Ana içeriğe geç
Sözlük
/
güdük

güdük

Tanım

Eksik yanı olan, tamamlanmamış.
Kuyruğu kesik veya kopmuş.
Boyu, uzunluğu az olan
Kuyruğu kesik veya kopmuş
Yetersiz, sonuç vermemiş

Diğer Dillerde

Rusçaкуцый /ˈkut͡sɨj/
dock-tailed, short-tailed · short (in terms of stature, length, size, clothing size)
çekim: karşılaştırma (по)ку́цее
eş: обрубленный, куцехвостый, короткий, маленький, низкорослый, краткий
köken: Inherited from Proto-Slavic *kucъ.
Культя трубы он крепко в зубах,Güdük bir boru, dişleri sıkı tuttu
Я стоя́л ту́т же в свое́й ку́цей ку́ртке и гляде́л на пол, сло́вно к сме́рти приговорё́нный.

Etimoloji

Farsça كودك

Örnek Cümleler

Kelime haznen güdük.
You have a meager vocabulary.
Yanni güdük ama çok kuvvetliydi.
Yanni was short of stature, but he was very strong.
Güdük bir boru, dişleri sıkı tuttu
The stump of a pipe he held tight in his teeth,
Sizin dünyanız bu derece güdük işte.
Then your world is this small.
Beyinleri ve bedenleri güdük kalacaktır.
Their brains and bodies will be stunted.
"O th her lahana güdük insanlar 'bahçeleri, inci dursun' bilir.
"He knows every cabbage stump in th' gardens, let alone th' people.
güdük ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod