Ana içeriğe geç
Sözlük
/
sedef

sedef

name
TR → EN
"sedef" kelimesinin İngilizcesi: nacre, mother-of-pearl, pearl, mother of pearl, mother of pearl. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelnacrenoun
Genelmother-of-pearlnoun
Genelpearl
Genelmother of pearl
Genelmother of pearl
Genelmother of pearl

Görsel

Bulutların Arasından Sedef Gibi Parıldayan Dolunayın Büyüleyici GörünümüDoğal Sedef Kaplama Deniz Kabuğu ile Minimalist Stüdyo ÇekimiGeleneksel Sedef Kakma İşlemeli Ahşap Katlı Saklama Kutusu ve DetaylarıEtnik Ahşap Yüz Maskesi: Antik Boncuk ve Sedef İşlemeli El Sanatları Objesi

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)sedefi
Çoğul (-ler)sedefler

Tanım

•isim: Midye, istiridye vb. deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan sedefçilikte kullanılan, pırıltılı, beyaz, sert bir madde
•sıfat: Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş
•tıp: sedef hastalığı

Diğer Dillerde

Almancaperlmutt, perlmutter /pɛrlˈmʊt/
mother-of-pearl, nacre (pearly substance on the interior of shells)
çekim: tamlayan Perlmutts
köken: Shortened from now less common Perlmutter, a calque of Latin māter perlārum. The shortening possibly through reinterpretation of perlmuttern as Perlmutt + -ern instead of Perlmutter + -n.
Psoriasis ist sehr schrecklich, eine Hautkrankheit. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Fransızcanacre (dişil) /nakʁ/
mother-of-pearl (the hard pearly inner layer of certain mollusk shells)
çekim: çoğul nacres
köken: Inherited from Middle French nacre.
aile: nacré, nacrer
Œuvre d'art — Sedef Sanatı
İspanyolcaparisienne (dişil) /paɾiˈsjen/
a small size of type, standardized as 5 point
köken: Unadapted borrowing from French parisienne.
La psoriasis es una enfermedad terrible de la piel. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
a fly's eye · pearl (a small size of type, standardized as 5 point)
çekim: çoğul occhi di mosca
köken: See occhio + mosca. Coined as a typographic term by Antonio Farina, who was the first to cut such a size in Italy in 1834.
Adora la nonna materna. — Sedef'in anneannesini sevmektedir.
Rusça(женское имя), перламутр (eril) /pʲɪrɫɐˈmutr/
mother-of-pearl, nacre
çekim: çoğul перламу́тры · tamlayan перламу́тра
köken: Borrowed from German Perlmutter.
aile: перламу́тровка
Псориаз - это заболевание кожи. — Sedef bir deri hastalığıdır
Arapçaجَوْهَر, لُؤْلُؤ, لُؤْلُؤَة
ان الصدفيه مرضاً جلدياً فظيع. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Azericeinci, mirvari /inˈd͡ʒi/
pearl
çekim: çoğul incilər · tamlayan incinin
köken: From Proto-Common Turkic *yinčü, ultimately from Middle Chinese 珍珠 (MC trin tsyu) ~ 眞珠 (MC tsyin tsyu).
Kazakçaінжу, мерүерт
pearl
çekim: çoğul інжулер · tamlayan інжудің
köken: Inherited from Proto-Turkic *yinčü, from Chinese 珍珠 (zhēnzhū, “pearl”). Cognate with Bashkir ынйы (ınyı) and Turkish inci.
aile: інжулі, інжулік
Özbekçedur, gavhar, inju, marvarid
Tatarcaэнҗе
pearl
köken: From *jinǯü ~ *jenčü (“pearl”), from Sinitic 珍珠 (MC trin tsyu, “pearl”). Cognate to Bashkir ынйы (ınyı), etc.
Felemenkçeparelmoer (nötr) /ˈpaː.rəlˌmur/
mother of pearl
köken: From parel (“pearl”) + moer (“mother”).
aile: parelmoeren, parelmoervlinder
Deep Space Network Ruimtesonde — Uzaydan Sedef Adası
Portekizcepérola (dişil) /ˈpɛ.ɾo.lɐ/
pearl (rounded shelly concretion produced by certain mollusks) · a highly valuable thing or person; a gem · faux pas; blunder
çekim: çoğul pérolas
eş: perla
köken: From Old Galician-Portuguese perla, from Italian perla (“pearl”).
aile: dar pérolas a porcos, madrepérola
Fritzi Ritz (Tia Glorinha) - tia de Nancy com quem ela vive. — Anane (Güler Ökten) — Sedef'in birlikte yaşadığı anneannesi.
Yunancaμαργαριτάρ, μαργαριτάρι (nötr) /maɾ.ɣa.ɾiˈta.ɾi/
pearl · a serious mistake in grammar or syntax
çekim: çoğul μαργαριτάρια · tamlayan μαργαριταριού
Έπασχε από πορφυρία, μία μάλλον κληρονομική ασθένεια του δέρματος. — Sedef, bir tür deri hastalığı.
synonyms: linguistic terms: βαρβαρισμός (varvarismós) for grammar mistakes, σολοικισμός (soloikismós) for syntax mistakes
Japonca真珠 /ɕĩɲ̟d͡ʑɨ/
pearl
eş: 珍珠, パール, あこやだま
aile: 真珠色, 真珠貝, 真珠茅, 真珠岩, 真珠雲, 真珠光, 真珠光沢, 真珠婚式, 真珠細工, 真珠質
