Tanım
•Imkânsız olma durumu, olanaksızlık
•Olma ihtimali bulunmama durumu
Diğer Dillerde
impossibility
çekim: çoğul невозмо́жности · tamlayan невозмо́жности
eş: неосуществимость, невыполнимость
köken: невозмо́жный (nevozmóžnyj) + -ость (-ostʹ)
Понимаю чувство обречённости. — İmkansızlık hissini de anlarım.
Örnek Cümleler
Bu bir imkansızlık.
It's an impossibility.
İmkansızlık hissini de anlarım.
I get this sense of impossibility.
Rüyalarda ve aşkta hiçbir imkânsızlık yoktur.
In dreams and in love there are no impossibilities.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.
One year later, the next declarations of impossibilities began.
İkinci kanun bu makinelerin imkansızlıklarını açıklamıştır.
The second law declared the impossibility of such machines.
Bugün ütopya gerçekleşebilir bir imkansızlık anlamına geliyor.
Utopia today means a realisable impossibility.
İmkansızlık kanıtlarına rağmen bazı kişiler bu problemleri çözmek için uğraşmaya devam etmektedir.
In spite of existing proofs of impossibility, some persist in trying to solve these problems.
imkânsızlık ile daha fazla örnek cümle →