sürtmek

verb
TR → EN

Çekim Tablosu

Geniş zamansürtemem
Şimdiki zamansürtebiliyor
Gelecek zamansürtecek
Geçmiş zamansürtemedi
Şartsürtemese
Gerekliliksürtememeli
Emirsürt

Tanım

•başıboş dolaşmak, yararsız dolaşmak
•bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
•dokundurmak
•Bir şeyi bastırarak başka bir şey üzerinden geçirmek
•Dokundurmak
•Yararsız dolaşmak; başıboş dolanmak

Diğer Dillerde

Rusçaсильно тереть, скитаться; слоняться

Örnek Cümleler

İki yalıtkan objeyi birbirine sürtmek büyük bir statik elektrik oluşturur.
Rubbing two nonconductive objects generates a great amount of static electricity.
sürtmek ile daha fazla örnek cümle →