göcen

TR → EN
"göcen" kelimesinin İngilizcesi: kitten. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelkitten

Tanım

•Afyonkarahisar ili Çay ilçesine bağlı bir köy.
•domuz yavrusu
•Kastamonu ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
•kedi, köpek yavrusu
•tavşan yavrusu
•Kedi, köpek yavrusu
•Tavşan yavrusu
•Yeni doğmuş domuz

Diğer Dillerde

AlmancaDachsjunges (badger), Fuchsjunges, Igelbaby (hedgehog), Igeljunges (hedgehog), junges Eichhörnchen, Kaninchenjunges
Jungtier eines Kaninchens
Viele Binnenvertriebene im Jemen waren für humanitäre Organisationen schwer zu erreichen. — Yemen’den göçen Yahudilerin birçoğu, Bezalel’insanatçıları oldu.
Fransızcablaireautin (badger), chaton, hérissonneau (hedgehog), lapereau, raton, renardeau (eril) /ʃa.tɔ̃/
kitten, kitty (baby cat) · catkin
çekim: çoğul chatons
eş: minet, minou, iule, saule discolore, saule décoloré, minou
köken: First attested in the 1530s in Middle French; by surface analysis, chat (“cat”) + -on (forming diminutives). Compare English catkin.
Lot, qui voyageait avec Abram, avait aussi des brebis, des boeufs et des tentes. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
İspanyolcagatita, gatito, minino (dişil) /ɡaˈtita/
female equivalent of gatito
çekim: çoğul gatitas
Una parte de estas tierras sería asignada a colonos romanos. — Bunların bir kısmına Roma topraklarından göçenler yerleşti.
İtalyancagattina, gattino, micetta, micetto (dişil) /ɡatˈti.na/
female equivalent of gattino · female kitten · pussy
çekim: çoğul gattine
köken: From gatta (“(female) cat”) + -ina (diminutive suffix).
Da più parti arrivano i nuovi abitanti di Roma. — Bunların bir kısmına Roma topraklarından göçenler yerleşti.
Rusçaдетёныш, зайчонок /dʲɪˈtʲɵnɨʂ/
young of an animal · baby animal, cub
çekim: çoğul детёныши · tamlayan детёныша
köken: дет- (det-) + -ёныш (-jónyš)
И у Лота, который ходил с Аврамом, также был мелкий и крупный скот и шатры. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
Arapçaقُطَيْط, قُطَيْطَة, هُرَيْر, هُرَيْرَة
عرفوا بعد إذن باسم مهاجر، والعملية التهجير. — İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
Azericebala pişik, mavrı
kitten
çekim: çoğul mavrılar · tamlayan mavrının
Kazakçaбезек, марғау /marʁaw/
sluggish, slow · apathetic
çekim: çoğul марғаулар · tamlayan марғаудың
köken: Shortened from самарқау (samarqau, “slow, apathetic”).
Felemenkçekatje, kitten, lamprei, poesje /ˈkɑ.tjə/
diminutive of kat; kitty · catkin
çekim: çoğul katjes
eş: kauri, porseleinhoorn
köken: From kat + -je.
Iemand die migreert wordt een migrant genoemd. — İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
Portekizcegatinha, gatinho (dişil) /ɡaˈt͡ʃĩ.ɲɐ/
diminutive of gata · female equivalent of gatinho
çekim: çoğul gatinhas
köken: From gata + -inha.
Para o lugar de onde ele saiu o migrante é um emigrante. — İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
Yunancaγατάκι (nötr)
kitten · diminutive of γάτα (gáta): pussy · pussy (female genitalia)
çekim: çoğul γατάκια
köken: γάτα (gáta) + -άκι (-áki)
Και ο Λωτ ακομη, ο συμπορευομενος μετα του Αβραμ, ειχε προβατα και βοας και σκηνας. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
Japonca子猫 /ko̞ne̞ko̞/
kitten (young cat) · small cat (whether young or old)
地名はかつてこの地方を治めていたクマン人にちなむ。 — Eskiden yaylaya göçen köylüler konakladıkları yerlere bir isim vermişler.
Korece나비 자묘 아깽이
이민온 사람이나 간 사람을 이민자(移民者)라고 한다. — İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
İsveççekälling /²ɕɛlɪŋ/
kitten
çekim: çoğul källingar · tamlayan källings
köken: From Old Norse ketlingr, equivalent to katt + -ling with umlaut. Compare Icelandic kettlingur and Danish killing.
Men Lot, som drog med Abram, hade också får och fäkreatur och tält. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
Katten och källingen, de trätte om vällingen.
Lehçekociak, kocić się, kocię, kotek, okocić się (eril) /ˈkɔ.t͡ɕak/
kitten (young cat) · hottie; chick (sexually attractive woman)
çekim: çoğul kociaki · tamlayan kociaka
eş: kotek, kocię, kociątko, kocica, cizia, laska
köken: Etymology tree Polish kot Polish -ak Polish kociak From kot + -ak.
Liczy się go wzorem: Imigranci minus Emigranci. — İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
Ukraynacaкошеня́
Тому й не заселялись безкраї простори постійними землеробами. — Yani oradan oraya sürekli göçen bir topluluktan bahsetmiyoruz.
Hintçeबिलौटा (eril) /bɪ.lɔː.ʈɑː/
kitten
çekim: çoğul बिलौटे
köken: From बिल्ली (billī, “cat”) + -औटा (-auṭā).
Fincekissanpentu /ˈkisːɑnˌpentu/
kitten (young cat)
çekim: çoğul kissanpennut · tamlayan kissanpennun
köken: kissan (genitive) + pentu
Useimmat sen asukkaat ovat kalastajia. — Göçenlerin büyük çoğunluğu Balıkesir'e gitmektedir.
Çekçekotě, kotit se, okotit se (nötr) /ˈkocɛ/
kitten (young cat) · baby, a pretty girl
çekim: çoğul koťata · tamlayan kotěte
köken: Inherited from Old Czech kotě, from Proto-Slavic *kotę. By surface analysis, kot (“cat”) (dialectal) + -ě. Compare Polish kocię.
Belgie se bojí imigrační vlny. — Pomaklar Bulgaristan'dan göçen halktır.
Rumencepisic, pisicuță, pisoi (eril) /piˈsik/
kitten · cat, tomcat
çekim: çoğul pisici · tamlayan pisicului
eş: pisoi
köken: From pisică, made into a masculine noun.
Lot, care călătorea împreună cu Avram, avea şi el oi, boi şi corturi. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
Macarcacica, kiscica, kismacska, kölyök /ˈt͡sit͡sɒ/
kitten
çekim: çoğul cicák
köken: From cic (the sound for calling a cat) + -a (diminutive suffix). First attested in 1639.
aile: cicácska, cicás, cicázik, cicus, cicaharc, kiscica, plázacica, porcica, szobacica
Lótnak is pedig, a ki Ábrámmal jár vala, valának juhai, ökrei és sátorai. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
İbraniceחֲתַלְתּוּל
(למעט תפילת הכוהנים, שמקורה עתיק). — (Bu mahalleler, eski Kurugöl'den göçen insanlardan oluşmuştur.)
Latincecatulus felis
Dancakilling /kilenɡ/
kitten (young cat) · leveret (young hare)
çekim: çoğul killinger · tamlayan killings
köken: From Old Norse ketlingr, diminutive form of ketta (“cat”). Cognate with Swedish källing.
Personerne, der udvandrer, betegnes udvandrere eller emigranter. — İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
Norveççekattunge
Internt fordreven person er betegnelsen på noen som er på flukt i eget land. — İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
Vietnamcamèo con, miu, miu con /miw˧˧/
a pussy-cat (affectionate term for a cat)
Vả, Lót cùng đi với Áp-ram, cũng có chiên, bò, và trại. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
Bulgarcaко́те, ко́тенце
Летящи крепости над България. — Pomaklar Bulgaristan'dan göçen halktır.
Slovakçakocúrik, mača, mačiatko, mačička, zajačik, zajko (dişil) /mat͡ʃit͡ʃka/
diminutive of mačka
Ale aj Lot, ktorý išiel s Abramom, mal drobný dobytok, hovädá a stány. — Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.

Örnek Cümleler

Bu bir göcen midir?
Is this a cat?
İçe göçene immigrant, dışa göçene emigrant denir.
The individual relocating would be considered an Immigrant in their new country.
Sonradan inanıp göçen ve sizinle beraber savaşanlar da sizdendir.
And those who believed afterwards and migrated and strove along with you: they belong to you.
Avramla birlikte göçen Lutun da davarları, sığırları, çadırları vardı.
Lot also, who went with Abram, had flocks, and herds, and tents.
Üreme döneminden sonra eylül ayında Çin'in doğusuna göçen kuşlar Mart ayında geri dönerler.
After breeding, the storks migrate to eastern China in September and return in March.
Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.
We have made it as a reminder and convenience for the needy.
Yunan pizzası 1954'te Arnavutluk'tan Connecticut'a göçen Yunanlar tarafından icat edilmiştir.
Greek pizza was invented by a Greek from Albania in Connecticut in 1954.
göcen ile daha fazla örnek cümle →