fıtık
/fɯˈtɯk/
noun
C2 seviye
TR → EN
"fıtık" kelimesinin İngilizcesi: hernia, hernia, hernia. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelhernia
Genelhernia
Genelhernia
Çekim Tablosu
Belirtme (-i)fıtığı
Yönelme (-e)fıtığa
Bulunma (-de)fıtıkta
Çıkma (-den)fıtıktan
Tamlayan (-in)fıtığın
Çoğul (-ler)fıtıklar
Tanım
•iç organlardan bir parçanın daha çok bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması, kavlıç, yarımlık
•İç organlardan bir parçanın, genellikle bağırsak bölümünün karın çeperlerini geçip deri altında ur gibi bir şişkinlik yapması
Diğer Dillerde
AlmancaBruch, Eingeweidebruch, Hernie, Leistenbruch (eril) /bʁʊx/
break, breaking, breach, fracture, rupture · fraction · fracture (of a bone)
çekim: çoğul Brüche · tamlayan Bruches
eş: Abspaltung, Abteilung, Abtrennung, Bresche, Dissens, Distanz
köken: From Middle High German bruch, from Old High German bruh, from Proto-West Germanic *bruki. Cognate with English breach.
aile: Abbruch, Anbruch, Aufbruch, Ausbruch, Bruchbude, Bruchfläche, brüchig, Bruchkäse, Bruchkuchen, Bruchlandung
Dort wurde sie zweimal operiert. — Ayrıca iki kez fıtık ameliyatı geçirdi.
sich einen Bruch heben
sich einen Bruch lachen
Fransızcahernie (dişil) /ɛʁ.ni/
hernia (part of the body protruding abnormally through a tear or opening in an adjacent part)
çekim: çoğul hernies
köken: Borrowed from Latin hernia.
aile: herniaire, hernié, hernie abdominale, hernie crurale, hernie diaphragmatique, hernie discale, hernie épigastrique, hernie hiatale, hernie inguinale, hernie ombilicale
Il apparait un trou (notche) à une fréquence. — En sık rastlananı kasık fıtıklarıdır (ingüinal herni).
İspanyolcahernia (dişil) /ˈeɾnja/
hernia
çekim: çoğul hernias
köken: Borrowed from Latin hernia (“protruded viscus”).
aile: hernia de disco, hernia de hiato, hernia discal, hernia hiatal, hernia inguinal, hernia umbilical, herniario, herniarse, hernioplastia, herniotomía
Nunca antes me revisaron una hernia en la pista de baile. — İyi bilirsin, önceden hiç dans katının üstünde fıtık konturolu olmadım.
İtalyancaernia (dişil) /ˈɛr.nja/
hernia
çekim: çoğul ernie
köken: Borrowed from Latin hernia (“protruded viscus”).
Rusçaмед. грыжа
Два раза шёл на операцию. — Ayrıca iki kez fıtık ameliyatı geçirdi.
Arapçaفَتْق
أكثر من عانى أولئك الذين يعيشون على دخل ثابت. — En sık rastlananı kasık fıtıklarıdır (ingüinal herni).
Kazakçaжарық /ʒɑˈrəq/
bright, brilliant
çekim: çoğul жарықтар · tamlayan жарықтың
köken: From Proto-Common Turkic *yaruq (“light”).
қадау жарық
Felemenkçebreuk (dişil) /brøːk/
fracture, break · fraction · fault
çekim: çoğul breuken
eş: fractie, fractuur, hernia, schending, schennis, verbreking
köken: From Middle Dutch broke, brueke, from Old Dutch *bruki, from Proto-West Germanic *bruki, from Proto-Germanic *brukiz.
aile: breuklijn, breuksplitsing, breukstreep, eedbreuk, kettingbreuk, relatiebreuk, schipbreuk, stambreuk, trendbreuk, wolkbreuk
Hij verbergt Eleven in de kleerkast en doet alsof hij ziek is. — Şener doktora gidip fıtık hastasıymış gibi davranır.
Na het ongeluk had hij een ernstige breuk in zijn been en moest hij geopereerd worden.
Kun je me helpen om deze breuk om te zetten in een decimale vorm?
De aardbeving veroorzaakte een grote breuk in de aardkorst.
Portekizcehérnia (dişil) /ˈɛʁ.ni.ɐ/
hernia
çekim: çoğul hérnias
köken: Borrowed from Latin hernia.
aile: herniário
Yunancaκήλη (dişil)
hernia, rupture
çekim: tamlayan κήλης
köken: From Ancient Greek κήλη (kḗlē).
Ποτέ δεν με έχουν ελέγξει ξανά για κήλη την ώρα που χορεύω. — İyi bilirsin, önceden hiç dans katının üstünde fıtık konturolu olmadım.
Japoncaヘルニア, 脱腸
二度の手術も経験する。 — Ayrıca iki kez fıtık ameliyatı geçirdi.
İsveççebråck (nötr)
hernia
çekim: çoğul bråcks · tamlayan bråcks
köken: Borrowed from Middle Low German brok, equivalent to German Bruch, from Proto-Germanic *brukiz. Cognate of English breach.
aile: artärbråck, diskbråck, femoralbråck, ljumskbråck, navelbråck, pulsåderbråck, åderbråck, ärrbråck
Ukraynacaгри́жа
Двічі йому робили операцію. — Ayrıca iki kez fıtık ameliyatı geçirdi.
Fincetyrä /ˈtyræ/
hernia
çekim: çoğul tyrät · tamlayan tyrän
köken: From Proto-Finnic *türä.
aile: tyriä, tyrä rytkyy, tyräkki, tyrät rytkyy, aivotyrä, kivespussityrä, napanuoratyrä, napatyrä, nivustyrä, palleatyrä
Çekçekýla (dişil) /ˈkiːla/
hernia
çekim: çoğul kýly · tamlayan kýly
eş: hernie
köken: Inherited from Old Czech kýla, from Proto-Slavic *kyla.
aile: kýlavý, kýlní
Musel také podstoupit dvě operace. — Ayrıca iki kez fıtık ameliyatı geçirdi.
Macarcasérv /ˈʃeːrv/
hernia (part of the body protruding abnormally through a tear or opening in an adjacent part)
çekim: çoğul sérvek
köken: Shortened from the obsolete sérvés (“injury, swelling, hernia”). Created during the Hungarian language reform, which took place in the 18th–19th centuries. The obsolete noun was derived from the v- root of the verbs sérül (“to become injured”), sért (“to injure, damage”) with the noun-forming suffix -és.
aile: lágyéksérv
Ez ahhoz hasonló, mint ha elmennék az orvoshoz és az beteggé tenne minket. — Şener doktora gidip fıtık hastasıymış gibi davranır.
İbraniceבקע /baˈka/
to hatch, to crack, to rip, to cleave, to divide
çekim: geçmiş בָּקַעְתָּ
köken: From the root ב־ק־ע (b-q-ʿ, “break”), in the pa`ál conjugation.
שָׁמָּה קִנְּנָה קִפּוֹז וַתְּמַלֵּט וּבָקְעָה וְדָגְרָה בְצִלָּהּ אַךְ־שָׁם נִקְבְּצוּ דַיּוֹת אִשָּׁה רְעוּתָהּ׃
בָּקַע יָם וַיַּעֲבִירֵם וַיַּצֶּב־מַיִם כְּמוֹ־נֵד׃
Latincerāmex
Dancabrok /ˈbʁʌɡ/
hernia
çekim: çoğul brokkene · tamlayan broks
köken: From Middle Low German brok. Compare German Bruch.
aile: brokoperation, glidebrok, lyskebrok, navlebrok, pungbrok, rygmarvsbrok
Norveççebrokk
Vietnamcathoát vị /tʰwaːt̚˧˦ vi˧˨ʔ/
to herniate
köken: Sino-Vietnamese word from 脫位.
Vâng, bạn biết, tôi chưa bao giờ được kiểm tra cho một thoát vị trên sàn nhảy trước. — İyi bilirsin, önceden hiç dans katının üstünde fıtık konturolu olmadım.
Bulgarcaхерния
Slovakçaprietrž
Litvancaišvarža, trūkis
Estoncasong
Haukumine võib olla märk igavusest või närvilisusest. — Fıtıklaşma sonucu sinir kökü ya da omuriliğin üzerine baskı oluşabilir.
Etimoloji
Inherited from Ottoman Turkish فتق (fıtık), itself from Arabic فَتْق (fatq, “hernia”), in dialects فِتْق (fitq).
Eş & Zıt Anlamlılar
Eş anlamlılar
Örnek Cümleler
O piyanoyu kaldırırsam fıtık olurum.
If I lift that piano, I'll get hernia.
Bir fıtık ameliyatı sonrası Pnömoni'ye muzdarip olmuştu.
Had Undergone an Emergency Operation for Appendicitis.
İyi bilirsin, önceden hiç dans katının üstünde fıtık konturolu olmadım.
Well, you know, I've never been checked for a hernia on the dance floor before.