oturmuş
B2 seviye
TR → EN
Görsel




Tanım
•yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş, stabil
•Belli bir yere yerleşmiş
Atasözü & Deyim
“Gelin altın taht getirmiş, çıkmış kendisi oturmuş”
Diğer Dillerde
Rusçaустойчивый, стабильный
Нет. Я сижу и думаю о тебе. — Yo burda oturmuş seni düşünüyorum.
Korece안정의
그래서 우리 레스토랑 마시는 커피에 앉아 — Biz restoranda oturmuş, kahve içiyorduk.
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Tom oturmuş.
Tom is seated.
Tom oturmuş kaldı.
Tom remained seated.
Oturmuş olarak kal!
Remain seated!
Ben oturmuş kaldım.
I remained seated.
Başında oturmuşlar,
As they sat around it
Herkes oturmuş kaldı.
Everyone remained seated.
Benim yerime oturmuşsun.
You are in my spot.
Sen oturmuş olabilirsin.
You may be seated.
Oturmuş olarak kalın lütfen.
Remain seated, please.
O, şehirde karaya oturmuştu.
She was stranded in the city.
Tom yerde oturmuş ağlıyordu.
Tom was sitting on the floor, crying.
Lütfen oturmuş biçimde kalın.
Please remain seated.
İlgili Sorular
Hilary Duff konserinde ön sırada, sahneye çok yakın oturmuş olan var mı?
Hilary Duff'un sahne önündeki en ön sırada oturmuş bir izleyici var mı?
Altı aylık ipek böceğim Slipknot, saman içinde oturmuş gibi davranıyor. Bu bir aldatma mı yoksa pamuk tutma yöntemi mi?
Altı aylık ipek böceğim Slipknot, saman içinde oturmuş gibi görünüyor. Onu kandırmak mı yoksa pamuk gibi tutmak mı gerekir?
Bir adam Dünya Kupası finali biletleriyle oturmuş, yanındaki koltuğun boş olup olmadığını soran birine "Hayır, boş" demiş. Diğer kişi "Böyle bir organizasyonda kim oturmaz ki?" demiş. Adam, "Koltuk bana ait, eşimle gelmek istiyorduk fakat o vefat etti. Bu, evlendiğimizden beri birlikte izlediğimiz ilk final" diye yanıtlamış. Karşısındaki kişi "Üzgünüm" demiş.