Ana içeriğe geç
Sözlük
/
hırdavatçı

hırdavatçı

TR → EN
"hırdavatçı" kelimesinin İngilizcesi: ironmonger. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelironmonger

Tanım

•Çivi, kilit, menteşe gibi yapı işlerinde kullanılan şeyleri satan kimse

Diğer Dillerde

AlmancaEisenhändler
jemand, der mit Eisen, Eisenwaren handelt, Eisenhandel betreibt
eş: Eisler, Eisner, Eisenwarenhändler
Schnüre eben, sehr billig, und in jedem Baumarkt zu haben. — Halat, çok ucuz birşey hırdavatçı dükkanında çok ucuza bulabililirsiniz.
Fransızcaquincailler (eril) /kɛ̃.ka.je/
post-1990 spelling of quincaillier
çekim: çoğul quincaillers
Les détecteurs de fumée sont en vente dans les supermarchés et quincailleries. — Yangın alarmları büyük mağazalarda ve hırdavatçılarda satılır.
İspanyolcaferretero, quinquillero /fereˈteɾo/
iron
çekim: çoğul ferreteros
köken: Borrowed from Catalan ferreter, from Latin ferrum (“iron”).
En Florencia abrió un taller. — Mahmutpaşa'da bir hırdavatçı dükkanı açtı.
La marca se ha hecho líder en el mercado ferretero costarricense.
İtalyancaferramenta, magona (dişil) /fer.raˈmen.ta/
hardware · ironmongery, ironmonger
çekim: çoğul ferramente
köken: From Vulgar Latin ferrāmenta, from the plural of Latin ferrāmentum.
Ubriaco, un guardiacaccia ferisce uno squire. — Beldede yedi bakkal, bir tüpçü, bir hırdavatçı hizmet vermektedir.
Farsçaچیلانگر
Felemenkçeijzerhandelaar
Meer is het niet; het is spotgoedkoop, je kunt het vinden bij de ijzerhandel om de hoek, heel goedkoop. — Halat, çok ucuz birşey hırdavatçı dükkanında çok ucuza bulabililirsiniz.
İsveççejärnhandlare
ironmonger, hardware store shopkeeper
çekim: çoğul järnhandlares · tamlayan järnhandlares
köken: Compound of järn + handlare.
Brandvarnare säljs i varuhus och järnaffärer. — Yangın alarmları büyük mağazalarda ve hırdavatçılarda satılır.
Lehçehandlarka wyrobami żelaznymi, handlarz wyrobami żelaznymi
Walmart czy kupowanie termometrów w lokalnym sklepie ze sprzętem i narzędziami. — Veya bir hırdavatçıya gidip termometre almak.
Fincerautakauppias /ˈrɑu̯tɑˌkɑu̯pːiɑs/
ironmonger, hardware store owner
çekim: çoğul rautakauppiaat · tamlayan rautakauppiaan
köken: rauta + kauppias
Palovaroittimia myydään tavarataloissa ja rautakaupoissa. — Yangın alarmları büyük mağazalarda ve hırdavatçılarda satılır.
Katalancaferreter
İrlandacaiarnmhangaire, iarnóir (eril)
ironmonger
çekim: çoğul iarnmhangairí · tamlayan iarnmhangairí
köken: From iarann (“iron”) + mangaire (“hawker, pedlar”).
Makedoncaжелезар

Örnek Cümleler

Tom bir hırdavatçıda çalışıyor.
Tom works at a hardware store.
Hırdavatçıya git ve vidaları al.
Go to the hardware store and get screws.
Hırdavatçı dükkanı parkın yanındadır.
The hardware store is near the park.
Hırdavatçıda bir merdiven satın alıyorum.
I am buying a ladder in the hardware store.
Buraya çok uzak olmayan bir hırdavatçı var.
There is a hardware store not far from here.
Tom biraz çivi almak için hırdavatçı dükkanına gitti.
Tom went to the hardware store to buy some nails.
Beldede yedi bakkal, bir tüpçü, bir hırdavatçı hizmet vermektedir.
Three of his four sons went on to become a cheesemonger, a grocer and a provisions merchant.
hırdavatçı ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod