarını söylüyor. 🔊
Various "security agencies" hire qualified individuals and organise their transfer, he explained. 🔊
vasıflı ile daha fazla örnek cümle →