Kıvrımlı bir şekle sahip. . .
This little convoluted inner membrane, let me give it a label. So they are cristae, plural.
Omuzundaki o kıvrımlı şey ne?
What's that thing squirming on your back?
Evi de kıvrımlı yapalım." demediler.
Let's make the house curvy."
Kartallar kıvrımlı gagalara sahiptir.
Eagles have curved beaks.
Yani kıvrımlı bir arazi şekli yaygındır.
Having an integrated shackle for the tack is common.
Banliyölerde caddeler kıvrımlı ve dardır.
Streets are often twisted and narrow in the suburbs.
Sen şişman değilsin. Sen kıvrımlı hatlara sahipsin.
You're not fat. You're curvy.
Sen kıvrımlı hatlara sahip değilsin. Sen şişmansın.
You're not curvy. You're fat.
Lotan , Yam'ın kıvrımlı , yedi başlı yılan müttefiki.
Lotan, the twisting, seven-headed serpent ally of Yam.
Şu kıvrımlı, yapışkan sinek kağıtlarını bilir misiniz?
You know those curly, sticky flypapers?
Kıvrımlı solucan- yolu gibi çizer. Yazar Tyler Pierce.
Draws squiggly worm-like paths. Written by Tyler Pierce; 2001.
Kireç taşından kıvrımlı duvarlar 4,5 metre genişliğindeydi.
Walls was folded of limestone and was up to 4,5 meters wide.
kıvrımlı ile daha fazla örnek cümle →