Ana içeriğe geç
Sözlük
/
karakeçi

karakeçi

TR → EN
"karakeçi" kelimesinin İngilizcesi: barbel. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelbarbel

Tanım

•kıl keçisi
•sazana benzer bir tatlı su balığı (Barbus fluviatilis)
•Sazana benzer bir tatlı su balığı
•Vücut rengi beyazdan siyaha kadar değişmekle beraber en çok siyah renklisi görülen yerli bir keçi türü

Diğer Dillerde

AlmancaBarbe (dişil)
barbel (fish)
çekim: çoğul Barben · tamlayan Barben
eş: Barbel, Barm, Barme, Barmen, Barmbat, Barbine
aile: Bärbling, Flussbarbe, Italienische Barbe, Zebrabarbe
Dieser Aktions- und Gedenktag ist populärer. — Bu ziyaret ve şenlik Karakeçililerin bayramıdır.
Fransızcabarbeau (eril) /baʁ.bo/
barbel (fish) · pimp, procurer · cornflower (plant)
çekim: çoğul barbeaux
köken: Inherited from Old French barbel (“barbel fish”), from Vulgar Latin *barbellus, from Late Latin barbulus, diminutive of Latin barbus (“a type of fish”).
Ces moyens symbolisent et amplifient la célébration de ce dimanche. — Bu ziyaret ve şenlik Karakeçililerin bayramıdır.
İspanyolcabarbo (eril) /ˈbaɾbo/
barbel
çekim: çoğul barbos
köken: Inherited from Late Latin barbus, from Latin barba (“beard”).
Tercero, las tensiones en las órbitas de sus satélites. — Burunca mahallesi Karakeçili Yörüklerine mensuptur.
İtalyancabarbiglio, barbio (eril) /barˈbiʎ.ʎo/
barb · barbel · wattle
çekim: çoğul barbigli
köken: Probably from barba + -iglio.
Rusçaусач (eril) /ʊˈsat͡ɕ/
A man with a mustache, especially a large one. · barb (fish) · longhorn beetle
çekim: çoğul усачи́ · tamlayan усача́
eş: усатик, марена, дровосек-усач
köken: From ус (us, “moustache”) + -ач (-ač).
aile: настоя́щий уса́ч, чёрный уса́ч, уса́ч дубо́вый
Они живут в своего рода эмоциональном и социальном пятне…». — "İdari ve Sosyal Açıdan Karakeçili Aşiretleri ve Yerleşmeleri".
Farsçaزردهپره, سبیلک
Kazakçaқаяз, сүген
Felemenkçebarbeel (eril) /bɑrˈbeːl/
barbel (Barbus barbus) · some not closely related marine basses (perch) of genus Mullus, including the 'bearded' species Mullus barbatus
çekim: çoğul barbelen
köken: From Middle Dutch barbeel, from Old French barbel.
aile: zeebarbeel
Het titelpersonage komt hier uit voort. — Karakeçili Yürkleri de buradan geliyor sanırım.
Portekizcebarbilhão, barbilho (eril) /baʁ.biˈʎɐ̃w̃/
barbel (whisker-like sensory organs of certain fish) · an appendix that hangs from the beak of certain birds
çekim: çoğul barbilhões
Assim o estado de um nó é deduzido do estado de seus filhos. — Karakeçili köyünün tarihi, Oğuzlar'a dayanmaktadır.
İsveççebarb
Rummet kan ha en sittning för upp till 45 personer. — Bursa genelinde 54 civarında Karakeçili mahallesi vardır.
Lehçebrzana, wąsik (dişil) /ˈbʐa.na/
barbel (fish of the genus Barbus), especially the common barbel (Barbus barbus) · girl
çekim: çoğul brzany · tamlayan brzany
eş: brzana pospolita
köken: From mrzana, from Proto-Slavic *merna.
aile: brzanka
Ukraynacaвусач, марена
Fincebarbi /ˈbɑrbi/
barb (type of cyprinid fish)
çekim: çoğul barbit · tamlayan barbin
köken: < English barb
aile: haibarbi, hopeabarbi, ilveilijäbarbi, juovaimubarbi, keltabarbi, kirjobarbi, kirsikkabarbi, kuonobarbi, leväbarbi, loistobarbi
Çekçeparma (dişil) /ˈparma/
barbel (freshwater fish of the genus Barbus)
çekim: çoğul parmy · tamlayan parmy
aile: parmička
Měšťané přísahají pomstu a volají do boje pod heslem „Vítězství Papouchovi“. — Karakeçili oymağı, Kurtuluş Savaşı’na “Bolşevik Taburu” adı altında katılır.
Rumencemreană (dişil) /ˈmre̯a.nə/
barbel (fish)
çekim: çoğul mrene · tamlayan mrene
köken: Borrowed from Bulgarian мряна (mrjana), from Proto-Slavic *merna.
Nu prea interacționează cu celelalte personaje. — Darısı öbür Karakeçililerin başına olsun.
Macarcabajusz, márna /ˈbɒjus/
moustache · whisker (one of the long, projecting hairs growing at the sides of the mouth of a cat, or other animal) · barbels (whisker-like sensory organs, located around the mouth of certain fish, including catfish, carp, goatfish, sturgeon, and some types of shark)
çekim: çoğul bajuszok
köken: Of unknown origin.
aile: bajszos, bajuszos, bajszú, bajuszú, bajuszka, somolyog, mosolyog, bazsalyog a bajsza alatt
Ezt a jellemzést azon a szinten adhatjuk meg összetétellel, amilyen szinten „szétszedjük” az anyagokat. — “Karakeçili” aşireti bir müddet bu bölgeyi “yaylak” olarak kullanır.
1872, Mór Jókai, Az arany ember (Timar’s Two Worlds), part 1, chapter 2, translated by Mrs. Hegan Kennard
Latincebarbus /ˈbar.bʊs/
barbel
çekim: çoğul barbī · tamlayan barbī
köken: From barba (“beard”).
Endonezcesungut /ˈsuŋʊt/
barbel: whisker-like sensory organs, located around the mouth of certain fish, including catfish, carp, goatfish, sturgeon, and some types of shark · moustache
çekim: çoğul sungut-sungut
köken: Inherited from Malay sungut.
aile: bersungut, bersungut-sungut, sungut leter
Slovakçamrena (dişil) /mrena/
barbel (any fish of the genus Barbus)
köken: Etymology tree Proto-Slavic *merna Slovak mrena Inherited from Proto-Slavic *merna.
aile: mrení, mrenička, mrenka
İrlandacasprochaille (dişil) /ˈsˠpɾˠɞxəl̪ˠ/
dewlap · bag of loose, baggy skin (e.g. under the eyes) · wattle, gill (of a bird or person)
çekim: çoğul sprochaillí · tamlayan sprochaillí
köken: Probably connected to preiceall (“dewlap, double chin”).
aile: sprochailleach, sprochailleacht
Ermeniceբեղլու
Belarusçaмірон (eril) /mʲiˈron/
a male given name, Miron, equivalent to English Myron
çekim: çoğul міро́ны · tamlayan міро́на
aile: Мірцік, Мірук, Мірась, Міраш
Makedoncaмрена, мренка (dişil) /ˈmrɛna/
barbel (fish)
çekim: çoğul мрени
köken: Inherited from Proto-Slavic *merna.

Örnek Cümleler

Kayı boyundan Karakeçili Türkmen aşiretinden insanlar iskan edilmişlerdir.
Deforestation destroyed trees turkeys need to roost in.
Ancak bu cemaatlerin ne kadarının Karakeçili aşiretine bağlı olup olmadığı belli değildir.
However it is not clear that such stable gradients exist.
karakeçi ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod