Pahalı bir gerdanlık takıyor.
She is wearing an expensive necklace.
Gerdanlığının tokasını kapadı.
She fastened the clasp of her necklace.
Bu gerdanlık bir aile yadigarı.
This necklace is a family heirloom.
Bu kuşa neden kızılgerdan diyorlar?
Why is this bird called a robin redbreast?
"İnci gerdanlık mı?" dedim. "Evet" dedi.
I said, "Pearl necklace?" "Yeah."
Gerdanlık senin üzerinde harika görünüyor.
The necklace looks great on you.
Antik Mısır medeniyetine ait bir gerdanlık.
Dance in Ancient Maya Civilization.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.
Opens it up and there's a pearl necklace inside.
O gerdanlığı Mary'ye kimin verdiğini biliyor musun?
Do you know who gave Mary that necklace?
Yanakların süslerle, Boynun gerdanlıklarla ne güzel!
Your cheeks are beautiful with earrings, your neck with strings of jewels.
Kız kardeşime doğum gününde bir inci gerdanlık verdim.
I gave my sister a pearl necklace on her birthday.
Güzel bir kızılgerdan benim odamın pencere eşiğine indi.
A pretty robin landed on my room's windowsill.
gerdan ile daha fazla örnek cümle →