Ana içeriğe geç
Sözlük

imkânsızlık ile cümle

imkânsızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bir imkansızlık.It's an impossibility.
Rüyalarda ve aşkta hiçbir imkânsızlık yoktur.In dreams and in love there are no impossibilities.
Bugün ütopya gerçekleşebilir bir imkansızlık anlamına geliyor.Utopia today means a realisable impossibility.
İmkansızlık kanıtlarına rağmen bazı kişiler bu problemleri çözmek için uğraşmaya devam etmektedir.In spite of existing proofs of impossibility, some persist in trying to solve these problems.
İkinci kanun bu makinelerin imkansızlıklarını açıklamıştır.The second law declared the impossibility of such machines.
İmkansızlık hissini de anlarım.I get this sense of impossibility.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.One year later, the next declarations of impossibilities began.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde tıbbi imkansızlıklar had safhada yaşanmaktadır.Die medizinische Lage in der Demokratischen Republik Kongo ist sehr schlecht.
Arrow'un İmkansızlık Kuramı Yaptığım açıklama yanlıştır.Voir aussi théorème d'impossibilité d'Arrow.
Arrow'un İmkansızlık Kuramı Yaptığım açıklama yanlıştır.Esto es similar al Teorema de imposibilidad de Arrow.
İmkansızlıklar nedeniyle Kolombiya'da ağır yenilgiler aldı ve Jamaika'ya gitmek zorunda kaldı.Se enfrentó a la discriminación en Jamaica porque era sorda.
1985 yılında maddî imkânsızlıklardan dolayı kapandı.Falleció de causas naturales en 1985.
1925 ve 1926 yıllarında maddi imkansızlıklardan hayata geçirilemedi.1956 إلى 1972 لم يدخلوا التصفيات.
Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle 1 sene sonra ayrılmak zorunda kaldı.W rok później zdezerterował w wyniku wyczerpania psychicznego.
Bu sebeple "İmkansızlıklar Dedektifi" diye de anılır.Також відомий під назвою «Дефективний детектив».
İmkansızlıklar nedeniyle Kolombiya'da ağır yenilgiler aldı ve Jamaika'ya gitmek zorunda kaldı.Pokusil se porazit Španěly ve Venezuele, ale byl donucen se stáhnout do Kolumbie a pak na Jamajku.
Mali imkansızlıklar yüzünden proje uzun süre hayata geçirilemedi.Kvůli finanční krizi nežila rodina na Újezdě dlouho.
Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle 1 sene sonra ayrılmak zorunda kaldı.Provoz ale musel o rok později z finančních důvodů ukončit.
Haftalık olarak yayımlanan Küçük Mecmua, maddi imkânsızlıklardan ötürü zamanla aksadı.Kerran viikossa ilmestynyt pienilevikkinen lehti lopetettiin taloudellisesti kannattamattomana.
1985 yılında maddî imkânsızlıklardan dolayı kapandı.I 1985 ble det slutt på kommersiell selfangst.
Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamaz ve Adana’ya dönmek durumunda kalır.しかし、彼は神託の内容を理解できず、アテーナイへ帰還する。
Ancak maddi imkânsızlıklar nedeniyle okuyamaz ve Adana’ya dönmek durumunda kalır.在醫學上已經無藥可救,唯一的辦法就是回到蘇迪亞。
İkinci kanun bu makinelerin imkansızlıklarını açıklamıştır.현대의 컴퓨터도 이러한 2진법의 특성을 잘 이용한 예이다.
1985 yılında maddî imkânsızlıklardan dolayı kapandı.През 1985 година завършва магистратура.
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.Älkää väittäkö, että jokin ei onnistu-
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.Não me venham falar de "seja como for" ou "nem pensar".
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.Nie mówcie mi o niemożliwym.
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.No andéis diciendo que todo está perdido.
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.Non venitemi a dire "purtroppo" o "impossibile".
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.Prata inte om "vad som väntar" och "det går inte".
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.Tal ikke om "hvad der venter" og "det går ikke".
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.Μη μου λέτε "ούτως ή άλλως" και "αποκλείεται".
Bana imkansızlıktan söz etmeyin.И не говорите мне никаких "и так" и "конечно".
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.1년 후에, 불가능에 대한 그 다음 선언이 시작되었습니다.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Een jaar later kwamen er meer verklaringen over wat onmogelijk was.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Egy évvel később elkezdődtek a bejelentések más lehetetlen dolgokról.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Ein Jahr später wurden weitere Unmöglichkeiten verkündet.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Následující rok začal dalšími prohlášeními o nemožném.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Rok później, miały miejsce następne deklaracje niemożliwości.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Um ano depois, apareceram mais declarações de impossibilidades.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Un an mai târziu, au continuat următoarele declaraţii de imposibilitate.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Un anno dopo, iniziarono le altre dichiarazioni di impossibilità.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Un año después siguieron otras declaraciones de imposibles.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Un an plus tard, les déclarations d'impossibilités suivantes apparurent.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Година по-късно, започнаха следващите декларации за невъзможност за летене.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.Год спустя было объявлено о новом непреодолимом препятствии.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.שנה לאחר מכן, ההצהרות הבאות של דברים בלתי אפשריים החלו.
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.بعد مرور سنة، بدأت المجموعة التالية من التصريحات عن المستحيلات
Bir yıl sonra yeni imkansızlık beyanları başladı.また別な不可能の宣言が出てきます フランス陸軍で
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:Dat brengt ons bij het volgende stuk, waarin de jongeman praat over gebrek aan kansen: als zwarte in Europa.
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:그 주제는 다음 영화로 이어지는데요. 다음 영화에선 한 청년이
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:וזה מביא אותנו לסרטון הבא שבו איש צעיר
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:الأمر الذي يأخذنا إلى الجزء الثاني، حيث الرجل الفتي
Bu da bizi ikinci parçaya getiriyor ki burada da genç bir adam imkansızlıktan bahsediyor:ヨーロッパで黒人にはチャンスがないと言っています
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.Er kwam een educatieve onmogelijkheid uit.
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.저는 교육적으로 불가능한 일을 했습니다.
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.Lehetetlen történt.
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.Wynik był zupełnie nieprawdopodobny:
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.קיבלתי תוצאה חינוכית בלתי אפשרית, קפיצה מ-0% ל-30%
Eğitimsel bir imkansızlıkla karşılaştım.فحصلت على معجزة تعليمية، من الصفر الى 30% تحسن.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod