kükürt
/cyˈcyɾt/
noun
TR → EN
"kükürt" kelimesinin İngilizcesi: sulfur, sulfur , sulphur, brimstone, sulfur, sulfur. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Bilimsulfurnoun
Genelsulfur , sulphur
Genelbrimstone
Genelsulfur
Genelsulfur
Görsel

Çekim Tablosu
Belirtme (-i)kükürdü
Yönelme (-e)kükürde
Bulunma (-de)kükürtte
Çıkma (-den)kükürtten
Tamlayan (-in)kükürdün
Çoğul (-ler)kükürtler
Tanım
•atom numarası 16 olan, doğada saf veya başka cisimlerle birleşik olarak bulunan, sarı renkli element, sülf (simgesi S)
•Bilecik ili Yenipazar ilçesine bağlı bir köy.
•Çankırı ili Atkaracalar ilçesine bağlı bir köy.
•Kütahya ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
•Atom numarası 16, atom ağırlığı 32,06 olan, 119 derecede eriyen ve 444 derecede kaynayan, doğada saf veya başka cisimlerle birleşik olarak bulunan, sarı renkli element
Diğer Dillerde
Almancaschwefel /ˈʃveːfəl/
sulfur, brimstone (chemical element, S, atomic number 16)
çekim: tamlayan Schwefels
eş: Sulfur
köken: From Middle High German swevel, from Old High German sweval, from Proto-Germanic *sweblaz; cognate with Gothic 𐍃𐍅𐌹𐌱𐌻𐍃 (swibls).
Unterzeichnet: Protokoll über Schwefelemissionen zum CLRTAP — İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları Protokolü
FransızcaSoufre (eril) /sufʁ/
sulfur
çekim: çoğul soufres
köken: Inherited from Middle French soufre, from Old French sulfre, soffre, from Latin sulfur, sulphur, sulphure, from Proto-Indo-European *swelplos, from the root *swel- (“to burn, smoulder”).
aile: sentir le soufre, soufrer
Le soufre est un élément essentiel à la vie. — Kükürt yaşam için gereklidir.
to sulfur (to treat with sulfur) · to bleach
çekim: geçmiş azufré · ortaç azufrado · şimdiki azufra
köken: From azufre + -ar.
Muchos murieron por esto. Hay minería de azufre en Biliran. — Biliran'da kükürt madenciliği yapılıyor.
İtalyancacedronella, solforare, sulfureo, zolfo (dişil)
lemon balm (plant) · brimstone (butterfly)
çekim: çoğul cedronelle
eş: melissa
köken: From cedrone + -ella.
Firma: protocollo sulle emissioni di zolfo della CLRTAP — İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları Protokolü
Rusçaхим. сера
Они оба родились в покоях, объятых пламенем. — Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı.
Arapçaكِبْرِيت, كِبْرِيتِيّ
تجانس الوردي والرمادي، بورتريه زيت على قماش، 1881. — Kükürtlü Kibrit, tual üzerine yağlı boya, 1882.
match, matchstick · sulfur, brimstone
çekim: çoğul کبریتها
köken: Borrowed from Arabic كِبْرِيت (kibrīt, “sulfur, match”), from Aramaic כִּבְּרִיתָא (kiḇrīṯā) / ܟܶܒܪܺܝܬܳܐ (kĕḇrīṯā, “sulfur”), from Akkadian 𒆠𒀀𒀭𒀀𒇉 (kibrītu, “sulfur; firebrand”).
Kazakçaкүкірт /kʉˈkirt/
sulphur/sulfur · match (a device to make fire)
köken: From Persian گوگرد (gugerd). Cognate with Azerbaijani kükürd, Bashkir көкөрт (kökört), Chuvash кӳкӗрт (kük̬ĕrt), Georgian გოგირდი (gogirdi), Urdu گوگرد (gugird, gogird), Kyrgyz күкүрт (kükürt), Ottoman Turkish گوگرد (gûgird), Mongolian хүхэр (xüxer), Tatar күкерт (kükert), Turkish kükürt, Turkmen kükürt, Uzbek oltingugurt, Uyghur گۈڭگۈرت (günggürt), etc.
Özbekçeoltingugurt, олтингугурт
Felemenkçezwavel (eril) /ˈzʋaː.vəl/
the element sulfur
eş: sulfer
köken: From Middle Dutch swēvel, swāvel, from Old Dutch *sweval, from Proto-Germanic *sweblaz.
aile: zwavelachtig, zwavelarm, zwavelhoudend, zwavelig, zwavelrijk, zwavelvrij, zwaveldioxide, zwavelen, zwavelkopje, zwavelregen
In Biliran vindt zwavelmijnbouw plaats. — Biliran'da kükürt madenciliği yapılıyor.
Portekizceenxofre (eril) /ẽˈʃo.fɾi/
sulfur · an atom of sulfur
çekim: çoğul enxofres
köken: From Old Galician-Portuguese suffre (with the prefix en-), from Latin sulfur, sulphur, suphure, from Proto-Indo-European *swelplos, from the root *swel- (“to burn, smoulder”). Compare Galician xofre and Spanish azufre. Doublet of súlfur.
Estabelece "tectos" ou limites para quatro poluentes: dióxido de enxofre (SO — Sadece kükürt dioksit (SO
Yunancaθείο (nötr)
sulphur (UK), sulfur (US) (used in chemical discourse)
çekim: tamlayan θείου
köken: Learned borrowing from Ancient Greek θεῖον, θέειον (theîon, théeion, “sulphur”).
aile: θειικός, θειοθειικός, θειοκυανικός, θειοπηγή, θειούχος, θειώδης, θειωρυχείο, θείωση
Οι πρωτεΐνες είναι απαραίτητες για τη ζωή. — Kükürt yaşam için gereklidir.
Japonca硫黄。
取り除く際に生産されています — Benzin atığı olan kükürt elde edebilmek için üretilmektedir
Korece멧노랑나비, 석유황, 유황, 유황색, 유황색의, 황아 /juβwa̠ŋ/
sulfur
köken: Sino-Korean word from 硫黃.
그에게 속하지 않은 자가 그 장막에 거하리니 유황이 그 처소에 뿌려질 것이며 — Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.
İsveççecitronfjäril, svavel, svavla
brimstone
çekim: çoğul citronfjärilar · tamlayan citronfjärils
Folsyra behövs för celltillväxten. — Kükürt yaşam için gereklidir.
Lehçesiarka (dişil) /ˈɕar.ka/
sulfur (element) · synonym of zapałka
çekim: tamlayan siarki
eş: S
köken: Etymology tree Proto-Slavic *sěra Old Polish siara Polish siara Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish siarka From siara + -ka.
aile: bezsiarkowy, siarczysty, siarkowy, siarczan, siarczek, siarczyn
Obie strony wycofały się z płonącego Kolna. — Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı.
Ukraynacaсі́рка
Музика — це вода, вона необхідна для життя. — Kükürt yaşam için gereklidir.
Fincerikinkeltainen, rikittää, rikki, sitruunaperhonen, tulikivi, tulimmainen /ˈrikinˌkeltɑi̯nen/
sulfur (of a sulfur color)
çekim: çoğul rikinkeltaiset · tamlayan rikinkeltaisen
köken: rikin (genitive) + keltainen
Maatalouden osuus pelkästään typpiyhdiste ammoniakki (NH — Sadece kükürt dioksit (SO
Çekçesíra (dişil) /ˈsiːra/
sulfur (chemical element)
çekim: çoğul síry · tamlayan síry
köken: Etymology tree Proto-Slavic *sěra Old Czech síra Czech síra Inherited from Old Czech síra, from Proto-Slavic *sěra.
Podepsaný dokument: Protokol o dalším snížení emisí síry k CLRTAP — İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları Protokolü
brimstone, sulfur
çekim: tamlayan pucioase
köken: Either from feminine of pucios, from puți or from a Vulgar Latin root *puteōsa, from Latin puteō. Compare Italian puzzoso. Cf. also the name of the Italian city Pozzuoli, from the Latin name Puteoli, referring to the sulfuric smell in the area.
S-a semnat: Protocolul privind emisiile de sulf la CLRTAP — İmzalanan: CLRTAP’ye Kükürt Emisyonları Protokolü
Macarcacitromlepke, kén, kénkő, kénsárga /ˈt͡sitromlɛpkɛ/
brimstone or common brimstone (Gonepteryx rhamni)
çekim: çoğul citromlepkék
köken: citrom (“lemon”) + lepke (“butterfly”)
A mezőgazdaság önmagában a kibocsátott — Sadece kükürt dioksit (SO
İbraniceגָּפְרִית, לִימוֹנִית
כי דוברת לשון האש בה שרפו את עצמם השניים. ... — Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı.
sulfur, brimstone · lightning
çekim: çoğul sulphura · tamlayan sulphuris
köken: Hellenised variant of earlier sulpur. Etymology uncertain, but likely related to Proto-Germanic *sweblaz (“sulfur”). *The *sw- in the Germanic term suggests a root *swelp-, which could have arisen as a blend of *selp- (“fat, oil”) and *swel- (“to burn”) or alternatively, be a non-Indo-European Wanderwort. *If the comparison with *sweblaz is set aside, the Latin form can simply be derived from the…
Dancacitronsommerfugl, svovl, svovle
sulphur
çekim: tamlayan svovls
köken: From Middle Low German swavel, from Old Saxon sweval, from Proto-Germanic *sweblaz. Related to Latin sulfur.
i hans Telt har Undergang hjemme, Svovl strøs ud på hans Bolig; — Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.
Svovlet hentes op fra undergrunden ved at pumpe overophedet vand (125°C) ned gennem borehuller til svovllagene.
Når man strøg svovlstikken mod fx en væg, var gnidningsvarmen nok til at antænde phosphoret, der derefter antændte svovlet.
Det måtte være svovlen, der lugtede så fælt.
Norveççesvovel
Folk som ikke hører ham til, bor i hans telt; det strøes svovel over hans bosted. — Çadırında ateş oturacak, Yurdunun üzerine kükürt saçılacak.
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish كوكرد (kükürd, “sulfur”), from Classical Persian گوگرد (gugerd).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümleler
Blende Kükürt
Blende Brimstone – sulfur
Kükürtte çürüme 3.
Putrefaction in sulphur 3.
Kükürt döngüsü (genel)
The Sulfur cycle (in general)
Kükürtün oksidasyon hali
Sulfur oxidation state
Vücuttaki kükürt çözeltisi 4.
Solution of bodily sulphur 4.
S0 : doğal veya elementel kükürt
S0: native, or elemental, sulfur
Beyaz ışığın kükürt çözeltisi 5.
Solution of sulphur of white light 5.
Kükürt dioksit bir dezenfektandır.
Sulfur dioxide is a disinfectant.
Biliran'da kükürt madenciliği yapılıyor.
Sulphur mining is happening in Biliran.
Önce metabolizma: Demir ve kükürt dünyası
Metabolism first: iron–sulfur world
Burada ekstra olarak KÜKÜRT madenide bulunuyor.
There is also evidence of deeper mining here.
Kükürtlü Kibrit, tual üzerine yağlı boya, 1882.
Worn Out, pencil on watercolour paper, 1882.
İlgili Sorular
İlgili / Bileşik Terimler
Genelsulfur dioxide
Genelsulfur hexafluoride
Genelsulfur trioxide