1987 folgte die erste vollautomatisch abnehmbare Anhängekupplung. — 1987 yılında ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdüyle projenin ana hatları belirlendi.
Alors nous avons commandité une étude de faisabilité économique pour essayer de monter le dossier. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Entonces encargamos un estudio de factibilidad económica para tratar de demostrar el caso. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
PROTEZIONE DEI CONSUMATORI — Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.
Rusçaвыполни́мость, осуществи́мость
Поэтому мы подготовили анализ экономической целесообразности, чтобы доказать прибыльность нашего проекта. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Arapçaإِمْكَانِيَّة, جَدْوَى
أصبحت العلامة بدعة في كل مكان ، ازدهرت في عام 1985. — İlk fizibilite etüdü, 1985 yılında tamamlanmıştır.
We bestelden een studie om de economische haalbaarheid te onderzoeken, om de zaak te kunnen bepleiten. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Encomendámos um estudo de viabilidade económica para tentar fazer o processo. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
A tak jsme nechali udělat zakázku na ekonomickou realizovatelnost a pokusili se argumentovat. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Rumencefacibilitate, fezabilitate, posibilitate de realizare (dişil)
köken: Borrowed from French faisabilité. Equivalent to fezabil + -itate.
Acţiunea Uniunii ţine seama de viabilitatea economicăpotenţialăa proiectelor. — Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.
Ezért rendeltünk egy gazdasági megvalósíthatósági tanulmányt, hogy bizonyítsuk, megéri-e. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
köken: Etymology tree Slovak vykonateľný Slovak -osť Slovak vykonateľnosť From vykonateľný + -osť.
Objednali sme si štúdiu o ekonomickej realizovateľnosti, aby sme sa pokúsili udať dobré dôvody. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık