Ana içeriğe geç
Sözlük

ulaşabilmek ile cümle

ulaşabilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bilgisayara ulaşabilmek için paneli kaldırmak zorunda kaldım.I had to remove the panel in order to access the computer.
En üst rafa ulaşabilmek için sandalyeye çıktı.He stood on a chair so he could reach the top shelf.
2002 yılının Ocak ayında, bir National Geographic ekibi Gula'ya ulaşabilmek için Afganistan'a gitti.In January 2002, a National Geographic team traveled to Afghanistan to locate the subject.
Ameliyat sırasında cerrahlar Selby'nin akciğerlerine ulaşabilmek için kaburgalarına hazar verdi.During an operation, surgeons removed several of Selby's ribs in order to reach his lungs.
Bu araçlar 11,000 devire kadar ulaşabilmektedir ve karting için özel olarak üretilirler.They run to and around 11,000 rpm, and are manufactured specifically for karting.
Dağın zirvesine ulaşabilmek için yolcular iki farklı teleferik hattını kullanmak zorundalardır.To reach the summit, passengers take two cable cars.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.They have difficulty sleeping during the desired sleep portion of the day.
Şu anda bulunduğu noktaya ulaşabilmek için büyük bir bedel ödemiştir.There were a lot of lows getting to the point where I am today.
Bunun sonucu olarak avukatlık ücreti toplam miktarın %47'sine ulaşabilmektedir.For example, tree value can contribute up to 27% of property value.
Yetişkin bir ağaç25 m (82 ft) yüksekliğe ulaşabilmektedir.This is a large tree which can reach 25 m (82 ft) in height.
Mart 2009 tarihinde başlatılan Sapsan hızlı tren hizmeti 250 km/h hıza ulaşabilmektedir.Since 14 December 2003, trains have been able to operate on this section at up to 250 km/h.
Düzenlemeyle birlikte seyirci kapasitesi 10,000 kişiye kadar ulaşabilmektedir.To be listed here, the building capacity has to exceed 10,000 people.
Ve sonuca ulaşabilmek için biraz ondalıklı bölme yapmanız gerekecek.And I'll have to do a little bit of decimal long division to do this.
En önemlisi, çocuklara ulaşabilmektir.And through the children is usually the way to go.
Buna ulaşabilmek için taş devrinden başladı.It took from the Stone Age to achieve that.
O, bu noktaya ulaşabilmek için hayatı boyunca çalıştı.He has worked all his life to arrive at this direction.
Düşüşlere ulaşabilmek için verimlilik tedbirlerini gözden geçirmeliyiz.We should go through these efficiency measures to start getting reductions:
Ve bu insanlardan daha fazla insanlara ulaşabilmek için bazıları düzenekler kurdular.And some of those people created structures to get the word out to even more people.
Çünkü bu büyük misyonda başarıya ulaşabilmek için, tam da bunları yapabilmemiz gerek."Because in order to achieve on this great mission, we have to be able to do it.
Bu acayip dünyaya ulaşabilmek için çok özel bir teknolojiye sahip olmamız gerekiyor.We have to have a very special technology to get into that unfamiliar world.
9'la 180'e ulaşabilmek için 9'u 20'yle çarpmalıyız.To go from 9 to 180, we have to multiple 9 by 20.
Sonra da -15 +(-46) işlemine ulaşabilmek icin sola doğru 46 birim ilerleyeceğiz. .Then we are going to go 46 spaces to the left, to get us to -15 + (-46)
Bu insanların bazıları daha çok insana ulaşabilmek için bazı yapılar kurdular.And some of those people created structures to get the word out to even more people.
Fakat onlar için (âhiret gibi) uzak bir yerden (imana) el sunmak (ulaşabilmek) nerede?How could they reach it from a place of no return?
Ayrıca Seftiç kendi mülküne ulaşabilmek için de sınır kapısından geçmek zorunda kalıyor.He has to pass through border crossings to reach his own property.
Ziyaretçiler, dokunmatik ekranlı bilgi cihazlarından kitaplarla ilgili bilgiye ulaşabilmektedir.Visitors can access information about books from touch screen information devices.
Su seviyesindeki fark 20 m'ye ulaşabilmektedir.Level fluctuations reach 20 m.
Bazı yerlerde turba 10 metre kalınlığ ulaşabilmektedir.[1]In places the peat is 10 meters thick.[1]
Maymunlar, Lanka’ya ulaşabilmek için ada boyunca uzun bir köprü inşa ederler.So bauen sie eine gewaltig lange Brücke, um auf die Insel zu gelangen.
Modern bir taş kömürü enerji santrali ancak %45 verimlilik dercesine ulaşabilmektedir.So erreicht ein modernes Großkraftwerk auf Steinkohlenbasis einen Wirkungsgrad von ca. 45 %.
En hızlı feribot İrravaddy ırmağınından ilerleyerek yaklaşık 10 saat sonra diğer istasyona ulaşabilmektedir.Am oberen Klammende erreicht man nach einer weiteren halben Stunde Gehzeit die Straße nach Rauris.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Über einen Aufzug können Besucher zu einer Aussichtsplattform in 85 m Höhe gelangen.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.Ils se connaissent alors charnellement durant la nuit et conçoivent Galaad.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.La gente se perdona los pecados mutuamente y pasa la noche en oración.
Hızlı büyüyen P. clarkii 50 g.'dan fazla bir ağırlığa ve 5,5–12 cm boyuna ulaşabilmektedir.P. clarkii crece rápidamente y es capaz de alcanzar pesos de más de 50 g, y tamaños de 12 cm de longitud.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Se puede subir en ascensor a la plataforma de observación que se encuentra a una altura de 50 m.
Fakat ona ulaşabilmek olanaksızdı.Porque le era imposible subir a ella.
Bu faaliyetin en başlıca amacı ilerleyen Avrupa kültürüne ulaşabilmek idi.Allí entonces se hallaba el primer y gran propósito de elevar la cultura de nuestra ciudad.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.Essi si alternano alla guida del loro popolo tra il giorno e la notte.
Bu kayalıklar, Baltık Denizi'nin 161 m yukarısına kadar ulaşabilmektedir.Queste scogliere sono alte fino a 161 metri sopra il livello del mar Baltico.
Eğer İndirilebilir İçeriği satın almışsanız içeriğe ulaşabilmek için oyunu tümüyle bitirmeniz gerekiyor.Se ci vedete bere, potete buttarci fuori da questo posto per sempre.
Aydınlatma lambası halojen olan fenerin ışığı, 129 km'ye kadar ulaşabilmektedir.Il fascio di luce, a lampi intermittenti, è visibile fino a 33 miglia.
Bu amaca ulaşabilmek için de, sosyal yaşamı tümüyle kontrol altında bulundurma hakkını kendinde görür.Quello che gli sfugge, invece, è il controllo della sua vita personale.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.Доколе скорби и наветы И день и нощь пребудут в ней?
Ankara'dan kalkan tren Konya'ya, 1 saat 48 dakikada ulaşabilmektedir.Из Таллина в Пюсси поезд идёт 1 час и 48 минут.
Her ikisinin de ağırlıkları 14 tona ulaşabilmektedir.Их грузоподъёмность может достигать 24 тонн.
Dağın zirvesine ulaşabilmek için yolcular iki farklı teleferik hattını kullanmak zorundalardır.На вершину горы можно подняться двумя различными тропами.
Mart 2009 tarihinde başlatılan Sapsan hızlı tren hizmeti 250 km/h hıza ulaşabilmektedir.وصلت سرعة القطار خلال التجارب غير التجارية إلى سرعة 501 كم/ساعة في 12 نوفمبر 2003.
Yetişkin bir ağaç25 m (82 ft) yüksekliğe ulaşabilmektedir.تنمو هذه الأشجار إلى نحو 25 متراً (82 قدماً).
İnsanlığın esas ihtiyacı olan para değil, hayatın ihtiyaçlarına ulaşabilmektir.Não é de dinheiro que as pessoas precisam, é de acesso aos recursos.
Süperkart olarak da bilinen bazı araçlar, 260 kilometres per hour (160 mph)'i aşan hıza ulaşabilmektedir.Alguns carros com motores muito potentes podem atingir velocidades de mais de 300 km/h (186 mph).
Mart 2009 tarihinde başlatılan Sapsan hızlı tren hizmeti 250 km/h hıza ulaşabilmektedir.Durante um teste em 12 de novembro de 2003, o trem atingiu a velocidade máxima de 501 km/h.
2002 yılının Ocak ayında, bir National Geographic ekibi Gula'ya ulaşabilmek için Afganistan'a gitti.In januari 2002 reisde een team van National Geographic naar Afghanistan om verder te zoeken.
Fakat ona ulaşabilmek olanaksızdı.Het was onmogelijk met hem te communiceren.
Ziyaretçiler, yerden 85 metre yukarıda bulunan gözetleme platformuna asansör ile ulaşabilmektedirler.Bezoekers kunnen via een lift het observatieplatform bereiken.
TIMES şu an 26 ülkede 64 üniversiteden 45000 kişiye ulaşabilmektedir.Zasięg TIMES obecnie to 45 000 studentów pochodzących z 64 uczelni w 26 krajach.
2002 yılının Ocak ayında, bir National Geographic ekibi Gula'ya ulaşabilmek için Afganistan'a gitti.W styczniu 2002 r. zespół National Geographic wyruszył do Afganistanu, by odnaleźć słynną dziewczynę.
Bu sayede Veyron, 0'dan 100'e 2.6 saniyede ulaşabilmektedir.Bugatti Veyron przyspiesza od 0 do 100 km/h w 2,5 sekundy.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.På dagen sover de eller de faller i ett stelt tillstånd (torpor).
Modern bir taş kömürü enerji santrali ancak %45 verimlilik dercesine ulaşabilmektedir.För verkliga kraftverk brukar man kunna uppnå en största verkningsgrad på cirka 45%.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod