süs eşyası

TR → EN
"süs eşyası" kelimesinin İngilizcesi: jewellery. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Geneljewellery

Görsel

Geleneksel El Dokuması Boncuklu Geometrik Desenli Püsküllü Süs EşyasıPembe Flamingo Heykeli ve Yumurtasıyla Dekoratif Süs Eşyası Stüdyo ÇekimiAntika Süslü Cam Bardak: Siyah Beyaz Dekoratif Ev Eşyası Fotoğrafı

Diğer Dillerde

AlmancaSchmuck /ʃmʊk/
pretty, spruce
çekim: karşılaştırma schmucker · üstünlük am schmucksten
eş: Dekoration, Zierde, Verschönerung, Beiwerk, Accessoire
köken: Borrowed from Middle Low German smuk (“supple, bendsome, pleasing, beautiful, petite, cute”) (compare Middle Low German smuk (“ornament, jewellery”)), from Old Saxon *smuk, *smukk, from Proto-Germanic *smukkaz (“flexible, bendsome, easy”).
Fransızcabijoux, joaillerie /bi.ʒu/
plural of bijou
Un jour, un pêcheur a attrapé une sirène. — Fakat bir gün balıkçılar tarafından yakalanmış, ve bir süs eşyası haline getirilmiştir.
İspanyolcaalhaites (disused), alhajas, joyas, joyeles, joyería /aˈlaxas/
plural of alhaja
La paciencia es el temperamento más hermoso; la ciencia es el adorno más hermoso. — Sabır en güzel huy, ilim en güzel süs eşyasıdır.
İtalyancabigiotteria, gioielleria (dişil) /bi.d͡ʒot.teˈri.a/
costume jewelry · costume jeweler's; costume jewelry store
çekim: çoğul bigiotterie
köken: From French bijouterie (“jewellery shop”).
Rusçaбижуте́рия, драгоце́нности, украше́ния, ювели́рные изде́лия
До 1937 года она создала более 500 орнаментов. — 1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.
Arapçaمُجَوْهَرَات
يستخدم في الدهانات المائية بكافة انواعها كمادة رابطة . — Her çeşit süs eşyâsında, bilhassa gerdanlık olarak kullanılmaktadır.
Kazakçaзергерлік бұйымдар
Özbekçejavohirot
Felemenkçesieraad (nötr) /ˈsi.raːt/
ornament, piece of jewellery
çekim: çoğul sieraden
köken: Borrowed in early modern times from German Zierat (“ornament, decoration”) (modern spelling Zierrat).
Portekizcejoalheria, joias (dişil) /ʒu.a.ʎeˈɾi.ɐ/
jewelry store
çekim: çoğul joalherias
eş: joalharia
köken: Borrowed from French joaillerie.
ονομαστική, αιτιατική και κλητική πληθυντικού του κόσμημα
Japoncaジュエリー, 宝飾品 /d͡ʑɨe̞ɾʲiː/
jewellery
köken: Borrowed from English jewelry.
Korece보석류, 장신구, 주얼리
İsveççesmycke (nötr)
a piece of jewelry
çekim: çoğul smycken · tamlayan smyckes
köken: Borrowed from Middle Low German smuk or from German Schmuck. Cognate of Danish, Norwegian Bokmål, and Norwegian Nynorsk smykke.
aile: bärnstenssmycke, diamantsmycke, granatsmycke, guldsmycke, halssmycke, hängsmycke, juvelsmycke, klämsmycke, korallsmycke, kuttersmycke
I dag används öronen som hundmat. — Hançerler günümüzde süs eşyası olarak da kullanılmaktadır.
Lehçebiżuteria (dişil) /bi.ʐuˈtɛ.rja/
jewellery
çekim: tamlayan biżuterii
eş: biżu
köken: Etymology tree French bijouteriebor. Polish biżuteria Borrowed from French bijouterie. First attested in 1819.
damska biżuteria
męska biżuteria
artystyczna biżuteria
Ukraynacaбіжуте́рія, прикра́си, ювелі́рні ви́роби, ювелі́рні прикра́си
До 1937 року вона створила більше 500 орнаментів. — 1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.
Hintçeआभूषण, गहना (eril) /ɑː.bʱuː.ʂəɳ/
jewellery
çekim: çoğul आभूषणों
köken: Learned borrowing from Sanskrit आभूषण (ābhūṣaṇa).
Fincekorut
nominative plural of koru · jewelry
Sodan aikana osa entisestä veturitallista purettiin tiiliä tarvittaessa. — Antik çağlardan beri gerek inşaat malzemesi, gerekse süs eşyası olarak camdan faydalanılmaktadır.
Çekçeklenoty, šperky (eril) /ˈklɛnotɪ/
nominative/accusative/vocative/instrumental plural of klenot
çekim: çoğul klenotů · tamlayan klenotů
Rumencebijuterii
Magazinul vinde tot felul de ornamente. — Dükkan her türlü süs eşyası satıyor.
Macarcaékszer /ˈeːksɛr/
jewel (valuable object for ornamentation)
çekim: çoğul ékszerek
köken: ék + szer
aile: ékszerész
İbraniceתַּכְשִׁיט, תַּכְשִׁיטִים
כבר ידוע שבמאה ה-21 ידע חשוב יותר מאשר הון. — 21. yüzyılda ise mumlar daha çok süs eşyası konumundadırlar.
Latinceōrnāmentum
Dancasmykker
jewelry, jewellery · indefinite plural of smykke
Vietnamcađồ châu báu, đồ kim hoàn, đồ nữ trang
Bulgarcaбижу́та, на́кити
До 1937 г. тя създава повече от 500 орнамента. — 1937'ye kadar dokumacılıkla 500'den fazla süs eşyası yarattı.
Slovencenakit
Estoncaehted

Örnek Cümleler

Dükkan her türlü süs eşyası satıyor.
The shop sells all sorts of bric-à-brac.
Hepsinden de taze et (balık) yersiniz ve giyeceğiniz süs eşyası çıkarırsınız.
Yet from each you eat tender meat, and extract jewelry which you wear.
Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik.
We were forced to carry people's ornaments.
Hepsinden de taze et yersiniz ve takındığınız (inci, sedef gibi) süs (eşyası) çıkarırsınız.
And yet from each ye eat flesh fresh and bring forth the ornaments that ye wear.
süs eşyası ile daha fazla örnek cümle →