恐ろしい皮膚病です 治療には2万ドルかかります — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Korece진주 /t͡ɕiɲd͡ʑu/
pearl (round shelly concretion from oysters)
köken: Sino-Korean word from 眞珠/珍珠 (“pearl”).
건선은 매우 끔찍한 피부질환입니다. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
İsveççepärla
pearl; a shelly concretion of certain bivalve mollusks · something resembling a pearl; something or someone very precious
çekim: çoğul pärlor · tamlayan pärlas
aile: barockpärla, daggpärla, fettpärla, glaspärla, kasta pärlor för svin, pärlband, pärlbroderad, pärlbroderi, pärlcollier, pärlemor
Lehçeperła (dişil) /ˈpɛr.wa/
pearl (gemstone made of pearls) · pearls (necklace made of pearls) · pearl (someone or something particularly outstanding or excellent)
çekim: çoğul perły · tamlayan perły
köken: Etymology tree German Perlebor. Polish perła Borrowed from German Perle.
aile: perlisty, perlica, perlić
Łuszczyca jest bardzo straszną chorobą skóry. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Ukraynacaпе́рла, перли́на
З самого народження він хворіє на невідому хворобу, яка вплине на все його життя. — Lise dönemlerinde, kendisini hayatı boyunca rahatsız edecek sedef hastalığı ortaya çıktı.
Hintçeमुक्ता, मोती (eril) /moː.t̪iː/
pearl
çekim: çoğul मोतियों
köken: Inherited from Sauraseni Apabhramsa मोतिउ (motiu), from Prakrit 𑀫𑁄𑀢𑁆𑀢𑀺𑀅 (mŏttia), from Sanskrit मौक्तिक (mauktika).
Fincehelmi, kaihi, kapseli /ˈhelmi/
pearl (rounded shelly concretion produced by certain mollusks) · bead (small, round object, such as those attached with a thread or string to form a chain) · pearl (font size)
çekim: çoğul helmet · tamlayan helmen
köken: From Proto-Finnic *helmi, which may be a substrate word.
aile: helmeillä, helmestää, helmikkä, helminen, Helminen, helmiäinen, anaalihelmi, barokkihelmi, helmenharmaa, helmenkalastaja
Aurinkokunta Avaruudessa... — Uzaydan Sedef Adası
Çekçeperla (dişil) /ˈpɛrla/
pearl (rounded shelly concretion produced by certain mollusks)
çekim: çoğul perly · tamlayan perly
eş: skvost
Lupenka je velmi ošklivé onemocnění kůže. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Rumencemărgăritar, perlă (eril)
pearl
çekim: çoğul mărgăritari · tamlayan mărgăritarului
köken: Borrowed from Greek μαργαριτάρι (margaritári).
Psoriasis este o foarte groaznică boală a pielii. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Macarcagyöngy /ˈɟøɲɟ/
pearl (a hard round object produced by certain mollusks, often used as jewelry)
çekim: çoğul gyöngyök
köken: Inherited from Old Hungarian *dzsindzsü, borrowed from Bulgar *ǯinǯü, whence also Old East Slavic жьньчюгъ (žĭnĭčjugŭ), further from Proto-Common Turkic *yinǯü, ultimately from Middle Chinese 珍珠 (trin tsyu), 真珠 (tsyin tsyu, “true pearls”), whence Mandarin 珍珠 (zhēnzhū). Compare Old Turkic 𐰖𐰅𐰨𐰇 (yénčü), Turkish inci.
aile: gyöngyös, gyöngyözik, fagyöngy, gyöngybagoly, gyöngybetű, gyöngyélet, gyöngyhalász, gyöngyház, gyöngykagyló, gyöngysor
A bal alsó képen láthatunk egy gyöngyszülőt ami a tengervízből alakul ki. — Sol altta deniz suyundan oluşmakta olan bir sedef resmi var.
İbraniceמַרְגָּלִית, פְּנִינָה
פסוריאזיס הינה מחלה קשה מאוד של העור. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Latincebāca, margarita (dişil) /mar.ɡaˈriː.ta/
pearl · a term of endearment
çekim: çoğul margarītae · tamlayan margarītae
köken: Etymology tree Proto-Indo-Iranian *mr̥gás Proto-Iranian *mr̥gáhder. Proto-Iranian *mŕ̥ga-ahri-ita-der.? Ancient Greek μαργᾰρῑ́της (margărī́tēs)der. Latin margarīta Derived from Ancient Greek μαργᾰρῑ́της (margărī́tēs).
aile: margarītārius, margarītātus, margarītifer
Et duodecim portae duodecim margaritae sunt per singulas et singulae portae erant ex singulis margaritis[…]
Endonezcemutiara /mutiˈara/
pearl
çekim: çoğul mutiara-mutiara
köken: From Malay mutiara, from Sanskrit मुत्यहार (mutyahāra) as मुत्य (mutya, “pearl”) + हार (hāra, “garland”).
aile: indung mutiara
Frambusia, penyakit kulit sejenis bisul. — Sedef, bir tür deri hastalığı.
Vietnamcangọc trai, trân châu /ŋawk͡p̚˧˨ʔ t͡ɕaːj˧˧/
pearl
köken: ngọc (“gem”) + trai (“mussel”).
Vảy nến là một bệnh ngoài da rất kinh khủng. — Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Bulgarcaмаргари́т
Прабаба ѝ е била известна знахарка. — Dedesi ünlü bir sedef kakma ustası idi.

