tarçın ile cümle
tarçın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Üç tane tarçınlı çörek alabilir miyim?Could I have three cinnamon donuts?
Neden kahvene biraz tarçın koymayı denemiyorsun?Why don't you try putting a little cinnamon in your coffee?
Bir çay kaşığı öğütülmüş tarçın yaklaşık iki gramdır.A teaspoon of ground cinnamon is about two grams.
Pişmiş elmalara şeker ve tarçın ekle.Add the sugar and cinnamon to the cooked apples.
Tom tarçınlı çayı seviyor.Tom likes tea with cinnamon.
Tom sık sık kahvesine tarçın koyar.Tom often puts cinnamon in his coffee.
Tatlandırıcılar tarçın ve elma, bal ve diğer "tatlı" stilleri içerir.Flavorings include cinnamon and apple, honey, and other "sweet" styles.
Dişi, yazın tarçın renginde benekli 4-5 yumurta yumurtlar.Females lay 5–14 eggs per clutch in summer.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.When I work, I limit myself to coffee and bouillon.
Tarçın, bir ağacın kabuğundan elde edilir.Pupation takes place in the bark of a tree.
Tarçın savaşına benzemiyor bu!This isn't like the cinnamon challenge.
Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.I have perfumed my bed with myrrh, aloes, and cinnamon.
Parfüm yapımında kullanılan diğer maddeler arasında mür, tarçın ve balzam sakızı bulunmaktadır.Other substances added include myrrh, cinnamon, and balsam gum.
Vanilya ve tarçın, tatlı ekmeklerin çoğundaki önemli malzemelerdir.Vanilla and cinnamon are important ingredients in many of the sweet breads.
Bal veya esmer şeker, susam yağı, soya sosu ve bazen tarçın ile tatlandırılır.It is seasoned with honey or brown sugar, sesame oil, soy sauce, and sometimes cinnamon.
Kolombiya sıcak çikolatasında genellikle tarçın, karanfil ve vanilya bulunur.Colombian hot chocolate often includes cinnamon, cloves and vanilla.
Canelazo, tarçın ve aguardiente ile karıştırılmış aguapanela'nın alkollü bir versiyonudur.Canelazo is an alcoholic version of aguapanela mixed with cinnamon and aguardiente.
Çiçeğin yaklaşık bir ay dayanacağı ve tarçın ve diğer baharatlar gibi koktuğu söylenir.The flower will last about a month and is said to smell like cinnamon and other spices.
Tatlı şarap kekleri; bal, azaltılmış kırmızı şarap ve tarçınla yapılırdı.Sweet wine cakes were made with honey, reduced red wine and cinnamon.
Sıkça biber, tarçın veya yenibahar gibi çeşitli baharatlarla lezzetlendirilirler.Often they are seasoned with various spices like pepper, cinnamon or allspice.
Türkiye'de tarçın ya da nane katkılı çay poşeti şeklinde piyasada bulmak mümkündür.Er muss in türkischen Werkstätten zu Pfeifen oder Schmuck verarbeitet werden.
Her iki durumda da, krema sıklıkla vanilya veya portakal çiçeği suyu ve birazcıkta tarçın ile tatlandırılır.Dans les deux cas, la crème est souvent parfumée à la vanille ou à la fleur d’oranger et un peu de cannelle.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.Ils s'en servent dans le thé et dînent de riz safrané.
Daha sonra isteğe göre tarçınla harmanlanır.Decide dunque di esaudire i loro desideri il giorno dopo.
Tarçın, bir ağacın kabuğundan elde edilir.La femmina partorisce all'interno della cavità di un albero.
İsteğe bağlı olarak tarçın, anason veya vanilya da katılabilir.Для ароматизации могут быть использованы корица, семена аниса или ванили.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.وجلس على الطاولة منفراً و عزمه على شاى و فطيرة بالقرفة .
Tarçın ve kuru üzüm de eklenebilir.يمكن إضافة المكسرات والفواكه المجففة أيضاً.
Anason tohumları, tarçın, ve yaklaşık olarak 32 başka bitki özü ile lezzet kazanmıştır.A becherovka obtém seu sabor a partir da semente de anis, canela, e aproximadamente 32 outras ervas.
Tarçın, bir ağacın kabuğundan elde edilir.É derivado da resina de uma árvore.
Tarçın, bir ağacın kabuğundan elde edilir.Knotten is het verwijderen van de kruin van een boom.
