kıvrak

C2 seviye
TR → EN
"kıvrak" kelimesinin İngilizcesi: lissome, tripping. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genellissome
Geneltripping
Görsel
Kıvrak uzun kulaklı tavşan portresi - çayırda
Tanım
•Bir soyadı.
•canlı, hareketli, atik, yaşayan
•Akıcı; işlek
•Canlı, hareketli, atik
•Güzel, gösterişli (erkek)
•İnce tülbent veya ipekli baş örtüsü
•Tez iş gören, çabuk davranan, farfara, fırtına gibi
•Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi
Diğer Dillerde
İspanyolcatrasoñante, tripeante
Tu lengua se hace más corta. — Dilleri çok kıvraktır.
Rusçaискусный, дельный, активный, ловкий, проворный, живой
Значит, ток был, но что-то мешало. — Bir sapı yoktu ama kıvraktı.
Etimoloji
(Bu girdinin köken kısmı şimdilik eksiktir. Lütfen eklenmesine yardımcı olun ve sonrasında {{kökenisteniyor}} şablonunu kaldırın.)
Örnek Cümleler
O kıvrak zekalı bir adam.
He is a quick-witted man.
Kıvrak ve ayağına çabuktu.
He suddenly got to his feet.
Tom kıvrak zekalı, değil mi?
Tom is quick-witted, isn't he?
Bir sapı yoktu ama kıvraktı.
There were no clouds but there was lightning.
O, kıvrak zekalı bir adamdır.
He is a man of wit.
Mina'nın sesi kıvrak bir soprano olup üç oktavlık aralığa sahiptir.
Mina is a soprano with great agility and a range of three octaves.
"Sağlıklı vücuda, kıvrak zekaya ve uysal fıtrata sahip olandır."[1]
"He who has a healthy body, a resourceful mind and a docile nature."[1]
Tarski dışa dönük, kıvrak zekalı, iradeli, enerjik ve keskin dilli idi.
Tarski was extroverted, quick-witted, strong-willed, energetic, and sharp-tongued.
Kıvrak zekalıdır, alaycı ve anlamsız bir espri anlayışı olan ukala bir tiptir.
He is a smart-aleck teenager with a lightning-fast wit and a sarcastic and deadpan sense of humor.
Bu adamı tatmin edemezdiniz. " Yaşlı beyazlar hakkında bir başka şaka daha.Ha ha.Kıvrak zeka.
You couldn't satisfy this guy. "Another joke on old white males. Ha ha.
kıvrak ile daha fazla örnek cümle →