fasık
/fɑː.ˈsɯc/
noun
TR → EN
"fasık" kelimesinin İngilizcesi: evil-doer, transgressor, fasiq, evil doer. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Dinevil-doernoun
Dintransgressornoun
Genelfasiq
Genelevil doer
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)fasığı
Yönelme (-e)fasığa
Bulunma (-de)fasıkta
Çıkma (-den)fasıktan
Tamlayan (-in)fasığın
Çoğul (-ler)fasıklar
Tanım
•alenen suç işleyen âkil ve baliğ kişi
•fesat peşinde olan kişi
•Allah'ın emirlerini tanımayan ve günah işleyen
•Kötülük eden; fesatçı
Diğer Dillerde
Almancaein Fasiq: ein Frevler oder Übeltäter, frevler, übeltäter (eril) /ˈfʁeːflɐ/
evildoer, (pl.) wicked
çekim: çoğul Frevlern · tamlayan Frevlers
eş: Missetäter, Übeltäter
köken: From Middle High German vrevelere, vrevelære, equivalent to Frevel + -er. Compare Middle Low German vrēvelære.
aile: Frevlerin
Wohl 72 v. Chr. war er Prätor. — Derginin fasikülleri 72'şer sayfaydı.
Etimoloji
Osmanlı Türkçesi فاسق, Arapça فَاسِق (fāsiḳ).
Eş & Zıt Anlamlılar
Örnek Cümlelerfasık ile daha fazla örnek cümle →
Fasikül 1.
Fascicule 1.
Fasikül 3.
Fascicule 3.
Fasikül 5.
Fascicule 5.
Fasikül 6.
Fascicule 6.
Fasikül 7.
Fascicule 7.
Fasikül 8.
Fascicule 8.
Fasikül 9.
Fascicule 9.
Sinir fasikülü
Nerve fascicle
Onlar fasık olanlardır.
And these! they are the transgressors
Mamillotegmental fasikül
Mammillotegmental fasciculus
O fâsık kavim için üzülme!".
So do not grieve for these, the wicked people."
Çünkü onlar fâsık bir kavimdi.
They were certainly wicked.