Ana içeriğe geç
Sözlük
/
mazgal

mazgal

noun
TR → EN
"mazgal" kelimesinin İngilizcesi: embrasure. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelembrasurenoun

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)mazgalı
Yönelme (-e)mazgala
Bulunma (-de)mazgalda
Çıkma (-den)mazgaldan
Tamlayan (-in)mazgalın
Çoğul (-ler)mazgallar

Tanım

•isim: mazgal deliği
•Yağmur sularını kanalizasyon şebekesine çekmek için kullanılan üzeri parmaklıklı demirle kapatılmış delik
•Gizlenmiş top, makineli tüfek vb. silah namlularının içinden geçirilip düşmana görünmeden ateş edebilmelerini sağlamak amacıyla açılmış ince yarık veya delik
•askerlik: Tanklarda gözetleme yapmak için açılmış delik

Diğer Dillerde

AlmancaScharte, Schießscharte (dişil) /ˈʃaʁtə/
notch, cut, cleft · embrasure · a cut, defect in a blade
çekim: çoğul Scharten · tamlayan Scharten
köken: From Middle High German scharte f, also schart f or m, from the adjective Old High German *scart (“wounded, cut up”, attested in liduscart), from Proto-Germanic *skardaz. Related with German scheren (“to shear”). Cognate with Middle Dutch schaert m, Middle Low German schārt n, Old English sceard n, Old Norse skarð n. All possibly from Proto-Germanic *skardą, although the deviating genders in…
aile: Alpenscharte, eine Scharte auswetzen, Hasenscharte, schartig, Schießscharte
Sie haben nicht gesagt: — "Tarzımız mazgallar.
Fransızcaébrasure, embrasure
Résultat de l’ébrasement.
eş: ébrasement
Ils ne disaient pas: — "Tarzımız mazgallar.
İspanyolcatronera (dişil) /tɾoˈneɾa/
small window; porthole · embrasure · pocket
çekim: çoğul troneras
köken: From trueno.
No dijeron: — "Tarzımız mazgallar.
Rusçaвоен. амбразура, бойница
Они не говорили: — "Tarzımız mazgallar.
Arapçaمَزْغَل
لم يقولو"اسلوبنا الشبكات لنجعل المنزل شبكي" — "Tarzımız mazgallar. Sandalyeyi de mazgallı yapalım." demediler.
Azericemazğal
Felemenkçeschietgat (nötr) /ˈsxit.xɑt/
loophole, embrasure
çekim: çoğul schietgaten
eş: embrasure, schietsleuf, kogelgat
köken: Compound of schieten + gat.
Zij zeiden niet: — "Tarzımız mazgallar.
Portekizcetroneira (dişil) /tɾoˈne(j).ɾɐ/
embrasure, crenel (indentation between the merlons of a battlement)
çekim: çoğul troneiras
O telhado era plano, possuia uma balaustrada e tinha uma cúpula no topo. — Çatısı mazgallı olup, bir kuleye sahipti.
Yunancaμασγάλι, πολεμίστρα, σμαγδάλι (dişil)
battlement, embrasure and/or merlon
çekim: çoğul πολεμίστρες · tamlayan πολεμίστρας
köken: From Byzantine Greek πολεμίστρα (polemístra), from πολεμῶ.
Πάνω σε αυτό υπάρχουν κατσίκια. — Bunun üzerinde mazgallar görünür.
İsveççeembrasyr
embrasure
çekim: çoğul embrasyrer · tamlayan embrasyrs
köken: From Middle French embrasure.
Lehçeambrazura (dişil) /am.braˈzu.ra/
embrasure · casing (trim around a door or window)
çekim: çoğul ambrazury · tamlayan ambrazury
köken: Etymology tree French embrasurebor. Polish ambrazura Borrowed from French embrasure. First attested in 1828.
Nie mówili "Nasz styl to krata. — "Tarzımız mazgallar.
Finceampuma-aukko, embrasyyri /ˈɑmpumɑˌ(ʔ)ɑu̯kːo/
embrasure, crenel (indentation for shooting between merlots in a battlement)
çekim: çoğul ampuma-aukot · tamlayan ampuma-aukon
köken: ampuma- (third infinitive stem) + aukko
Jos hän on muuri, rakennamme sille hopeasta harjan; jos hän on ovi, sen setrilaudalla suljemme." — Eğer o bir sursa, Üzerine gümüş mazgallı siper yaparız; Eğer bir kapıysa, Sedir tahtalarıyla onu kaplarız.
Bulgarcaбо́йница, мазга́л
Не са казали: — "Tarzımız mazgallar.
Galceagorfa, saethdwll (dişil) /aˈɡɔrva/
aperture, vent, orifice · outlet · anus
çekim: çoğul agorfeydd
köken: agor (“open”) + -fa
Makedoncaпушкарница, стрелачница

Etimoloji

From Ottoman Turkish مزغل (mazgal), from Arabic مَزْغَل (mazḡal).

Eş & Zıt Anlamlılar

Örnek Cümleler

Hiç mazgal yok.
There are no loopholes.
"Tarzımız mazgallar.
They didn't say, "Our style is grids.
Belki bir mazgal var.
Maybe there's a loophole.
Burcun doğusu mazgal deliklidir.
The date of Uccello's birth is somewhat speculative.
Kayık bir kanalizasyon mazgalına düşer.
The ship jumps to an empty part of space.
Sandalyeyi de mazgallı yapalım." demediler.
Let's make the chair griddy."
Mazgal delikleri ve zincir ona bir fikir verir .
He panics and flees, and the figure gives chase.
İçleri her türden çerçöple dolu mazgallar gibi...
THERE ARE METAL GRATES TO AVOlD, ALONG WlTH ALL SORTS OF DEBRlS.
mazgal ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
mazgal deliğimazgal dişimazgal siperimazgal şevi
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod