Los moralistas pretenden el mejoramiento individual del hombre, quiero que la sociedad entera se salve. — İnsanın gelişimidir hümanizmin ereği, bütün insanlar için hayatı daha iyi yapmak.
Он далек от холодного материалистического взгляда на природу, это новый гуманизм, это новая магия. — Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak, yeni bir hümanizma, yeni bir cazibe.
Ока́зывается, что коло́дцы гумани́зма в на́ших ду́шах, каза́вшиеся на Земле́ бездо́нными, иссяка́ют с пуга́ющей быстрото́й.
Arapçaإِنْسَانِيَّة
الإسلام وعالمية حقوق الإنسان. — Hümanizm Dünya vatandaşlığı İnsan hakları
humanitarianism; humanism (the philosophy of being concerned with people’s welfare)
çekim: çoğul humanitarismos
E, longe de ser uma visão da natureza friamente materialista, é um novo humanismo, é um novo encantamento. — Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak, yeni bir hümanizma, yeni bir cazibe.
Και αντί για μία ψυχρή υλιστική άποψη της φύσης, πρόκειται για ένα νέο ουμανισμό. — Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak, yeni bir hümanizma, yeni bir cazibe.
본성에 대한 차가운 물질적 견해에서 벗어나서 새롭고 매혹적인 인본주의입니다. — Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak, yeni bir hümanizma, yeni bir cazibe.
İsveççehumanism
Annes erfarenheter i Frankrike gjorde henne till en hängiven kristen inom den nya renässanshumanismen. — Fransa'daki deneyimleri Anne'i yeni Rönesans Hümanizmi geleneği ışığında dindar biri yaptı.
köken: Internationalism; compare English humanism, French humanisme, German Humanismus, ultimately from Latin hūmānus.
Celem ostatecznym jest rozkwit człowieczeństwa; uczynienie życia lepszym dla wszystkich ludzi. — İnsanın gelişimidir hümanizmin ereği, bütün insanlar için hayatı daha iyi yapmak.
Ukraynacaгумані́зм
Суб'єктивні права Юридичні обов'язки Права людини Свободи людини Законні інтереси — Hümanizm Dünya vatandaşlığı İnsan hakları
humanism (an ethical system that centers on humans) · humanism (the historical revival of Classical culture, notably during the Renaissance circa 16th century)
çekim: çoğul humanismy · tamlayan humanismu
Interiér je bohatě zdoben freskami z let 1480 až 1535. — Hümanizm, doruk noktası 1480`den 1530`a kadar geçen süre içindedir.
köken: Borrowed from French humanisme. By surface analysis, uman + -ism.
Departe de o perspectivă rece şi matrialistă a naturii, e un nou umanism, e o nouă încântare. — Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak, yeni bir hümanizma, yeni bir cazibe.
Vietnamcachủ nghĩa nhân bản, chủ nghĩa nhân đạo, chủ nghĩa nhân văn, nhân văn chủ nghỉa /t͡ɕu˧˩ ŋiə˦ˀ˥ ɲən˧˧ van˧˧/
humanism
köken: chủ nghĩa (“ism”) + nhân văn (“humanistic”)
Khác xa với cái nhìn duy vật lạnh lùng về tự nhiên, đó là một chủ nghĩa nhân văn mới, một sự say mê mới. — Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak, yeni bir hümanizma, yeni bir cazibe.
Bulgarcaхумани́зъм
И това не е студен, материалистичен поглед върху природата, това е нов хуманизъм, ново очарование. — Ve soğuk maddesel bir doğa anlayışından çok uzak, yeni bir hümanizma, yeni bir cazibe.