Etimoloji

(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)

Örnek Cümleler

Sedef'in anneannesini sevmektedir.
Then he loves the man's sister.
Dilinim yüzeyleri sedef parıltıdır.
Her tongue was exploring mine.
İç yüzeyi sedef tabakası ile örtülmüştür.
The capsule is coated with a wart-like covering.
Sedef ve Kemal adında iki kardeşi vardır.
She has two elder siblings, Sedef and Kemal.
Sedef hastalığı çok korkunç bir deri hastalığı.
Psoriasis is very dreadful disease of the skin.
Atik Sinan Mimar Sinan Sedefkar Mehmed Ağa Mimar Kasım
Atik Sinan Mimar Sinan Sedefkar Mehmed Agha Mimar Kasım
Sedefteki inciler gibi olan gençler yanlarında dolaşırlar.
And young attendants like pearls within their shells, will go round.
Sol altta deniz suyundan oluşmakta olan bir sedef resmi var.
On the lower left there is a picture of mother of pearl forming out of seawater.
Siyah, sedefli ve metalik boya, tüm modellerde isteğe bağlıydı.
Black, pearlescent or metallic paint were optional on all models.
Sadıkcan'ın tarını, altın ve sedef ile süslediği söylenmiştir. [1]
Sadigjan himself was reported of having decorated his tar with gold and nacre.[1]
Sade ve basit olanların yanında sedefli ve işlemelilerine de rastlamak mümkündür.
They best know what the soldiers and what themselves can bear.
Sümer mezarlarında rastlanan ilk sedef işçiliği örnekleri de bu iddiayı güçlendirmektedir.
Human sacrifices found in early royal tombs reinforce this view.
sedef ile daha fazla örnek cümle →

İlgili / Bileşik Terimler

Genelpsoriasis
Genelrue
Genelrutaceae
Birleşik Kelimeler
sedef hastalığısedef kakmasedef otuçayırsedefiduvarsedefikeçisedefi
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod