noktalamak
TR → EN
"noktalamak" kelimesinin İngilizcesi: punctuate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelpunctuate
Tanım
•Nokta koymak
•Yazıda noktalama işaretlerini yerli yerine koymak
•mecaz: Sona erdirmek, bitirmek
Diğer Dillerde
Almancainterpunktieren
to punctuate
çekim: geçmiş interpunktierte · ortaç interpunktiert · şimdiki interpunktiert · ulaç interpunktierend
Man müsse bereit sein, diese auszumerzen. — Bunları ayırmak için noktalamak gerekir.
Fransızcaponctuer /pɔ̃k.tɥe/
to punctuate
çekim: geçmiş ponctué · ortaç ponctué · şimdiki ponctue · ulaç ponctuant
eş: parsemer
köken: Borrowed from Medieval Latin punctuāre, from Latin punctus.
İspanyolcapuntuar /punˈtwaɾ/
to punctuate · to score or gain points
çekim: geçmiş puntué · ortaç puntuado · şimdiki puntúa
eş: calificar
köken: Borrowed from Medieval Latin pūnctuāre (“to mark with a point, to prick”).
İtalyancainterpungere /in.terˈpun.d͡ʒe.re/
to punctuate (to add punctuation to)
çekim: geçmiş interpùnto · ortaç interpùnto · şimdiki interpùnge · ulaç interpungènte
köken: From the Latin interpungere (“to place points between words; to point or punctuate”).
Portekizcepontuar /põ.tuˈa(ʁ)/
to punctuate
çekim: geçmiş pontuei · ortaç pontuado · şimdiki pontua
köken: Borrowed from French ponctuer, from Medieval Latin pūnctuāre (“to mark with points”), from Latin pūnctus, perfect passive participle of pungō (“to prick, to punch”).
İsveççeinterpunktera