kontrolsüz ile cümle

kontrolsüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom kontrolsüz bir şekilde titremeye başladı.Tom started shaking uncontrollably.
Tom kontrolsüzce ağladı.Tom cried uncontrollably.
Tom kontrolsüz bir biçimde hıçkırıyordu.Tom was sobbing uncontrollably.
Bu hastalık kontrolsüz yangın gibi yayılıyor.This disease spreads like wildfire.
Mary aniden kontrolsüzce ağlamaya başladı.Mary suddenly started crying uncontrollably.
Mary yüzünü ellerinin içine gömdü ve kontrolsüzce ağladı.Mary buried her face in her hands and sobbed uncontrollably.
Kontrolsüz bir yaşam sefalete yol açar.An uncontrolled life leads to misery.
Tom kontrolsüz biçimde titremeye başladı.Tom began to shiver uncontrollably.
Sami kontrolsüzce ağlıyordu.Sami was crying uncontrollably.
ICAO'ya göre F ve G sınıfı hava sahaları kontrolsüzdür.According to the airspace classes set by ICAO, both class F and class G airspace are uncontrolled.
Atrisyon öncelikle mineyi etkiler ama eğer kontrolsüz ise altına yatan dentine ilerleyebilir.Attrition initially affects the enamel and, if unchecked, may proceed to the underlying dentin.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Lung cancer is a disease characterized by uncontrolled cell growth in the lung tissue.
Kontrolsüz hava sahaları, kontrollü hava sahaları dışında kalan sahalardır.The reaction control system is the only way to control spacecraft attitude outside the atmosphere.
Helyumun içindeki hidrojenin bu kontrolsüz füzyonu termonükleer kaçak olarak bilinir.The uncontrolled fusion of hydrogen into helium is known as thermonuclear runaway.
Dediğim gibi, ham ve kontrolsüz.As I said, it's raw, it's unfiltered.
Sen pek kontrolsüz (hysterical) görünmüyorsun.Yet you don't seem in the least hysterical.
Onun kontrolsüzlüğü, benim Katolikliğim var.She has her hysteria.
Ve bugün penguenler için iki tehdit var: kontrolsuz balık avlanması ve küresel ısınma.And the two main threats to penguins today are overfishing and global warming.
"Arjantin gibi kontrolsüz bir şekilde iflas etmemiz çok daha tehlikeli olurdu.""It would have been very dangerous for us to have an uncontrolled default like Argentina," he said.
1940'lar ve 1980'ler arasında, kapsamlı ve kontrolsüz ağaç kesimi ciddi ormansızlaşmaya yol açtı.Between the 1940s and 1980s, extensive, uncontrolled logging led to severe deforestation.
Bir tür kontrolsüz pozitif geri beslemedir.It is a kind of uncontrolled positive feedback.
Dokular ölür ve içinden idrar ve/veya dışkının kontrolsüzce geçtiği bir delik oluşur.The tissues die and a hole forms through which urine and/or feces pass uncontrollably.
Aşırı kontrolsüz hareketler gözlenebilir.Überflüssige Fragen können vermieden werden.
Lösemide kontrolsüz biçimde çoğalırlar.Der Schuss löst sich unkontrolliert.
Ortaya çıkan "şok" kas spazmları olarak görünen kontrolsüz kas seğirmeleridir.Un incrédulo Strage rechaza lo visto como alucinaciones relacionadas con el estrés.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Recordemos que el cáncer es una división incontrolada de células mutadas.
Kontrolsüz bağlantı ise 802.1X PAE tarafından, EAPOL çerçevelerini göndermek ya da almak için kullanılır.La porta non controllata è utilizzata dal 802.1X PAE per trasmettere e ricevere i frame EAPOL.
O kadar kontrolsüzdür ki Kyoshi Köprüsü'nde kalmıştır.È attraversato dal ponte Ōnaruto, che è la parte meridionale del ponte di Akashi Kaikyō.
Daw: Kontrolsüz bir hava bükücüdür.Воздухозаборник — нерегулируемый.
Kontrolsüz bağlantı ise 802.1X PAE tarafından, EAPOL çerçevelerini göndermek ya da almak için kullanılır.A porta não controlada é usada pelo 802.1X PAE para transmitir e receber pacotes(quadros) EAPOL.
Daw: Kontrolsüz bir hava bükücüdür.Skroplone powietrze jest bladoniebieskie.
Çarpık kentleşme ve kontrolsüz göç mahalledeki doğal görünümü bozmaktadır.Överskott eller underskott av energi rubbar homeostasen.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Lungcancer är en cancersjukdom som orsakas av okontrollerad celldelning av lungvävnad.
Kontrolsüz bağlantı ise 802.1X PAE tarafından, EAPOL çerçevelerini göndermek ya da almak için kullanılır.Неконтрольований порт використовується 802.1X PAE для передачі та прийому кадрів EAPOL.
Lösemide kontrolsüz biçimde çoğalırlar.Může se nepohlavně množit pučením.
O kadar kontrolsüzdür ki Kyoshi Köprüsü'nde kalmıştır.Hän oli tunnetun Kyuss-yhtyeen basisti.
Lösemide kontrolsüz biçimde çoğalırlar.Ο κανονιοβολισμός ηκολούθη αδιάκοπος.
Tam bugünlerde Dilek’in karşısına Aydın çıkar ve kontrolsüz arzusunu Dilek’e yöneltir.Οι ευσεβείς πόθοι κρύβουν πίσω τους την επίκληση στο συναίσθημα και αποτελεί πλάνη αγνοίας ελέγχου.
Beynin normalde çalışması ile ilgili elektriğin aşırı ve kontrolsüz yayılımı sonucu oluşur.Denne skyldes en plutselig og ukontrollert forstyrrelse av hjernebarkens elektriske aktivitet.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Kreft er en sykdom som skyldes ukontrollert deling av celler i kroppen.
O kadar kontrolsüzdür ki Kyoshi Köprüsü'nde kalmıştır.Hal ini sangat umum dijumpai pada batu bara Miosen.
ICAO'ya göre F ve G sınıfı hava sahaları kontrolsüzdür.国際民間航空機関 (ICAO) により定義されている空域のクラスでは、FとGのクラスが非管制空域である。
Laringospazm, gırtlakta kontrolsüz/istemsiz kas kasılmasıdır.^ 英語: runaway は、暴走、あるいは制御不能の意。
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Rak pluća je bolest obilježena nekontroliranim rastom stanica u tkivu pluća.
Daw: Kontrolsüz bir hava bükücüdür.Balón je neriaditeľný aerostat.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Pljučni rak je bolezen, za katero je značilna nenadzorovana rast celic v tkivih pljuč.
Aşırı kontrolsüz hareketler gözlenebilir.Lahko je prisotna neizmerna želja po gibanju.
Akciğer kanseri, akciğer dokularındaki hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı bir hastalıktır.Plaučių vėžys yra nekontroliuojamas ląstelių dauginimasis plaučių audiniuose.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.Ilmuwan yang serius terlibat di bidang ini menekankan bahwa teknik-teknik ini sepenuhnya belum dicoba.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.이 연구에 관련된 진지한 과학자들은 모두다 이런 기술들이 전혀 검증되지 않았다고 입을 모으고 있어요.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.Os cientistas sérios envolvidos nesta investigação reiteram que estas técnicas estão inteiramente por testar.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.Poważni naukowcy zaangażowani w te badania wszyscy podkreślają, że te techniki wcale nie były testowane.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.Seriózní vědci, kteří jsou do tohoto výzkumu zapojeni, zdůrazňují, že tyto metody nejsou vůbec otestované.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.Сериозните учени, участващи в това изследване всички подчертават, че тези техники са напълно неизследвани.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.Серйозні вчені, що беруть участь в цьому дослідженні всі підкреслюють, що ці методи абсолютно не тестувалася.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.Серьёзные учёные, проводящие эти исследования, в один голос заявляют, что эти приёмы совсем не исследованы.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.המדענים הרציניים שמעורבים במחקר הזה מדגישים כולם שהשיטות האלה בכלל לא נבדקו.
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.ان العلماء المشتركين في هذا البحث يشددون على ان كل هذه الحلول او التجارب لم تختبر بعد
Bu araştırmada bulunan ciddi bilim adamları kullanılan tekniklerin tamamen kontrolsüz olduğunu vurguluyor.この手法は完全に立証された訳ではないと 強調します 効果が有るのかどうかも
Bu kontrolsüz gidişe izin verirseniz, kimyasal bağlar oluşmaya ve kırılmaya devam eder.만약에 그런 변화를 불규칙적으로 하게 된다면, 화학적 결합을 만들고 부수는 일을 계속 하게 되죠 그리고 이는 후라이팬에 눌어 붙어서

İlgili Sayfalar