kontrolsüz
C2 seviye
TR → EN
"kontrolsüz" kelimesinin İngilizcesi: wildcat. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelwildcat
Görsel

Tanım
•Bir kontrole tabi tutulmamış olan.
•Kendini kontrol edemeyen, iradesiz kimse
Diğer Dillerde
AlmancaWildkatze (dişil) /ˈvɪltˌkatsə/
wildcat (Felis silvestris)
çekim: çoğul Wildkatzen · tamlayan Wildkatzen
köken: wild (“wild”) + Katze (“cat”)
aile: asiatische Wildkatze, europäische Wildkatze
Wie ich sagte, es ist ungefiltert und roh. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Fransızcachat sauvage (eril) /ʃa so.vaʒ/
wildcat · raccoon (Procyon lotor)
çekim: çoğul chats sauvages
eş: chat libre, chat haret, haret
Comme je l'ai dit, c'est cru et non filtré. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
İspanyolcagato montés, gato salvaje (eril)
wildcat (Felis silvestris) · bobcat (Lynx rufus) · gray fox (Urocyon cinereoargenteus)
çekim: çoğul gatos monteses
aile: gato montés de Norteamérica, gato montés euroasiático, gato montés europeo, gato montés sudamericano
Como dije, es crudo, sin filtros. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
İtalyancagatto selvatico (eril)
wild cat (type of cat)
çekim: çoğul gatti selvatici
Come ho detto, è grezzo, non filtrato. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Rusçaди́кая ко́шка, лесна́я ко́шка, лесно́й кот
Как я уже говорил, оно не обрабатывается и не фильтруется. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Arapçaضَيْوَن
وكما أسلفت، يمتاز بحواره الحر، والمنقول بحذافيره. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Farsçaگربه بیابانی, گربهی وحشی
Portekizcegato-bravo, gato-montês, gato-selvagem (eril) /ˌɡa.tuˈbɾa.vu/
wildcat (Felis silvestris)
çekim: çoğul gatos-bravos
eş: gato-montês
köken: Literally, “undomesticated cat”.
Como disse, é puro e duro, não é filtrado. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Yunancaαγριόγατα (dişil)
wildcat
çekim: çoğul αγριόγατες · tamlayan αγριόγατας
köken: αγριό- (agrió-, “wild”) + γάτα (gáta, “cat”)
Όπως είπα, είναι χύμα, είναι αφιλτράριστος. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
İsveççevildkatt
wildcat; bobcat
çekim: çoğul vildkatter · tamlayan vildkatts
Vi är beroende av varandras sällskap. — Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.
Lehçeżbik (eril) /ˈʐbik/
wildcat (Felis silvestris)
çekim: çoğul żbiki · tamlayan żbika
eş: zdeb
köken: Inherited from Old Polish zbik. The current form is a result of hypercorrection to avoid mazuration.
aile: żbikowaty
Jak mówiłem, jest surowe, niefiltrowane. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Finceluvaton, metsäkissa, villi, villikissa /ˈluʋɑton/
unauthorized, illicit
çekim: karşılaştırma luvattomampi · üstünlük luvattomin
köken: lupa + -ton
aile: luvattomasti, luvattomuus
Hänellä on hysteriansa, minulla katolisuuteni. — Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.
Çekçekočka divoká
Jak jsem řekl, je neupravovaný a nefiltrovaný. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Macarcadög, vadmacska /ˈdøɡ/
carrion, carcass (the body of a dead animal) · beast · woman (a sexually attractive woman)
çekim: çoğul dögök
köken: Of unknown origin.
aile: döglik, döglődik, dögös, döglégy
És ahogy mondtam, nyers, szűretlen. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Norveççevillkatt
Kreft er en sykdom som skyldes ukontrollert deling av celler i kroppen. — Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.
Bulgarcaдива котка
И както казах, то е сурова и неподправено. — Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
Letoncameža kaķis
Katalancagat salvatge
Galiçyacagato bravo
Baskçabasakatu /bas̺akatu/
wildcat
çekim: çoğul basakatuak · tamlayan basakaturen
köken: From basa- (combining form of baso (“forest, wilderness”)) + katu (“cat”).
İrlandacafia-chat
Etimoloji
kontrol + -süz
Örnek Cümleler
Tom kontrolsüzce ağladı.
Tom cried uncontrollably.
Sami kontrolsüzce ağlıyordu.
Sami was crying uncontrollably.
Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.
As I said, it's raw, it's unfiltered.
Kontrolsüz bir yaşam sefalete yol açar.
An uncontrolled life leads to misery.
Tom kontrolsüz bir biçimde hıçkırıyordu.
Tom was sobbing uncontrollably.
Tom kontrolsüz biçimde titremeye başladı.
Tom began to shiver uncontrollably.
Mary aniden kontrolsüzce ağlamaya başladı.
Mary suddenly started crying uncontrollably.
Bir tür kontrolsüz pozitif geri beslemedir.
It is a kind of uncontrolled positive feedback.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.
She has her hysteria.
Tom kontrolsüz bir şekilde titremeye başladı.
Tom started shaking uncontrollably.
Bu hastalık kontrolsüz yangın gibi yayılıyor.
This disease spreads like wildfire.
Sen pek kontrolsüz (hysterical) görünmüyorsun.
Yet you don't seem in the least hysterical.
İlgili Sorular
Sürekli açlık ve kontrolsüz yemek yeme ile ortaya çıkan genetik bozukluk hangisidir?
Fransız ve İtalyanların yakaladığı Azzurri zombisinin parçalarıyla yapılan bir proje, kontrolsüz klonlamaya yol açabilir mi?
1) Yolculuk sırasında sık sık öfke patlaması (road rage) yaşıyor musunuz? Yaşıyorsanız, en çok hangi durum sizi kızdırıyor?
2) Kar yağışı çok olan bölgelerde, kaygan yollarda sürücülerin tehlikeli ve kontrolsüz sürüşleri sizi rahatsız ediyor mu?
3) Sizin yol öfkeniz hangi davranışları içeriyor?
Kendi görüşüm: Başka bir sürücünün hayatımı tehlikeye atacak bir hata yapması, özellikle kışın kaygan yollarda çılgınca araç kullanması tek öfke kaynağım. İnsanlar yol koşullarını dikkate alarak biraz erken hareket etse, bu sorun ortadan kalkabilir.
Başka birinin evinde çocukların kontrolsüzce koşup oynaması normal mi?