Ana içeriğe geç
Sözlük

fizibilite ile cümle

fizibilite kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ben fizibilite kontrolünü yapmak istiyorum.I'd like to do a feasibility check.
Şu anda proje fizibilite çalışmasının değerlendirilmesini içeren ilk aşamasında olmaktadır.Currently, the project is in the first phase, comprising evaluation of the feasibility study.
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattıkSo we commissioned an economic feasibility study to try to make the case.
AK'den, Sırbistan-Karadağ İçin Fizibilite Çalışmasına DestekEC Backs Feasibility Study for Serbia-Montenegro
Şimdilerde Vlora ve Korca’da havaalanı inşa edilmesi için iki ayrı fizibilite çalışması yürütülüyor.Currently, there are two feasibility studies being conducted for airports in Vlora and Korca.
Sırbistan-Karadağ'a Olumlu Fizibilite Çalışması VerildiSerbia-Montenegro Obtains Positive Feasibility Study
AB güvenlik sorumlusu Javier Solana olumlu Fizibilite Çalışması için Maroviç'i kutladı.EU security chief Javier Solana congratulated Marovic on the positive Feasibility Study.
Şirket, yeni merkez için fizibilite çalışmalarına başladığını belirtti.The company said it has already started feasibility research for the new centre.
Draskoviç, AB Fizibilite Çalışması Konusunda İyimserDraskovic Optimistic About EU Feasibility Study
SHEPAR fizibilite çalışmasında adım adım uygulanacak çok safhalı bir strateji tavsiye ediliyor.The SHEPAR feasibility study recommends a step-by-step, multiphase strategy.
Makedonya'daki çevre kirliliğini azaltmak için bir fizibilite çalışması yürütüldü.A feasibility study has been conducted for reducing environmental pollution in Macedonia.
Amacımız, Fizibilite Çalışmasından olumlu bir sonuç almaktır.The goal is to receive positive Feasibility Study marks.
AB Fizibilite Çalışması Sırbistan'ın ICTY İle İşbirliğine BağlıEU Feasiblity Study Hinges on Serbian Co-operation With ICTY
Fizibilite çalışması, AB-Kosova ilişkilerinde yeni bir dönem açacaktır.The feasibility study will open a new era in EU-Kosovo relations.
Bulgar hükümeti, projenin danışmanlığını yürüten HSBC'den mali fizibilite raporu da alacak.The Bulgarian government will also be receiving the financial viability report from consultant HSBC.
Proje için 2007 ortasına kadar bir fizibilite çalışması hazırlayacak bir çalışma grubu oluşturacak.A work group will be formed to elaborate a feasibility study for the project by mid-2007.
Ljajiç'e göre, fizibilite çalışmasının kaderi "bu rapora bağlı".According to Ljajic, the feasibility study "depends on this report".
2003 yılında Fizibilite Çalışması yayınlandığında iyimser bir hava mevcuttu.When the Feasibility Study was approved in 2003, there was plenty of optimism.
AB Bakanlarından Sırbistan-Karadağ'a Olumlu Fizibilite Çalışmasına DestekEU Ministers Support Positive Feasibility Study for Serbia-Montenegro
Şirketler projenin fizibilitesini artırmak amacıyla ek gaz arzı arıyorlar.The companies seek additional gas to make the project more feasible.
Birlik bu hafta, Kosova için bir fizibilite çalışması yapılmasına yeşil ışık yaktı.The Union gave the green light this week for a feasibility study to be done for Kosovo.
Fizibilite Çalışması bu noktayı açıkça belirtiyor.The Feasibility Study makes that point explicitly.
İlk fizibilite çalışması sonucunda proje bütçesi 2,4 milyar dolar olarak belirlendi.In the initial feasibility study, the project was budgeted at $2.4 billion.
Bakanlık, beş veya altı yıl önce yapılan fizibilite çalışmasının güncellenmesi gerektiğini belirtti.The ministry says the feasibility study needs to be updated, as it was made five or six years ago.
1996 yılında sahayı bir golf sahası olarak geliştirmek için bir fizibilite çalışması yapılmıştı.In 1996, a feasibility study was undertaken for developing the site as a golf course.
Teknik fizibiliteye göre, motor için pazar potansiyeli 200-250 adettir. [2]Based on the technical feasibility, the market potential for engine is of 200-250 units.[2]
1987 yılında ilk geniş kapsamlı fizibilite etüdüyle projenin ana hatları belirlendi.1987 folgte die erste vollautomatisch abnehmbare Anhängekupplung.
Şu anda proje fizibilite çalışmasının değerlendirilmesini içeren ilk aşamasında olmaktadır.Le projet en est pour l'instant au stade de l'étude de faisabilité.
19. yüzyılda III. Napoleon, su yolunun fizibilitesi ile ilgili bir makale kaleme aldı.Napoleone III, all'inizio del XIX secolo, redasse un articolo sulla sua fattibilità.
İlk fizibilite etüdü, 1985 yılında tamamlanmıştır.أصبحت العلامة بدعة في كل مكان ، ازدهرت في عام 1985.
Bu nedenle proses tasarımına geçemeden önce detaylı bir fizibilite analizi yapılmalıdır.Commit하기 전에 작업 공간의 file을 충분히 시험하여야 한다.
İlk fizibilite etüdü, 1985 yılında tamamlanmıştır.Първата си излжба реалзира в 1985 година.
Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.Acţiunea Uniunii ţine seama de viabilitatea economicăpotenţialăa proiectelor.
Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.FORSKNING OCH TEKNISK UTVECKLING SAMT RYMDEN
Birlik’in faaliyetleri, projelerin ekonomik fizibilitesini dikkate alır.PROTEZIONE DEI CONSUMATORI
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Je moet erheen voor een kosten/baten-analyse, een haalbaarheidsstudie, een R.O.I.-studie enzovoort.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.당신은 비용편익 분석을 받아야 할 것이고 실행 가능성 분석, 투자수익률 분석 등도 받아야 할 것입니다.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Musíte tam ísť a mať analýzu nákladov a prínosov, štúdium vhodnosti, štúdium ROI.. a tak ďalej.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Napraviti morate analizo stroškov in koristi, študijo izvedljivosti, oceno dobička glede na vložek itd.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Przygotowujesz kosztorysy, przeróżne analizy i ekspertyzy.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Sie müssen eine Kosten-Nutzen-Analyse durchführen, eine Machbarkeitsstudie, eine ROI-Studie und so weiter.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Trebuie să faci o analiză a costurilor şi beneficiilor, un studiu de fezabilitate, un studiu ROI ş.a.m.d.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Vous devez chercher une analyse de rentabilité, une étude de faisabilité, de retour sur investissement etc.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.Приходится идти и проводить анализ рентабельности, целесообразности, возврата инвестиций и так далее.
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.אתה צריך שיהיה לך ניתוח של עלות מול רווח מחקר ישימות, מחקר על תשואה וכד
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.يجب عليك الدخول والحصول على تحليل التكلفة مقابل المنفعة دراسة جدوى ، دراسة العائد على الاستثمار وهكذا
Bir maliyet analiziniz, fizibilite çalışmanız bir ROI çalışmanız ve daha fazlası olmalıdır.繰り返さなければなりません それはそれで正しいのでしょう
Bu çılgın fikri denemek ve fizibilitesini araştırmak için kücük bir prototip araç geliştirdik.Để kiểm tra ý tưởng táo bạo này, chúng tôi đã phát triển một chiếc xe mẫu nhỏ để kiểm tra tính khả thi.
Bu çılgın fikri denemek ve fizibilitesini araştırmak için kücük bir prototip araç geliştirdik.Jadi untuk mencoba ide gila ini, kami mengembangkan prototip mobil buggy kecil untuk menguji kemungkinannya.
Bu çılgın fikri denemek ve fizibilitesini araştırmak için kücük bir prototip araç geliştirdik.그래서 이 별난 아이디어를 시험해보기 위해 시험용으로 작은 모래밭용 차량을 만들었습니다. 가능성을 확인해보기 위해서 말이죠.
Bu çılgın fikri denemek ve fizibilitesini araştırmak için kücük bir prototip araç geliştirdik.Para ensayar esta loca idea, desarrollamos un prototipo de carrito para arena y así probar la factibilidad.
Bu çılgın fikri denemek ve fizibilitesini araştırmak için kücük bir prototip araç geliştirdik.על מנת לבחון את הרעיון המשוגע הזה, פיתחנו רכב אבטיפוס, באגי חולות קטן לבחינת ההתכנות.
Bu çılgın fikri denemek ve fizibilitesini araştırmak için kücük bir prototip araç geliştirdik.لذا لاختبار هذه الفكرة المجنونة، طورنا عربة الكثبان الرملية الصغيرة إلي سيارة النموذج الأولي لاختبار الجدوى.
Bu çılgın fikri denemek ve fizibilitesini araştırmak için kücük bir prototip araç geliştirdik.私たちは検討のため バギーで試作をしました 2009年の夏に
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattıkAlors nous avons commandité une étude de faisabilité économique pour essayer de monter le dossier.
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattıkAşa că am angajat o firmă să facă un studiu de fezabilitate economică pentru a încerca să susţinem proiectul.
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattıkA tak jsme nechali udělat zakázku na ekonomickou realizovatelnost a pokusili se argumentovat.
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattıkE così abbiamo incaricato di fare uno studio economico di fattibilità prima di fare una proposta ufficiale.
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattıkEncomendámos um estudo de viabilidade económica para tentar fazer o processo.
Ekonomik açıdan gerekçesini açıklamak için fizibilite çalışması başlattıkEntonces encargamos un estudio de factibilidad económica para tratar de demostrar el caso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod