hilafet

/hi.laːˈfet/
noun
TR → EN
"hilafet" kelimesinin İngilizcesi: caliphate, caliphate. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelcaliphatenoun
Genelcaliphate

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)hilafeti
Yönelme (-e)hilafete
Bulunma (-de)hilafette
Çıkma (-den)hilafetten
Tamlayan (-in)hilafetin
Çoğul (-ler)hilafetler

Tanım

•isim, tarih: halifelik

Diğer Dillerde

AlmancaKalifat (nötr) /kaliˈfaːt/
caliphate
çekim: çoğul Kalifate · tamlayan Kalifats
Das Kalifat ist auf der Shariat Allahs (swt). — Hilafet Allah'ın Şeriatındandır.
Fransızcacalifat (eril) /ka.li.fa/
caliphate
çekim: çoğul califats
köken: From calife + -at.
CIMADE, « Voyage au centre de l'asile. — Dönüşte hilâfet merkezi olan Bağdâd’ı ziyaret etti.
İspanyolcacalifato (eril) /kaliˈfato/
caliphate
çekim: çoğul califatos
köken: From califa + -ato.
El Califato está en la Shariat de Allah (swt). — Hilafet Allah'ın Şeriatındandır.
İtalyancacaliffato (eril) /ka.lifˈfa.to/
caliphate
çekim: çoğul califfati
köken: From califfo (“caliph”) + -ato (“-ate, -hood”).
Dal disco manca solo Tempi migliori. — Padişahtan tek eksiği hilafet tuğudur.
Rusçaистор. халифат, халифат (eril) /xəlʲɪˈfat/
caliphate
çekim: çoğul халифа́ты · tamlayan халифа́та
eş: калифат
köken: From халиф (xalif) + -ат (-at), ultimately from Arabic خَلِيفَة (ḵalīfa, “successor”) + Latin -ātus (“-ate”). Compare Belarusian халіфат (xalifat), Bulgarian халифат (halifat), Ukrainian халіфа́т (xalifát).
Халифат - в Шариате Аллаха (СВТ). — Hilafet Allah'ın Şeriatındandır.
Arapçaخِلَافَة
نحن الآننستعد لمغادرة مجالكم إلى مجالنا الخاص. — Biz şimdi gider, durumu Hilâfet Makamına arzederiz.
Azericexəlifəlik, xilafət /xilɑːˈfæt/
caliphate
çekim: çoğul xilafətlər · tamlayan xilafətin
köken: From Arabic خِلَافَة (ḵilāfa).
Kazakçaхалифат
caliphate
çekim: çoğul халифаттар · tamlayan халифаттың
köken: Borrowed from Russian халифа́т (xalifát), ultimately from Arabic خَلِيفَة (ḵalīfa, “successor”) + Latin -ātus (“-ate”). By surface analysis, халиф (xalif) + -ат (-at).
Özbekçexalifalik, халифалик
caliphate
çekim: çoğul xalifaliklar
köken: From xalifa + -lik.
caliphate
köken: хәлифә (xälifä) + -лек (-lek)
Felemenkçekalifaat (nötr) /ˌkaː.liˈfaːt/
caliphate
çekim: çoğul kalifaten
köken: Probably borrowed. Equivalent to kalief + -aat.
Zijn streven was dat niet de rechter maar de wetten de uitspraak van de geschillen bepaalden. — Hilâfet sorununu savaşla değil hakeme başvurarak çözmeyi önerdi.
Portekizcecalifado (eril) /ka.liˈfa.du/
caliphate (Islamic government)
çekim: çoğul califados
köken: From califa + -ado.
A única coisa que faltava ao Palmeiras era sorte. — Padişahtan tek eksiği hilafet tuğudur.
Yunancaχαλιφάτο
Σταματά και υποκλίνεται προς το σημείο της θέσης του. — Biz şimdi gider, durumu Hilâfet Makamına arzederiz.
Ukraynacaхаліфа́т
Hintçeखिलाफत, ख़िलाफ़त (dişil) /xɪ.lɑː.fət̪/
caliphate
çekim: çoğul ख़िलाफ़तें
köken: Borrowed from Classical Persian خلافت (xilāfat), from Arabic خِلَافَة (ḵilāfa).
Fincekalifaatti /ˈkɑlifɑːtːi/
caliphate
çekim: çoğul kalifaatit · tamlayan kalifaatin
köken: From Swedish kalifat, from French califat.
Çekçechalífát, kalifát (eril) /ˈxaliːfaːt/
caliphate
çekim: çoğul chalífáty · tamlayan chalífátu
köken: From chalífa + -át.
Ptáte se kdo jsme: my jsme ti, kdo řídí změnu boje. — Haydi ReslüluIlah'a gidelim ve bu işin (hilafet) bize ait olup olmadığmı soralım.
Macarcakalifátus /ˈkɒlifaːtuʃ/
caliphate
çekim: çoğul kalifátusok
köken: Borrowed from German Kalifat (“caliphate”). With -átus ending.
Jefferson felkavaró és megindító beszédét 4-én fogadták el egyhangú szavazással. — Sultan Abdülhamit'in hilafet ve tahttan indirilmesi oy birliği ile kabul edildi.
İbraniceחֲלִיפוּת
Dancakalifat /kaliˈfæˀd/
caliphate · the rank or office of a caliph
çekim: çoğul kalifater · tamlayan kalifats
köken: By surface analysis, kalif + -at.
Endonezcekhilafah /xiˈlafah/
caliphate
çekim: çoğul khilafah-khilafah
köken: Inherited from Malay khilafah, from Classical Malay khilafah, from Arabic خِلَافَة f (ḵilāfa).
Para khalifah2 mengikut jalan shariah Allah(swt). — Hilafet Allah'ın Şeriatındandır.
Vietnamcavương triều Hồi giáo
Litvancakalifatas
Letoncakalifāts
Taycaรัฐเคาะลีฟะฮ์
Baskçakalifa-herri, kaliferri
Galcecaliffaeth, califfiaeth
İrlandacacailifeacht (dişil)
caliphate
çekim: çoğul cailifeachtaí · tamlayan cailifeachta
köken: From cailif + -acht.

Etimoloji

Osmanlı Türkçesi خلافت, Arapça خِلَافَة (ḫilāfe)

Örnek Cümleler

Hilafet Allah'ın Şeriatındandır.
The Caliphate is on the Shariat of Allah (swt).
Avrupa Birliği yeni bir hilafet midir?
The European Union is a new caliphate?
El-Mu'tedid, Hilafet'i ustalıkla yönetti.
Al-Mu'tadid ably administered the Caliphate.
Osmanlı Hilafetinin ihyası ve kaldırılması
Revival and abolition of the Ottoman Caliphate
Hilâfetin koruyuculuğu Osmanoğullarına geçti.
She gained protection from the Fiend by bearing him a son.
Neden bu Hilafet meselesini hatırlatmıyorsunuz?
"And Remind.." Why are you not reminding about the matter of Khilafa?
Sünnet ve hilafet karşıtı görüşleriyle tanınmıştır.
Crime and Punishment is written from a third-person omniscient perspective.
Hilafet'Allah-Hilafet makamı ve Saltanat o kişideydi.
The Khalifa of Allah (swt) - the station of Khilafa & Sultan was for him.
Ey alimler, bu zalimler hangi hakla Hilafeti kaldırdı?
O scholars, with what right did these tyrant people abolish the Khilafa?
Şimdi Hilafet ve İslam Saltanatının hakkı Kral Abdullah'tadır.
And now the right for Khilafa & the Islamic Sultanate is for his Highness King Abdullah.
Ancak Hilafet artık Arap seçimine değil, Türk desteğine bağlıydı.
However, the Caliphate no longer depended on Arabian choice, but depended on Turkish support.
Nasıl bir avuç insanın Hilafet makamını kaldırmasına razı geldiniz?
Why did you accept to abolish totalily the station of Khilafa?
hilafet ile daha fazla örnek cümle →