Ana içeriğe geç
Sözlük
/
keten tohumu

keten tohumu

/ce.ten to.huˈmu/
noun
TR → EN
"keten tohumu" kelimesinin İngilizcesi: linseed, flaxseed. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genellinseednoun
Genelflaxseednoun

Görsel

Keten tohumu dolu kahverengi kase - sağlıklı atıştırmalıkEv Yapımı Ispanak Salatası: Avokado ve Keten Tohumu ile Besleyici Lezzet

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)keten tohumunu
Yönelme (-e)keten tohumuna
Bulunma (-de)keten tohumunda
Çıkma (-den)keten tohumundan
Tamlayan (-in)keten tohumunun
Çoğul (-ler)keten tohumları

Tanım

•isim: Keten bitkisinin, yağı çıkarılan veya dövülerek hekimlikte kullanılan küçük taneleri; bezir, zeyrek (II)
•argo: Önemsiz, değersiz kimse

Diğer Dillerde

AlmancaLeinsamen (eril) /ˈlaɪ̯nˌzaːmən/
linseed, flaxseed
çekim: tamlayan Leinsamens
eş: Flachssamen
köken: Lein + Samen
aile: Leinsamenöl
Und, wissen Sie, er hatte diese wohl riechende Weichheit, und er roch ein wenig nach Leinsamenöl. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Fransızcagraine de lin, linette
Graine de lin.
Il avait, vous savez, cette douceur parfumée, ça sentait un peu l'huile de graines de lin. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
İspanyolcalina, linaza
Nombre de pila de mujer.
Olía un poco de aceite de linaza. — Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
İtalyancaseme di lino (eril)
flaxseed, linseed
çekim: çoğul semi di lino
Un vino delicatamente profumato, con un aroma che ricorda l'olio di lino. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Rusçaльняно́е се́мя
И правда, у него такая мягкость запаха, оно немного пахло льняным маслом. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Arapçaبَذْر الْكَتَّان
ورائحة تشبه رائحة زيت الكتان نوعا ما — Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Farsçaبذرکتان, بزرک, زغیره
Felemenkçelijnzaad, vlaszaad (nötr) /ˈlɛi̯nzaːt/
linseed, flaxseed
çekim: çoğul lijnzaden
eş: vlaszaad
köken: From lijn (“linum, flax”) + zaad (“seed”).
aile: lijnzaadbrood, lijnzaadcultuur, lijnzaadeegde, lijnzaadkaf, lijnzaadkneuzer, lijnzaadkoek, lijnzaadkorrel, lijnzaadmeel, lijnzaadolie, lijnzaadoogst
En hij had een geurige zachtheid, en hij rook een beetje naar lijnzaadolie. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Portekizcelinhaça (dişil) /lĩˈɲa.sɐ/
linseed (seeds of the flax plant)
çekim: çoğul linhaças
Tinha um aroma suave, e cheirava um pouco a óleo de linhaça. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Yunancaλιναρόσπορο, λιναρόσπορος
ο σπόρος του λιναριού
İsveççelinfrö
Lehçesiemię lniane (nötr) /ˈɕɛ.mjɛ ˈlɲa.nɛ/
flaxseed, linseed
çekim: tamlayan siemienia lnianego
köken: Literally, “flaxen oilseed”.
Miał taką aromatyczną miękkość, pachniał trochę jak olej lniany. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Hintçeअलसी
Fincepellavansiemen /ˈpelːɑʋɑnˌsie̯men/
linseed, flaxseed
çekim: çoğul pellavansiemenet · tamlayan pellavansiemenen
köken: pellavan (“of flax”, genitive) + siemen (“seed”)
Çekçelněné semeno, lněné semínko
Mělo to svou voňavou jemnost a vonělo trochu lněným olejem. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Macarcalenmag
Nos, megvolt az illatos puhasága, és egy kicsit lenolajszagú volt. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Dancahørfrø
linseed, flaxseed
çekim: çoğul hørfrøene · tamlayan hørfrøs
köken: Compound of hør (“flax”) and frø (“seed”).
Og I ved, den havde denne duftende blødhed, og den lugtede lidt af linolie. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Norveççelinfrø
Bulgarcaленено семе
Притежаваше една ароматна мекота и миришеше малко на масло от ленено семе. — Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
Galiçyacaliñaza (dişil) /liˈɲaθa̝/
flaxseed, linseed
çekim: çoğul liñazas
köken: From Old Galician-Portuguese linaça (13th century, Cantigas de Santa Maria), from liño + -aza. Compare Portuguese linhaça and Spanish linaza.
Galcehad llin, llinad (eril)
linseed, flaxseed
köken: llin (“linen”) + had (“seed”).
aile: llinad bach, llinad crythog, llinad dail eiddew, llinad di-wraidd, llinad mawr, llinad y dŵr
İrlandacaros, ros lín (eril) /ɾˠɔsˠ/
linseed, flaxseed
çekim: tamlayan rois
köken: From Old Irish ros (“linseed”).
aile: ros cnáibe, ros copóige, ros gafainne, ros lachan, ros moinge mire, ros neanta, ros uisce
İzlandacahörfræ /ˈhœr.fraiː/
linseed, flaxseed
çekim: çoğul hörfræin · tamlayan hörfræs
köken: From hör (“flax, linseed”) + fræ (“seed”).
aile: hörfræolía, hörfræskaka
Ég keypti súkkulaði með hörfræjum.
Hörfræ slíma í raka.
Tagalogcalinas
LüksemburgcaFluesssom (eril) /ˈflue̯sˌzoːm/
linseed
çekim: çoğul Fluesssomen
köken: From Fluess (“flax”) + Som (“seed”).

Etimoloji

By surface analysis, keten (“flax”) + tohum (“seed”).

Örnek Cümleler

Tom her sabah yulaf ezmesine bir yemek kaşığı keten tohumu ekler.
Tom adds a tablespoon of ground flaxseeds to his oatmeal every morning.
Keten tohumu bitkisinden yağ üretildi ve sınırlı sayıda baharat ve şifalı bitki vardı.
Oil was produced from the linseed plant and there was a limited selection of spices and herbs.
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.
And you know, it had this fragrant softness, and it smelled a little bit of linseed oil.
Kanada'nın buğday, yulaf, keten tohumu ve arpa üretimi ağırlıklı olarak bu alandan gelir.
Canada's production of wheat, oats, flaxseed, and barley come mainly from this area.
Granola, özellikle keten tohumu içeriyorsa, sindirimi iyileştirmek için sıklıkla kullanılır.
Granola, particularly if it includes flax seeds, is often used to improve digestion.
Bu gösteriler arasında kağıt üretimi, keten tohumu üretimi ve bira bira imalatı bulunmaktadır.
Among these demonstrations are paper production, linseed production, and beer brewing.
1872'de Karl Heinrich Ritthausen, Tahıl, baklagil ve keten tohumunda protein organlarını yayınladı.
In 1872 Karl Heinrich Ritthausen publishes Protein bodies in grains, legumes, and linseed.
keten tohumu ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod