jemand, der mit Eisen, Eisenwaren handelt, Eisenhandel betreibt
eş: Eisler, Eisner, Eisenwarenhändler
🔊 Schnüre eben, sehr billig, und in jedem Baumarkt zu haben. — Halat, çok ucuz birşey hırdavatçı dükkanında çok ucuza bulabililirsiniz.
post-1990 spelling of quincaillier
çekim: çoğul quincaillers
🔊 Les détecteurs de fumée sont en vente dans les supermarchés et quincailleries. — Yangın alarmları büyük mağazalarda ve hırdavatçılarda satılır.
iron
çekim: çoğul ferreteros
köken: Borrowed from Catalan ferreter, from Latin ferrum (“iron”).
🔊 En Florencia abrió un taller. — Mahmutpaşa'da bir hırdavatçı dükkanı açtı.
🔊 La marca se ha hecho líder en el mercado ferretero costarricense.
hardware · ironmongery, ironmonger
çekim: çoğul ferramente
köken: From Vulgar Latin ferrāmenta, from the plural of Latin ferrāmentum.
🔊 Ubriaco, un guardiacaccia ferisce uno squire. — Beldede yedi bakkal, bir tüpçü, bir hırdavatçı hizmet vermektedir.
Felemenkçe 🔊 ijzerhandelaar
🔊 Meer is het niet; het is spotgoedkoop, je kunt het vinden bij de ijzerhandel om de hoek, heel goedkoop. — Halat, çok ucuz birşey hırdavatçı dükkanında çok ucuza bulabililirsiniz.
ironmonger, hardware store shopkeeper
çekim: çoğul järnhandlares · tamlayan järnhandlares
köken: Compound of järn + handlare.
🔊 Brandvarnare säljs i varuhus och järnaffärer. — Yangın alarmları büyük mağazalarda ve hırdavatçılarda satılır.
Lehçe 🔊 handlarka wyrobami żelaznymi , handlarz wyrobami żelaznymi
🔊 Walmart czy kupowanie termometrów w lokalnym sklepie ze sprzętem i narzędziami. — Veya bir hırdavatçıya gidip termometre almak.
ironmonger, hardware store owner
çekim: çoğul rautakauppiaat · tamlayan rautakauppiaan
köken: rauta + kauppias
🔊 Palovaroittimia myydään tavarataloissa ja rautakaupoissa. — Yangın alarmları büyük mağazalarda ve hırdavatçılarda satılır.
ironmonger
çekim: çoğul iarnmhangairí · tamlayan iarnmhangairí
köken: From iarann (“iron”) + mangaire (“hawker, pedlar”).