Ana içeriğe geç
Sözlük
/
heykelci

heykelci

"heykelci" kelimesinin İngilizcesi: sculptor. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsculptor

Görsel

Beyaz Arka Planda Antik Mısır Skarabe Heykelciği Stüdyo FotoğrafıAntik Çan Heykelcikleriyle Süslü Tarihi Dini Eser Vintage FotoğrafAntik Yunan-Romen Dönemine Ait Terrakotta Anne ve Bebek HeykelciğiAntik Dönem Bronz Leopar Figürü: Yatan Pozisyonda Detaylı Heykelcik

Tanım

isim: Heykel yapan sanatçı; heykeltıraş, yontucu

Diğer Dillerde

AlmancaBildhauer, Bildhauerin, Skulpteur, Skulpteurin (eril) /ˈbɪltˌhaʊɐ/
sculptor (male or of unspecified gender) (occupation)
çekim: çoğul Bildhauern · tamlayan Bildhauers
eş: Skulpteur, Sculptor
köken: Bild + hauen + -er and Bild + Hauer. Note that the sense "to hew" is not the main meaning for the German word hauen.
aile: Bildhauerei, Bildhauerin
Die gleiche Situation wird die Oper Ezio eröffnen.Bunda da Ezio heykelciği olacak.
Fransızcasculpteur, Sculpteur, sculptrice (eril) /skyl.tœʁ/
sculptor
çekim: çoğul sculpteurs
köken: Learned borrowing from Latin sculptor. By surface analysis, sculpter + -eur.
On peut faire de belles petites sculptures avec.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
İspanyolcaescultor, escultora, Sculptor (eril) /eskulˈtoɾ/
sculptor
çekim: çoğul escultores
eş: Sculptor
köken: From Latin sculptor.
«Ha muerto el conde de los Andes»."Derinkuyu'nun heykelcisi öldü".
İtalyancascultore, scultrice (eril) /skulˈto.re/
sculptor · carver
çekim: çoğul scultori
eş: bronzista, cesellatore, intagliatore, marmista, scalpellatore, scalpellino
köken: From Latin sculptōrem. Cognate with Friulian scultôr, Lombard scultor, Piedmontese scultor.
Lettera ad Ezio Comparoni.Bunda da Ezio heykelciği olacak.
Rusçaскульптор (eril) /ˈskulʲptər/
sculptor (a person who sculpts)
çekim: çoğul ску́льпторы · tamlayan ску́льптора
eş: ваятель
Из такого теста получаются хорошие фигурки.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
فانا لم ادرس صناعة النحت والهندسة المدنية ولا الهندسة المعماريةHiç heykelcilik, mühendislik veya mimarlık okumadım.
Azericeheykəltəraş /hejkæltæˈrɑʃ/
sculptor
çekim: çoğul heykəltəraşlar · tamlayan heykəltəraşın
köken: Probably from late Ottoman Turkish هیكلتراش (heykel-tırâş), cognate with Turkish heykeltıraş. Equivalent to izafet I compound of heykəl (“monument, statue”) + təraş.
dahi heykəltəraş
mahir heykəltəraş
heykəltəraşın emalatxanası
Kazakçaмүсінші
sculptor
çekim: çoğul мүсіншілер · tamlayan мүсіншінің
köken: мүсін (müsın) + -ші (-şı).
Özbekçehaykaltarosh
Felemenkçebeeldhouwer, Beeldhouwer, beeldhouwster (eril) /ˈbeːltˌɦɑu̯.ər/
sculptor
çekim: çoğul beeldhouwers
köken: From beeldhouwen + -er.
We kunnen er allerlei zaken mee boetseren.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
PortekizceEscultor (eril) /is.kuwˈtoʁ/
sculptor (person who creates sculptures)
çekim: çoğul escultores
köken: Borrowed from Latin sculptor.
«Faleceu o cartunista Lage»."Derinkuyu'nun heykelcisi öldü".
sculptor
çekim: çoğul γλύπτες · tamlayan γλύπτη
köken: Ancient Greek γλύπτης (glúptēs)
Μπορούμε να φτιάξουμε μικρά ωραία αγαλματίδια με αυτές.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
Japonca彫刻家 /t͡ɕo̞ːko̞kɯ̟ka̠/
sculptor · engraver · carver
köken: 彫刻(ちょうこく) (chōkoku, “carving, sculpture”) + 家(か) (-ka, “-er”)
オスカー像のデザインでも知られる。Oscar heykelciğinin tasarımcısı olarak bilinir.
Korece조각가 /t͡ɕo̞ɡa̠k̚k͈a̠/
sculptor
köken: Sino-Korean word from 彫刻家, from 彫刻 + 家.
그리고 이것은 우리가 발견한 가장 최초의 형체를 가진 조각상이기도 합니다.Ve bu gördüğümüz heykelciklerin ilklerinden.
sculptor
çekim: çoğul bildhuggares · tamlayan bildhuggares
köken: Calque of German Bildhauer, equivalent to bild + huggare. Cognate of Danish billedhugger and Dutch beeldhouwer.
Vi kan göra jättefina små skulpturer med de här.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
Lehçerzeźbiarka, rzeźbiarz, Rzeźbiarz (dişil) /ʐɛʑˈbjar.ka/
sculptress
çekim: çoğul rzeźbiarki · tamlayan rzeźbiarki
köken: Etymology tree Polish rzeźbiarz Proto-Indo-European *-keh₂der. Proto-Balto-Slavic *-kāˀ Proto-Slavic *-ъka Old Polish -ka Polish -ka Polish rzeźbiarka From rzeźbiarz + -ka.
Można z niej robić wspaniałe, małe rzeźby.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
Ми можемо зробити з них гарні невеличкі скульптурки.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
stonecutter, stonemason · a stone-cutting implement
çekim: çoğul संगतराशों
köken: Borrowed from Classical Persian سنگ تراش (sang-tarāš).
Fincekuvanveistäjä, Kuvanveistäjä /ˈkuʋɑnˌʋei̯stæjæ/
sculptor
çekim: çoğul kuvanveistäjät · tamlayan kuvanveistäjän
köken: kuvan (genitive) + veistäjä
Kivikauden asuinpaikoilta löydetään usein koirien luita.Genellikle hayvan figürlerinden oluşan taş heykelciklere sık rastlanmaktadır.
Çekçeřezbář, řezbářka, sochař, sochařka (eril) /ˈr̝ɛzbaːr̝̊/
woodcarver
çekim: çoğul řezbáři · tamlayan řezbáře
köken: From řezba (“carving”) + -ář.
A jde o jedny z prvních figurálních sošek, které můžeme vidět.Ve bu gördüğümüz heykelciklerin ilklerinden.
Rumencesculptoriță (dişil)
female sculptor
çekim: çoğul sculptorițe · tamlayan sculptorițe
köken: From sculptor + -iță.
Putem modela mici figurine din ele.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
Macarcaszobrász /ˈsobraːs/
sculptor
çekim: çoğul szobrászok
köken: szobor (“statue”) + -ász (noun-forming suffix denoting an occupation)
Remek kis figurákat tudunk csinálni ezekkel.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
Latincesculptor /ˈskʊɫp.tɔr/
stone-cutter, sculptor
çekim: çoğul sculptōrēs · tamlayan sculptōris
köken: Etymology tree Latin sculpō Proto-Indo-European *-tōr Proto-Italic *-tōr Latin -tor Latin sculptor From sculpō (“to sculpt”) + -tor.
sculptor
çekim: çoğul billedhuggere · tamlayan billedhuggers
köken: Calque of German Bildhauer, equivalent to billede + hugger. Cognate of Swedish bildhuggare and Dutch beeldhouwer.
Sommergjester er fortsatt med på å prege byen.Bazilikadakı heykelcikler o dönem ibadeti hakkında bilgi vermektedir.
orang yang pekerjaannya memahat (kayu, batu, dsb)
Kita bisa bisa membuat karya seni kecil yang hebat dengan ini.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
Vietnamcanhà điêu khắc
Chúng tôi có thể tạo ra những kiến trúc nhỏ tuyệt vời với chúng.Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
Правили опити за шлифоване на камък.Derain taş heykelciliği üzerine denemeler yaptı.

Kelime Ailesi

Örnek Cümleler

Nefertem heykelciği
Closeup of a statuette of Nefertem.
Venüs heykelcikleri
Art of the Upper Paleolithic List of Stone Age art Venus of Hradok
Bronz Herakles heykelciği.
Bronze Herakles statuette.
Kadın heykelciği, MÖ 5000.
Female figurine, 5000 BC.
Lenkeran'dan altın heykelciği.
Golden statuette from Lankaran.
Dua eden Kartacalı heykelciği, y.
Punic praying statuette, c.
Kadın heykelciği, Suriye, MÖ 5000.
Female figurine, Syria, 5000 BCE.
Bunlarla şahane heykelcikler yapabiliriz.
We can make great little sculptures with these.
Kazananlara Empire Ödülü heykelciği verildi.
Winners were awarded the Empire Award statuette.
Skopas (MÖ 4. yüzyıl), Antik Yunan heykelci.
Potamon (1st century AD), Greek rhetorician.
Antropomorfik seramik heykelcik, MS 500–1200
Anthropomorphic ceramic figurine, 500–1200 AD
Nintu tapınağından bir kadının alçı heykelciği
Gypsum statuette of a female worshipper from the temple of Nintu, dating to circa 2600-2500 BC
heykelci ile daha fazla örnek cümle →
Birleşik Kelimeler
heykelci kalemi
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod