Die konjunkturelle Entwicklung wird an der Auslastung der Kapazitäten einer Volkswirtschaft gemessen. — Konjonktürsel gelişim, milli ekonomi kapasitesinin tam olarak kullanılmasıyla ölçülür.
köken: Alteration (after Latin conjunctus) of Old French conjointure, from conjoint.
aile: conjoncturel
Chaque ligne possède un matériel roulant qui lui est propre et qui est incompatible avec l'autre. — Ona göre, her konjonktür dalgasının kendine özgü özellikleri bulunmaktadır ve birbirinden farklıdır.
Mohou se překrývat, stejně jako se mohou překrývat i skupiny populace, jichž se týkají. — Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz ve
Bulgarcaконюнкту́ра, стече́ние на обстоя́телствата
Оттогава досега повечето страни по света са приели официалната дефиниция. — Günümüz dünya konjonktüründe hemen hemen bütün devletlerin bu kurallara riayet ettiği görülmektedir.