uyarım

/ɟid̪eɾim/
noun
C2 seviye
TR → EN
"uyarım" kelimesinin İngilizcesi: excitation, excitation. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelexcitation
Genelexcitation
Tanım
•Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki
•Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kas veya salgı bezinde olan açık veya gizli değişme
•uyarı (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi
Diğer Dillerde
AlmancaAnregung, Erregung (dişil) /ˈanʁeːɡʊŋ/
stimulus, excitation · suggestion, proposal
çekim: çoğul Anregungen · tamlayan Anregungen
aile: anregungsarm, anregungsreich, Sinnesanregung, Gefühlsanregung
Es darf dabei keine elektrische Leitfähigkeit in diesem Raum vorliegen. — Bu bölümde elektrik uyarımı yoktur.
Fransızcaexcitation (dişil) /ɛk.si.ta.sjɔ̃/
excitement
çekim: çoğul excitations
eş: excitement
C'est ma dernière mise en garde. — Bu son uyarım.
İtalyancaeccitazione (dişil) /et.t͡ʃi.tatˈt͡sjo.ne/
excitement, arousal · excitement, thrill, stir · excitation
çekim: çoğul eccitazioni
eş: agitazione, concitazione, eccitamento, effervescenza, ., esaltazione
köken: Borrowed from Latin excitātiōnem.
aile: diseccitazione
Ricordo il tuo nome lungo la notte e osservo la tua legge, Signore — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
Rusçaвозбужде́ние, стимуля́ция
Я следую инструкциям. — Talimatlara uyarım.
Farsçaبرانگیختگی
Felemenkçeaansporing, excitatie, opwekking, prikkeling (dişil) /ˈaːnˌspoː.rɪŋ/
encouragement; the act, process or instance of encouraging · incentive
çekim: çoğul aansporingen
köken: From aansporen + -ing.
Deze zone geleidt geen elektriciteit. — Bu bölümde elektrik uyarımı yoktur.
Portekizceestímulo, excitação (eril) /isˈt͡ʃĩ.mu.lu/
stimulus (anything that induces a person to take action) · stimulus (something external that elicits or influences a physiological or psychological activity or response) · stimulus (anything effectively impinging upon any of the sensory apparatuses of a living organism)
çekim: çoğul estímulos
köken: Borrowed from Latin stimulus (“goad; incentive”).
De noite me lembrei do teu nome, ó Senhor, e observei a tua lei. — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
İsveççestimulering
Jag tänker om natten på ditt namn, HERRE, och jag håller din lag. — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
Lehçewzbudzenie
rzecz. odczas. od wzbudzić
Wspominam sobie i w nocy na imię twoje, Panie! i strzegę zakonu twego. — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
Ukraynacaзбу́дження
Нізамі навмисне дав поемі таку назву, використовуючи гру слів. — Jung, bu sözcüklere uyarım sözcükleri adını verir.
Rumenceexcitare (dişil)
excitation, excitement
çekim: çoğul excitări · tamlayan excitări
köken: From excita + -re.
Noaptea îmi aduc aminte de Numele Tău, Doamne, şi păzesc Legea Ta. — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
İbraniceהתרגשות (dişil)
Excitement; agitation.
çekim: çoğul התרגשויות
köken: Action noun of the verb התרגש (hitragésh), from the root ר־ג־שׁ (r-g-sh).
זכרתי בלילה שמך יהוה ואשמרה תורתך׃ — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
Endonezceperangsangan, teralan
proses, cara, perbuatan merangsang:
Di waktu malam kuingat pada-Mu, ya TUHAN, hukum-Mu tetap kupegang — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
Bulgarcaвъзбуда, възбуждане (dişil) /vɐzˈbudɐ/
excitement, agitation, arousal · arousal (especially sexual)
çekim: çoğul възбу́ди
köken: Deverbal from възбу́дя (vǎzbúdja).
Нощем си спомням Твоето име, Господи, И опазих закона Ти. — Gece adını anarım, ya RAB, Yasana uyarım.
сексуа́лна възбу́да
Тя говореше с ви́дима възбу́да.
Katalancaexcitació (dişil) /ək.si.tə.siˈo/
excitement
çekim: çoğul excitacions
köken: Borrowed from Latin excitātiōnem.
Ha provocat una gran excitació, i alguna protesta, l'aparició d'un combo sardanístic femení al concurs 'Tú sí que sí' (La Sexta).
Galiçyacaexcitación, relouco (eril) /reˈlowko/
movement, excitation
çekim: çoğul reloucos
köken: Deverbal from reloucar (“to go crazy”).
İrlandacaspreagadh (eril) /ˈsˠpʲɾʲaɡə/
verbal noun of spreag · urging, incitement; incentive, encouragement; excitation, stimulus · impulse
çekim: çoğul spreagthaí · tamlayan spreagtha
excitement, excitation
Etimoloji
uyarı + -m
Kelime Ailesi
uyarımca
uyarımken
uyarımcı
uyarımcık
uyarımla
uyarımlı
uyarımsa
uyarımsız
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Bu son uyarım.
This is my final warning.
Kanunlara uyarım.
I follow the law.
Talimatlara uyarım.
I obey instructions.
Bir uyarımız vardı.
We had a warning.
Uyarımıza aldırmadı.
He took no notice of our warning.
Uyarımsal eşli plazma
Inductively coupled plasma
Birçok uyarımız vardı.
We had plenty of warning.
Uyarımı dikkate almadı.
He paid no attention to my warning.
O, uyarıma dikkat etti.
He paid attention to my warning.
Tom uyarıma dikkat etti.
Tom was mindful of my warning.
Ben hep kurallara uyarım.
I always obey the rules.
Sana son uyarımı veriyorum.
I'm giving you my final warning.
uyarım ile daha fazla örnek cümle →