Tarçın Kokulu Kız (Gabriela, Cravo e Canela), Brezilyalı yazar Jorge Amado tarafından yazılan roman.Gabriela, cravo e canela) – modernistyczna powieść brazylijskiego pisarza Jorge Amado, wydana w 1958 roku.
İkram edileceği zaman Kızamık şekeri (veya kımızı lohusa şekeri) ve tarçın ile süslenir.Vid isklättring tar sig klättraren uppåt med hjälp av stegjärn och isyxor (se isyxa).
Anason tohumları, tarçın, ve yaklaşık olarak 32 başka bitki özü ile lezzet kazanmıştır.Bittern smaksätts med anisfrön, kanel samt runt 32 andra örter.
Genellikle, yüzeyine tarçın serpiştirilerek servis edilir.Det vanligtvis service med kanel.
Tepe ve ensesi tarçın rengindedir.На пагорбі доль і традицій // Урядовий кур'єр.
İsteğe bağlı olarak tarçın, anason veya vanilya da katılabilir.Для ароматизації можуть бути використані кориця, насіння анісу або ванілі.
Tom tarçınlı çayı seviyor.Тому подобається чай з корицею.
2017 Pepsi Fire: 2017 yazında sınırlı bir süre için satılan tarçın demlenmiş bir Pepsi aroması.2017 Pepsi Fire - Fahéj ízesítésű Kóla termék, mely csak rövid ideig volt kapható 2017 nyarán.
Dişi, yazın tarçın renginde benekli 4-5 yumurta yumurtlar.Naaras tuottaa kolmesta viiteen munasäkkiä kesällä.
Genelde şampanya ve tarçın rengindedir.Useimmiten se on juovikas tai pippurin värinen.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.Tiap malam jum’at diberi sesajen berupa wedang gula dan wedang kopi.
Tepe ve ensesi tarçın rengindedir.Puncak dan Kawah Gunung Gede.
Café de olla'nın kendine özgü tadı tarçın ve piloncillodan kaynaklanır.Hương vị đặc biệt của Café de olla là do quế và piloncillo.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.Tham quan khách nhận được ngấm trà và được phục vụ trái cây hoặc bánh tự làm.
Bir masaya tek başına oturup çay ve tarçınlı çörek ısmarlar.茶処 営業時なら茶や団子などを注文できる。
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!(44:9) Все одежды Твои, как смирна и алой и касия; из чертогов слоновойкости увеселяют Тебя.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!af Myrra, Aloe og Kassia dufter alle dine Klæder. Du glædes ved Strengeleg fra Elfenbenshaller,
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!왕의 모든 옷은 몰약과 침향과 육계의 향기가 있으며 상아궁에서 나오는 현악은 왕을 즐겁게 하도다
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Pakaianmu berbau mur, gaharu dan cendana; pemain musik di istana gading membuat engkau gembira
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Szereted az igazságot, gyûlölöd a gonoszságot, azért kent fel Isten, a te Istened öröm olajával társaid fölé.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!Vsa oblačila tvoja dišé miro in aloo in kasijo, iz palač slonokoščenih te razveseljuje godba na strune.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!מר ואהלות קציעות כל בגדתיך מן היכלי שן מני שמחוך׃
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!كل ثيابك مرّ وعود وسليخة. من قصور العاج سرّتك الاوتار.
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!你 的 衣 服 、 都 有 沒 藥 沉 香 肉 桂 的 香 氣 . 象 牙 宮 中 有 絲 絃 樂 器 的 聲 音 、 使 你 歡 喜
Giysilerinin tümü mür, öd, tarçın kokuyor; Fildişi saraylardan gelen çalgı sesleri seni eğlendiriyor!你 的 衣服 、 都 有 沒藥 沉香 肉桂 的 香氣 . 象牙 宮 中 有 絲絃樂器 的 聲音 、 使 你 歡喜
Tarçın savaşına benzemiyor bu! Hepiniz manyaksınız?Non è come la sfida della cannella, voi siete folli.
Tarçın savaşına benzemiyor bu!Il n'est pas comme le défi de la canelle.
Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.Beillatoztam ágyamat mirhával, áloessel és fahéjjal.
Yatağıma mür, öd Ve tarçın serptim.dan sudah kuharumkan dengan wangi-wangian mur, cendana dan kayu manis