içgüdüsel

/it͡ʃ.ɟy.dyˈsel/
adj
C2 seviye
TR → EN
"içgüdüsel" kelimesinin İngilizcesi: instinctive, instinctual. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelinstinctiveadj
Genelinstinctualadj

Tanım

•Içgüdü ile ilgili, insiyakî
•İçgüdü ile ilgili

Diğer Dillerde

İspanyolcainstintual
Es un instinto natural. — Bu içgüdüseldir.
Rusçaинстинктивный /ɪn⁽ʲ⁾sʲtʲɪnkˈtʲivnɨj/
instinctive · involuntary, unconscious
çekim: karşılaştırma (по)инстинкти́внее
köken: Perhaps from German instinktiv + -ный (-nyj).
aile: инстинкти́вно, инстинкти́вность
Это естественный инстинкт. — Bu içgüdüseldir.
инстинкти́вное движе́ние
Fincevaistonvarainen /ˈʋɑi̯stonˌʋɑrɑi̯nen/
instinctive, instinctual, intuitive
çekim: karşılaştırma vaistonvaraisempi · üstünlük vaistonvaraisin
köken: vaiston (genitive) + -varainen
aile: vaistonvaraisesti, vaistonvaraisuus
Vaistomaisesti halusin tarkastaa sen, nähdäkseni, olisiko se nauhoittanut jotakin. — İçgüdüsel olarak, kaydettiklerini kontrol etmek istedim.

Etimoloji

By surface analysis, içgüdü + -sel.

Örnek Cümleler

Bu içgüdüseldir.
It's natural instinct.
Bu içgüdüsel bir histir:
That's like that gut feeling, "Oh, they just get it."
İçgüdüsel olarak tepki gösterdim.
I reacted on instinct.
Fadıl onu içgüdüsel olarak yaptı.
Fadil instinctively did it.
Kadınlar bunu içgüdüsel bilirler.
Women instinctively know that.
Tom içgüdüsel olarak geri çekildi.
Tom instinctively backed away.
Ben içgüdüsel olarak hareket ettim.
I acted on instinct.
Tom içgüdüsel olarak tepki gösterdi.
Tom reacted instinctively.
İçgüdüsel bir şey. Kültürel bir şey.
And that in someways is a lot more intuitive.
Yani mimarinin gerçekliği içgüdüseldir.
So the reality of architecture is visceral.
Hayvanlar içgüdüsel olarak hareket eder.
Animals act on instinct.
Freud'a göre libido içgüdüsel enerjidir.
Freud defined libido as the instinct energy or force.
içgüdüsel ile daha fazla örnek cümle →