kıvrımlı

C2 seviye
TR → EN
"kıvrımlı" kelimesinin İngilizcesi: crispate, turbinate, -nated, squiggly. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcrispate
Genelturbinate, -nated
Genelsquiggly

Görsel

Kıvrımlı taş patikası işaretli yürüyüş yoluKıvrımlı yol ve orman manzarası - doğa fotoğrafıFırça Darbeleriyle Canlandırılmış Kıvrımlı Ağaç Dijital TabloSaar Nehri kıvrımlı akışı - sisli sonbahar manzarası

Tanım

•kıvrımı olan.
•Büklümleri olan

Diğer Dillerde

mit zahlreichen Schnörkeln versehen; viele geschwungene Verzierungen aufweisend
eş: schnörkelhaft
"Unser Stil sind Kurven. Lass uns das Haus kurvig machen." — Evi de kıvrımlı yapalım." demediler.
İspanyolcagarabatoso
Crestas — Kıvrımlı bir şekle sahip. . .
Rusçaимеющий завиток, витой, имеющий сгиб, изгиб
Пыльники гладкие. — Pullar kıvrımlıdır.
Felemenkçekronkelend
twisting
çekim: karşılaştırma kronkelender · üstünlük kronkelendst
Laten we dit huis vol ronde vormen maken." — Evi de kıvrımlı yapalım." demediler.
Portekizcesinuosa, sinuosas, sinuoso, sinuosos /si.nuˈɔ.zɐ/
feminine singular of sinuoso
Esta pequena membrana interna enrolada, deixe-me dar um nome a ela. Então, eles são cristas, no plural. — Kıvrımlı bir şekle sahip. . .
İsveççesnirklig
swirly, squiggly (having many swirls) · ornate, flowery
çekim: karşılaştırma snirkligare · üstünlük snirkligast
köken: snirkel (“swirl, squiggle”) + -ig (“-y”)
Ritar krokiga masklika streck. Skriven av Tyler Pierce, 2001. — Kıvrımlı solucan- yolu gibi çizer. Yazar Tyler Pierce.
Hon skriver lite väl snirkligt för min smak
Lehçezygzakowaty
biegnący zygzakiem, w linii, która co kawałek załamuje się
Pofałdowana błona wewnętrzna, podpiszę ją. Złożona jest z grzebieni. — Kıvrımlı bir şekle sahip. . .
Fincekiemurainen, kiemurteleva, koukeroinen /ˈkie̯murɑi̯nen/
twisty, turning, looping · intricate, entangled, challenging
çekim: karşılaştırma kiemuraisempi · üstünlük kiemuraisin
köken: kiemura + -inen
aile: kiemuraisesti, kiemuraisuus, kimurantti
Matomaisesti kiemurtelevia ratoja. Tekijä: Tyler Pierce; 2001. — Kıvrımlı solucan- yolu gibi çizer. Yazar Tyler Pierce.

Etimoloji

kıvrım + -lı

Örnek Cümleler

Kıvrımlı bir şekle sahip. . .
This little convoluted inner membrane, let me give it a label. So they are cristae, plural.
Omuzundaki o kıvrımlı şey ne?
What's that thing squirming on your back?
Evi de kıvrımlı yapalım." demediler.
Let's make the house curvy."
Kartallar kıvrımlı gagalara sahiptir.
Eagles have curved beaks.
Yani kıvrımlı bir arazi şekli yaygındır.
Having an integrated shackle for the tack is common.
Banliyölerde caddeler kıvrımlı ve dardır.
Streets are often twisted and narrow in the suburbs.
Sen şişman değilsin. Sen kıvrımlı hatlara sahipsin.
You're not fat. You're curvy.
Sen kıvrımlı hatlara sahip değilsin. Sen şişmansın.
You're not curvy. You're fat.
Lotan , Yam'ın kıvrımlı , yedi başlı yılan müttefiki.
Lotan, the twisting, seven-headed serpent ally of Yam.
Şu kıvrımlı, yapışkan sinek kağıtlarını bilir misiniz?
You know those curly, sticky flypapers?
Kıvrımlı solucan- yolu gibi çizer. Yazar Tyler Pierce.
Draws squiggly worm-like paths. Written by Tyler Pierce; 2001.
Kireç taşından kıvrımlı duvarlar 4,5 metre genişliğindeydi.
Walls was folded of limestone and was up to 4,5 meters wide.
kıvrımlı ile daha fazla örnek cümle →