Konjonktürsel gelişim, milli ekonomi kapasitesinin tam olarak kullanılmasıyla ölçülür.Die konjunkturelle Entwicklung wird an der Auslastung der Kapazitäten einer Volkswirtschaft gemessen.
Ona göre, her konjonktür dalgasının kendine özgü özellikleri bulunmaktadır ve birbirinden farklıdır.Chaque ligne possède un matériel roulant qui lui est propre et qui est incompatible avec l'autre.
1990'ların ortalarında iki olay ekonomideki konjonktürün değişmesine yol açtı.Pe la mijlocul anilor '70, două evenimente au concurat la scăderea tirajului.
Günümüz dünya konjonktüründe hemen hemen bütün devletlerin bu kurallara riayet ettiği görülmektedir.Оттогава досега повечето страни по света са приели официалната дефиниция.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veModeli in kategorije kriminala se lahko prekrivajo, tako kot populacije, na katere se nanašajo.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veMohou se překrývat, stejně jako se mohou překrývat i skupiny populace, jichž se týkají.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veTypisk har undersøgelserne kigget på mønsteret af overtrædelser inden for kontrollerede befolkningsgrupper,
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veZarówno modele, jak i kategorie przestępstw mogą się pokrywać, podobnie jak populacje, których dotyczą.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veZum Zusammenhang zwischen Drogenkonsum bzw. -handel und