Ana içeriğe geç
Sözlük
/
ulaşabilmek

ulaşabilmek

C2 seviye
TR → EN

Tanım

•ulaşma imkânı veya olasılığı bulunmak
•Bir iş yapmaya alışmış olmak, gücü yetmek

Örnek Cümleler

En önemlisi, çocuklara ulaşabilmektir.
And through the children is usually the way to go.
Buna ulaşabilmek için taş devrinden başladı.
It took from the Stone Age to achieve that.
En üst rafa ulaşabilmek için sandalyeye çıktı.
He stood on a chair so he could reach the top shelf.
Su seviyesindeki fark 20 m'ye ulaşabilmektedir.
Level fluctuations reach 20 m.
9'la 180'e ulaşabilmek için 9'u 20'yle çarpmalıyız.
To go from 9 to 180, we have to multiple 9 by 20.
O, bu noktaya ulaşabilmek için hayatı boyunca çalıştı.
He has worked all his life to arrive at this direction.
Yetişkin bir ağaç25 m (82 ft) yüksekliğe ulaşabilmektedir.
This is a large tree which can reach 25 m (82 ft) in height.
Bazı yerlerde turba 10 metre kalınlığ ulaşabilmektedir.[1]
In places the peat is 10 meters thick.[1]
Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.
I had to remove the panel in order to access the computer.
Ve sonuca ulaşabilmek için biraz ondalıklı bölme yapmanız gerekecek.
And I'll have to do a little bit of decimal long division to do this.
Şu anda bulunduğu noktaya ulaşabilmek için büyük bir bedel ödemiştir.
There were a lot of lows getting to the point where I am today.
Düşüşlere ulaşabilmek için verimlilik tedbirlerini gözden geçirmeliyiz.
We should go through these efficiency measures to start getting reductions:
ulaşabilmek ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod