tarçın
/ˈtaɾ.t͡ʃɯn/
noun
C2 seviye
TR → EN
"tarçın" kelimesinin İngilizcesi: cinnamon, cinnamon, cinnamon, cinnamon. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelcinnamonnoun
Genelcinnamon
Genelcinnamon
Genelcinnamon
Görsel




Çekim Tablosu
Belirtme (-i)tarçını
Yönelme (-e)tarçına
Bulunma (-de)tarçında
Çıkma (-den)tarçından
Tamlayan (-in)tarçının
Çoğul (-ler)tarçınlar
Tanım
•Bu ağacın, içinde kokulu bir yağ bulunması dolayısıyla baharat gibi kullanılan kabuğu.
•Defnegillerden, genellikle Asya'nın güneyinde yetişen ve değişik türleri bulunan bir ağaç (Cinnamomum).
•Bu ağacın, içinde kokulu bir yağ bulunması dolayısıyla bahar gibi kullanılan kabuğu
•Defnegillerden, genellikle Asya'nın güneyinde yetişen ve değişik türleri bulunan bir ağaç
Diğer Dillerde
Almancazimt /t͡sɪmt/
cinnamon · a particular kind of cinnamon · the brownish colour of cinnamon
çekim: çoğul Zimte · tamlayan Zimtes
eş: Kaneel, Zinnamom, Kanälle
köken: From late Middle High German zimet, from earlier zinemīn, zinment, from Latin cinnamon, cinnamomum, from Ancient Greek κιννάμωμον (kinnámōmon), later κίνναμον (kínnamon), according to Herodotus from Phoenician, cognate with Hebrew קִנָּמוֹן (qinnāmōn).
aile: zimtartig, zimtfarben
Ich habe mein Lager mit Myrrhe, Aloe und Zimt besprengt. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Fransızcacannelle (dişil) /ka.nɛl/
cinnamon (the spice)
köken: Diminutive of canne (“reed”); from Old French canele, kanele
Il n'est pas comme le défi de la canelle. — Tarçın savaşına benzemiyor bu!
cinnamon · something excellent, top-notch, or of the finest quality
çekim: çoğul canelas
eş: canela en rama, delicia, exquisitez, finura
köken: Borrowed from Portuguese canela, from Latin canella, diminutive of canna (“reed, cane”). Displaced Latin cinnamōmum.
aile: árbol de la canela, canela blanca, canela en rama, flor de la canela, ser canela, ser canela en rama
He perfumado mi cama con mirra, áloe y canela — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Este vino es canela.
İtalyancacannella (dişil) /kanˈnɛl.la/
cinnamon (spice) · cinnamon (color/colour) · faucet, household water tap, spigot
çekim: çoğul cannelle
köken: From canna (“pipe”) + -ella.
ho profumato il mio giaciglio di mirra, di aloè e di cinnamòmo — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Rusçaкорица (dişil) /kɐˈrʲit͡sə/
cinnamon (spice) · cinnamon (tree)
çekim: çoğul кори́цы · tamlayan кори́цы
eş: коричник, циннамон, коричное дерево
köken: Inherited from Old East Slavic корица (korica), from Proto-Slavic *korica, diminutive of Proto-Slavic *kora (“tree bark”). Cognates include Ukrainian кори́ця (korýcja), Belarusian кары́ца (karýca).
aile: кори́чневый, кори́чник
спальню мою надушила смирною, алоем и корицею; — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Arapçaقِرْفَة
يمكن إضافة المكسرات والفواكه المجففة أيضاً. — Tarçın ve kuru üzüm de eklenebilir.
Farsçaدارچین /daːr.ˈt͡ʃiːn/
cinnamon
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *dóru Proto-Indo-Iranian *dā́ru Old Persian 𐎭𐎠𐎽𐎢𐎺 (d-a-ru-u-v)der. Old Chinese 秦 (*zin)der.? Sanskrit चीन (cīna)der. Persian دارچین From Middle Persian *dār-ī-čēnīg (literally “Chinese tree”), ultimately a combination of Old Persian 𐎭𐎠𐎽𐎢𐎺 (d-a-ru-u-v, “tree”) + Sanskrit चीन (cīna, “China”) + -𐎡𐎣 (-i-k, adjectival suffix, from Proto-Indo-Iranian *-ikas). Note…
Azericedarçın
cinnamon
çekim: çoğul darçınlar · tamlayan darçının
köken: Etymology tree Proto-Indo-European *dóru Proto-Indo-Iranian *dā́ru Old Persian 𐎭𐎠𐎽𐎢𐎺 (d-a-ru-u-v)der. Old Chinese 秦 (*zin)der.? Sanskrit चीन (cīna)der. Classical Persian دَارْچِین (dārčīn)bor. Azerbaijani darçın Borrowed from Classical Persian دَارْچِین (dārčīn).
Kazakçaдаршын /dɑrˈʃən/
cinnamon, Cinnamomum
çekim: çoğul даршындар · tamlayan даршынның
köken: Borrowed from Persian دارچین (dârčin).
Özbekçedolchin, koritsa
Tatarcaдарчин
Felemenkçekaneel, kaneelachtig, kaneelboom, kaneelkleur, kaneelkleurig, met kaneelsmaak (nötr) /kaːˈneːl/
cinnamon (spice)
köken: From Middle Dutch caneel, from Old French canele, a diminutive that ultimately derives from Latin canna (“reed”).
aile: kaneelappel, kaneelboom, kaneelpoeder, kaneelstok, kaneelsuiker
En daar overheen heb ik mirre, aloë en kaneel gesprenkeld. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Portekizcecaneleira, de canela (dişil) /ka.neˈle(j).ɾɐ/
shinguard (piece of apparel to protect the shin) · cinnamon (Cinnamomum verum)
çekim: çoğul caneleiras
köken: From canela + -eira.
Já perfumei o meu leito com mirra, aloés e cinamomo. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
cinnamon (spice)
çekim: çoğul κανέλες · tamlayan κανέλας
eş: κιννάμωμο, κιννάμωμον
köken: Borrowed from Italian cannella.
aile: κανελής, κανελί
εθυμιασα την κλινην μου με σμυρναν, αλοην και κιναμωμον — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
ξύλο κανέλας
cinnamon (spice)
eş: 肉桂
köken: From English cinnamon.
aile: シナモンロール
茶処 営業時なら茶や団子などを注文できる。 — Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.
Korece계피 /ˈkje̞(ː)pʰi/
cinnamon bark, especially of Chinese cinnamon (Cinnamomum cassia)
köken: Sino-Korean word from 桂皮.
몰약과 침향과 계피를 뿌렸노라 — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
İsveççeäkta kanel, kanel
cinnamon (spice)
çekim: tamlayan kanels
aile: kanelbulle
Jag har bestänkt min bädd med myrra, med aloe och med kanel. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Kanel är gott på risgrynsgröt
Lehçecynamon, cynamonowiec, cynamonowy (eril) /t͡sɘˈna.mɔn/
cinnamon (Cinnamomum verum or Cinnamomum zeylanicum, belonging to the family Lauraceae; spice of this plant)
çekim: tamlayan cynamonu
köken: Etymology tree Latin cinnamōmumlbor. Old Polish cynamon Polish cynamon Inherited from Old Polish cynamon.
aile: cynamonowiec
Potrząsnęłam pokój swój myrrą, aloesem, i cynamonem. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Ukraynacaкори́ця, цинамо́н
Тому подобається чай з корицею. — Tom tarçınlı çayı seviyor.
cinnamon
çekim: çoğul दारचीनियाँ
köken: Borrowed from Classical Persian دارچین (dārčīn). Cognate with Bengali দারচিনি (darcini) and Marathi दालचिनी (dālcinī). Also see चीनी (cīnī, “sugar”).
Finceceyloninkaneli, kaneli, kaneli-, kanelinmakuinen, kanelinruskea, kanelipuu /ˈsei̯loninˌkɑneli/
Cinnamon, Cinnamomum zeylanicum or Cinnamomum verum (tree).
çekim: çoğul ceyloninkanelit · tamlayan ceyloninkanelin
köken: Ceylonin (genitive) + kaneli
Vuoteeseeni olen pirskoitellut mirhaa, aloeta ja kanelia. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Çekçeskořice, skořicovník, skořicový (dişil) /ˈskor̝ɪt͡sɛ/
cinnamon (spice)
çekim: çoğul skořic · tamlayan skořic
köken: From s- + Proto-Slavic *korica. Cognate with Upper Sorbian skorica and Slovak škorica.
Vykadila jsem pokojík svůj mirrou a aloe a skořicí. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Rumencescorțișoară, scorțișor (dişil) /ˌskor.tsi.ˈʃo̯a.rə/
cinnamon
çekim: tamlayan scorțișoare
köken: Diminutive form composed of scoarță (“bark”) + -ișoară, feminine of -ișor.
mi-am stropit aşternutul cu smirnă, aloe şi scorţişoară. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
cinnamon (spice)
çekim: çoğul fahéjak
köken: fa + héj
aile: fahéjas, fahéjfa
Beillatoztam ágyamat mirhával, áloessel és fahéjjal. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
İbraniceקינמון \ קִנָּמוֹן, קִנָּמוֹן
נפתי משכבי מר אהלים וקנמון׃ — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Latincecinnamōmum, cinnamum /ˈkɪn.na.mũː/
alternative form of cinnamōmum
çekim: çoğul cinnama · tamlayan cinnamī
Norveççekanelfarge, kaneltre
Jeg har strødd mitt leie med myrra, aloè og kanel. — Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
Endonezcekayu manis /ˈka.ju ˈma.nɪs/
cinnamon: · several related trees, notably the Indonesian cinnamon (Cinnamomum burmanni) and Chinese cinnamon or cassia (Cinnamomum aromaticum or Cinnamomum cassia) · a warm yellowish-brown color, the color of cinnamon.
çekim: çoğul kayu-kayu manis
köken: Compound of kayu (“wood”) + manis (“sweet”), inherited from Malay kayu manis (“cinnamon”).
Puncak dan Kawah Gunung Gede. — Tepe ve ensesi tarçın rengindedir.
Etimoloji
Arapça دارچين (da:r-i t͡ʃi:n, “Çin ağacı”) sözcüğünden
Kelime Ailesi
Örnek Cümleler
Tom tarçınlı çayı seviyor.
Tom likes tea with cinnamon.
Tarçın savaşına benzemiyor bu!
This isn't like the cinnamon challenge.
Tom sık sık kahvesine tarçın koyar.
Tom often puts cinnamon in his coffee.
Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.
I have perfumed my bed with myrrh, aloes, and cinnamon.
Pişmiş elmalara şeker ve tarçın ekle.
Add the sugar and cinnamon to the cooked apples.
Üç tane tarçınlı çörek alabilir miyim?
Could I have three cinnamon donuts?
Tarçın, bir ağacın kabuğundan elde edilir.
Pupation takes place in the bark of a tree.
Neden kahvene biraz tarçın koymayı denemiyorsun?
Why don't you try putting a little cinnamon in your coffee?
Bir çay kaşığı öğütülmüş tarçın yaklaşık iki gramdır.
A teaspoon of ground cinnamon is about two grams.
Dişi, yazın tarçın renginde benekli 4-5 yumurta yumurtlar.
Females lay 5–14 eggs per clutch in summer.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.
When I work, I limit myself to coffee and bouillon.
Vanilya ve tarçın, tatlı ekmeklerin çoğundaki önemli malzemelerdir.
Vanilla and cinnamon are important ingredients in many of the sweet breads.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelcinnamon
Genelcinnamon tree