Ana içeriğe geç
Sözlük
/
gözenek

gözenek

/ɟø.zeˈnec/
noun
TR → EN
↔ ters çevir
"gözenek" kelimesinin İngilizcesi: pore. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelpore

Görsel

Ahşap Tahta Üzerine Serilmiş Gözenekli Peynir ve Taze FesleğenMakro Çekimde Gözenekli Sünger Dokusu ve Akışkan Sıvı DetaylarıDoğal Gözenekli Desenlere Sahip Modern Beyaz Kübik Seramik HeykelGözenekli Sünger Dokusundan Sızan Sıvının Makro Bilimsel Görüntüsü

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)gözeneği
Yönelme (-e)gözeneğe
Bulunma (-de)gözenekte
Çıkma (-den)gözenekten
Tamlayan (-in)gözeneğin
Çoğul (-ler)gözenekler

Tanım

bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur
bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş
bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame
canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame
delikli bir nesnenin deliklerinden her biri
pencere
Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık
Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri

Diğer Dillerde

AlmancaPore (dişil)
pore (tiny opening in skin) · pore (tiny openings in other materials, especially for fluids)
çekim: çoğul Poren · tamlayan Poren
köken: Borrowed from Latin porus. Pfeifer explains the change in gender as a backformation of the plural Poren in the second half of 18th century. Kluge says it was borrowed in the 15th century, presumably referring to earlier plural use.
aile: feinporig, grobporig, porig, Porling, Schweißpore
Flächen können durchlässig werden.Yüzeyler gözenekli olabilir.
İspanyolcaporo (eril) /ˈpoɾo/
pore (a tiny opening in the skin) · pore (any small opening)
çekim: çoğul poros
köken: From Latin porus, from Ancient Greek πόρος (póros, “passage”).
aile: microporo, poroso
Las superficies pueden hacerse porosas.Yüzeyler gözenekli olabilir.
Rusçaпора, устьице (dişil) /pɐˈra/
time · season · weather
çekim: çoğul по́ры · tamlayan поры́
eş: время, период, срок, доба
köken: Inherited from Proto-Slavic *pora.
Поверхности могут стать пористыми.Yüzeyler gözenekli olabilir.
пора́ идти́
давно́ пора́ э́тому де́лу
не пора́ ли?
Arapçaمَسَام
يمكن أن تصبح الأسطح المسامية.Yüzeyler gözenekli olabilir.
Felemenkçeporie (dişil) /ˈpɔː.ri/
pore (on the surface of skin)
çekim: çoğul poriën
köken: From Middle Dutch pore, porre, borrowed from French pore, from Latin porus, from Ancient Greek πόρος (póros).
Je kunt poreuze vlakken maken.Yüzeyler gözenekli olabilir.
Yunancaπόρος (eril) /ˈpo.ɾos/
pore, duct · resources, (financial) means
çekim: çoğul πόροι · tamlayan πόρου
köken: From Ancient Greek πόρος (póros).
aile: πόροι
Οι επιφάνειες μπορούν να αποκτήσουν πόρους.Yüzeyler gözenekli olabilir.
Ο ιδρώτας έτρεχε από κάθε πόρο του δέρματος μας.
φυσικοί πόροι
pore (opening in the skin)
köken: From 毛(け) (ke, “hair”) + 穴(あな) (ana, “hole”).
伸縮可能だし 裂くこともできますYüzeyler gözenekli olabilir.
Korece기공 /kiɡo̞ŋ/
qigong
köken: Sino-Korean word from 氣功 (“qigong”)
aile: 기공식
표면은 구멍이 숭숭 뚫려있는 모양이 될 수도 있고Yüzeyler gözenekli olabilir.
Lehçepor, ślęczeć (eril) /ˈpɔr/
leek (Allium ampeloprasum var. porrum) · leek (edible part of the vegetable)
çekim: çoğul pory · tamlayan pora
köken: Etymology tree Latin porrum Italian porrobor. Polish por Borrowed from Italian porro.
Płaszczyzny mogą być porowate.Yüzeyler gözenekli olabilir.
Fincehuokonen /ˈhuo̯konen/
pore (tiny opening in the skin) · pore (any small opening or interstice, especially one of many, or one allowing the passage of a fluid)
çekim: çoğul huokoset · tamlayan huokosen
köken: huoka- (“to sigh; to take a breather”) + -onen
aile: huokoinen, huokostaa, hikihuokonen, huokosilma, huokosjako, huokostila, huokosvesi, ihohuokonen, ilmahuokonen, korkkihuokonen
Niillä voi olla mikrohuokosia erittäin kapealla huokosjakaumalla, jota pystytään vaivattomasti kontrolloimaan.Kolayca kontrol edilebilen çok dar gözenek boyut dağılımına sahip micropores olabilir.
Çekçepór (eril) /ˈpoːr/
pore
çekim: çoğul póry · tamlayan póru
eş: pórek, pór zahradní
köken: Borrowed from Latin porus.
Mohou vznikat porézní povrchy.Yüzeyler gözenekli olabilir.
Macarcanyílás, pórus /ˈɲiːlaːʃ/
opening · blooming (flower)
çekim: çoğul nyílások
köken: From nyílik (“to open”) + -ás (noun-forming suffix).
aile: ajtónyílás, kémlelőnyílás, nyílászáró, végbélnyílás
Ráadásul ezek a pórusok a zajt is elnyelik.Ayrıca bu gözeneklerde gürültü yok olacaktır.
Dancapore (nötr) /poːrə/
pore (a tiny opening in the skin)
çekim: çoğul porer · tamlayan pores
köken: From Latin porus, from Ancient Greek πόρος (póros).
Støjen vil også forsvinde ned i disse porer.Ayrıca bu gözeneklerde gürültü yok olacaktır.
Vietnamcalỗ chân lông /lo˦ˀ˥ t͡ɕən˧˧ ləwŋ͡m˧˧/
a pore (a small opening in the skin for follicles)
köken: lỗ (“hole”) + chân (“leg/hold”) + lông (“hair”).
Những bề mặt này có thể trở nên xốp.Yüzeyler gözenekli olabilir.
Bulgarcaобмислям, пора (dişil) /ˈpɔrɐ/
interval, duration of time
çekim: çoğul по́ри
köken: Inherited from Proto-Slavic *pora, likely originally an action noun of по́ря (pórja, “to propel, to propagate, to plow”) + -а (-a).
Повърхностите могат да станат порести.Yüzeyler gözenekli olabilir.
чове́к на по́ра
Katalancaporus (eril) /ˈpɔ.ɾus/
pore (a tiny opening in the skin)
köken: Learned borrowing from Latin porus. First attested in the 14th century.
Galcecraffu, pori /ˈpɔri/
to graze, to browse · to browse
çekim: geçmiş porwyd · şimdiki poro
aile: pawr, porfa, pori yn yr un meysydd
İrlandacapiochán, póir
Gürcüceფორი
pore
çekim: çoğul ფორები
köken: From Ancient Greek πόρος (póros, “pore”) or Old Armenian փոր (pʻor, “hollow, cavity”).
Malayalamcaസുഷിരം /suʂiɾɐm/
A small hole · pore
köken: Learned borrowing from Sanskrit सुषिर (suṣira).

Etimoloji

Inherited from Ottoman Turkish كوزنك (gözenek), كوزهنك (gözenek). By surface analysis, göz (“eye”) + -enek.

Örnek Cümleler

Yüzeyler gözenekli olabilir.
Surfaces can become porous.
Hacimsel yoğunluk ve gözeneklilik
Bulk density and porosity
Gözenekler absorpsiyon yapmamalıdır.
Antacids do not affect its absorption.
Şimdi, bu gözenek açılıp kapanabiliyor.
Now, this pore can open and close.
Ayrıca bu gözeneklerde gürültü yok olacaktır.
Also the noise will disappear in these pores.
Bunlar da o gözenekten geçen potasyum iyonları.
And these are individual potassium ions that are flowing through that pore.
Vücutta iki set küçük dairesel gözenek de oluşur.
Two sets of small circular pores also occur on the body.
Bu basit sürüm gözenekli bariyer ile dağıtılmıştır.
This simpler version dispensed with the porous barrier.
Bunun çözümü ise gözenekli asfalttan yol yapmaktır.
The solution for that is to make roads out of porous asphalt.
Ayrıca topraktaki gözenek alanının karakterizasyonu.
See also characterisation of pore space in soil.
Toprak yapısını gözenekli bir katı olarak kavrarlar.
They grasp the structure of soil as porous solid.
Gözeneklerden sıçrayarak çıkan su çok önemli değildir.
Accidents due to derailing of the trains were not uncommon.
gözenek ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod