Ana içeriğe geç
Sözlük
/
fizibilite

fizibilite

noun
TR → EN
"fizibilite" kelimesinin İngilizcesi: feasability, feasibility. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelfeasabilitynoun
Genelfeasibility

Çekim Tablosu

Belirtme (-i)fizibiliteyi
Yönelme (-e)fizibiliteye
Bulunma (-de)fizibilitede
Çıkma (-den)fizibiliteden
Tamlayan (-in)fizibilitenin
Çoğul (-ler)fizibiliteler

Tanım

•isim: yapılabilirlik

Diğer Dillerde

AlmancaDurchführbarkeit, Machbarkeit (dişil) /ˈdʊʁçˌfyːɐ̯baːɐ̯kaɪ̯t/
feasibility
çekim: çoğul Durchführbarkeiten · tamlayan Durchführbarkeiten
eş: Machbarkeit, Realisierbarkeit, Umsetzbarkeit
köken: durchführbar + -keit
1987 folgte die erste vollautomatisch abnehmbare Anhängekupplung. — 1987 yılında ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdüyle projenin ana hatları belirlendi.
Fransızcafaisabilité (dişil) /fə.za.bi.li.te/
feasibility, doability
çekim: çoğul faisabilités
eş: factibilité
zıt: infaisabilité
köken: From faisable + -ité.
Alors nous avons commandité une étude de faisabilité économique pour essayer de monter le dossier. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
İspanyolcafactibilidad (dişil) /faɡtibiliˈdad/
feasibility, viability
eş: realizabilidad
köken: From factible + -idad.
Entonces encargamos un estudio de factibilidad económica para tratar de demostrar el caso. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
feasibility
eş: realizzabilità, fattibilità
PROTEZIONE DEI CONSUMATORI — Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.
Rusçaвыполни́мость, осуществи́мость
Поэтому мы подготовили анализ экономической целесообразности, чтобы доказать прибыльность нашего проекта. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Arapçaإِمْكَانِيَّة, جَدْوَى
أصبحت العلامة بدعة في كل مكان ، ازدهرت في عام 1985. — İlk fizibilite etüdü, 1985 yılında tamamlanmıştır.
Felemenkçehaalbaarheid (dişil)
feasibility
zıt: onhaalbaarheid
köken: From haalbaar (“feasible”) + -heid.
We bestelden een studie om de economische haalbaarheid te onderzoeken, om de zaak te kunnen bepleiten. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Portekizcepossibilidade (dişil) /po.si.bi.liˈda.d͡ʒi/
possibility
çekim: çoğul possibilidades
zıt: impossibilidade
köken: Borrowed from Latin possibilitātem.
Encomendámos um estudo de viabilidade económica para tentar fazer o processo. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
İsveççegenomförbarhet
feasibility
çekim: tamlayan genomförbarhets
köken: genomförbar + -het
FORSKNING OCH TEKNISK UTVECKLING SAMT RYMDEN — Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.
Lehçewykonalność (dişil) /vɘ.kɔˈnal.nɔɕt͡ɕ/
feasibility
çekim: tamlayan wykonalności
köken: Etymology tree Polish wykonać Proto-Slavic *-aľь Polish -al Proto-Indo-European *-nós Proto-Balto-Slavic *-inas Proto-Slavic *-ьnъ Old Polish -ny Polish -ny Polish -alny Polish wykonalny Proto-Indo-European *-Hostis Proto-Balto-Slavic *-astis Proto-Slavic *-ostь Old Polish -ość Polish -ość Polish wykonalność From wykonalny + -ość.
Zleciliśmy badania nad opłacalnością by utwierdzić się w sprawie. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Fincekäyttökelpoisuus, soveltuvuus /ˈkæy̯tːøˌkelpoi̯suːs/
usefulness, serviceability (property of being useful for some purpose)
çekim: çoğul käyttökelpoisuudet · tamlayan käyttökelpoisuuden
köken: käyttökelpoinen + -uus
Me tilasimme laskelmat hankkeen kannattavuudesta asiaamme tukemaan. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Çekçeproveditelnost, uskutečnitelnost (dişil) /ˈprovɛɟɪtɛlnost/
feasibility
çekim: çoğul proveditelnosti · tamlayan proveditelnosti
köken: From proveditelný + -ost.
A tak jsme nechali udělat zakázku na ekonomickou realizovatelnost a pokusili se argumentovat. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Rumencefacibilitate, fezabilitate, posibilitate de realizare (dişil)
feasibility
çekim: çoğul fezabilităților · tamlayan fezabilități
köken: Borrowed from French faisabilité. Equivalent to fezabil + -itate.
Acţiunea Uniunii ţine seama de viabilitatea economicăpotenţialăa proiectelor. — Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.
Macarcakeresztülvihetőség, kivihetőség, kivitelezhetőség, megvalósíthatóság
Ezért rendeltünk egy gazdasági megvalósíthatósági tanulmányt, hogy bizonyítsuk, megéri-e. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Endonezcefisibilitas, kelaikan, kelayakan, keterlaksanaan /fisibiˈlitas/
feasibility
çekim: çoğul fisibilitas-fisibilitas
köken: Borrowed from English feasibility. Cognate of French faisabilité.
Jadi kami mengadakan studi kelayakan untuk mencoba mewujudkannya. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Bulgarcaизпълни́мост, осъществи́мост
Първата си излжба реалзира в 1985 година. — İlk fizibilite etüdü, 1985 yılında tamamlanmıştır.
Slovakçapoužiteľnosť, schodnosť, vykonateľnosť (dişil) /vikɔnaceʎnɔsc/
feasibility
köken: Etymology tree Slovak vykonateľný Slovak -osť Slovak vykonateľnosť From vykonateľný + -osť.
Objednali sme si štúdiu o ekonomickej realizovateľnosti, aby sme sa pokúsili udať dobré dôvody. — Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
Malaycakebolehlaksanaan, kemungkinan /kəmuŋˈkenan/
Possibility: · The likelihood of something.
köken: Affixation of mungkin + ke- -an.
Makedoncaизво́дливост, оства́рливост, спрово́дливост

