kucak kucak
TR → EN
Görsel




Tanım
•sıfat, mecaz: Bol bol
•Kucaklanabilecek miktarda olan
Atasözü & Deyim
“Kardeş kardeşi bıçaklamış, dönmüş yine kucaklamış”
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Onlar kucaklaştı.
They embraced.
Tom'u kucaklayın.
Give Tom a hug.
Riski kucaklayın.
Embrace risk.
Tom beni kucakladı.
Tom gave me a big hug.
Ben onu kucakladım.
I gave her a hug.
Onu kucaklamıyorum.
I don't hug her.
Onu kucaklamalıyız.
We should embrace that.
Korkuyu kucaklayın.
Embrace fear.
Onlar onu kucakladı.
They hugged her.
Büyükanneni kucakla.
Give your grandmother a hug.
Ayıcık kucaklaşması!
Bear Hug! He said it.
Tom oğlunu kucakladı.
Tom embraced his son.
İlgili Sorular
Sizi her zaman ön planda tutan, ihtiyaç duyduğunuzda bir omuz ve bir kucak sunan birini tanıdığınızda ne hissederdiniz?
Kadınlar, siz hangisini daha çok beğenirsiniz: sarılmak mı yoksa kucaklaşmak mı?
Hanımlar, sarılmayı mı yoksa kucaklaşmayı mı tercih edersiniz?
Boyu uzun ve komik bir gençle 2-3 aydır görüşüyorum, derslerimiz aynı değil ama sık sık koridorda karşılaşıyoruz. Son birkaç gündür her seferinde kucaklaşıyoruz, bu neyi gösterir?
2-3 aydır tanıdığım bu uzun boylu ve esprili gençle sınıflarımız ayrı ama sık sık aynı koridorlarda karşılaşıyoruz. Son zamanlarda her buluşmamızda kucaklaşıyoruz, bu bir işaret mi?