Tanım
•Çok dolu, tıklım tıklım, dopdolu.
•Büsbütün dolu
•Tıka basa dolu olarak, boş yeri kalmayacak biçimde
Diğer Dillerde
Rusçaбитком набитый, переполненный
Её кабинет был полон такими детьми. — Dostum, ofisi sürekli hıncahınç doluydu.
Örnek Cümleler
Bu mekan hıncahınç dolu.
This place is packed.
Konferans salonu hıncahınç dolu.
The auditorium is packed.
Dostum, ofisi sürekli hıncahınç doluydu.
Man, her office was packed.
hıncahınç ile daha fazla örnek cümle →