Etimoloji

Borrowed from English feasability.

Örnek Cümleler

Ben fizibilite kontrolünü yapmak istiyorum.
I'd like to do a feasibility check.
Fizibilite Çalışması bu noktayı açıkça belirtiyor.
The Feasibility Study makes that point explicitly.
Draskoviç, AB Fizibilite Çalışması Konusunda İyimser
Draskovic Optimistic About EU Feasibility Study
Sırbistan-Karadağ'a Olumlu Fizibilite Çalışması Verildi
Serbia-Montenegro Obtains Positive Feasibility Study
AK'den, Sırbistan-Karadağ İçin Fizibilite Çalışmasına Destek
EC Backs Feasibility Study for Serbia-Montenegro
Amacımız, Fizibilite Çalışmasından olumlu bir sonuç almaktır.
The goal is to receive positive Feasibility Study marks.
AB Fizibilite Çalışması Sırbistan'ın ICTY İle İşbirliğine Bağlı
EU Feasiblity Study Hinges on Serbian Co-operation With ICTY
Ljajiç'e göre, fizibilite çalışmasının kaderi "bu rapora bağlı".
According to Ljajic, the feasibility study "depends on this report".
Şirket, yeni merkez için fizibilite çalışmalarına başladığını belirtti.
The company said it has already started feasibility research for the new centre.
Fizibilite çalışması, AB-Kosova ilişkilerinde yeni bir dönem açacaktır.
The feasibility study will open a new era in EU-Kosovo relations.
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattık
So we commissioned an economic feasibility study to try to make the case.
AB Bakanlarından Sırbistan-Karadağ'a Olumlu Fizibilite Çalışmasına Destek
EU Ministers Support Positive Feasibility Study for Serbia-Montenegro
fizibilite ile daha fazla örnek cümle →
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod