füme

/fy.me/
adj
TR → EN
↔ ters çevir
"füme" kelimesinin İngilizcesi: smoked. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.

Çeviri

Genelsmokedadj

Görsel

Füme Somonlu Salatalık Kanepeleri: Kolay ve Sağlıklı AtıştırmalıkLimon Eşliğinde Füme Et Dilimleri ve Taze Fesleğen SüslemesiAhşap Sunum Tabağında Avokadolu Füme Somonlu Pirinç Salatası DekorasyonuSomon Füme ve Avokadolü Taze Sushi Ruloları: Minimalist Sunum

Tanım

•duman rengi
•duman renkte olan
•tütsü ile kurutulmuş (balık, et)
•Duman renginde olan
•Koyu gri renk
•Tütsü ile kurutulmuş balık, et

Diğer Dillerde

past participle of räuchern (“to smoke”)
eş: geräucht, geselcht
Er sprach in Fragmente von Marvel, rauchte er schneller, seine Stimme wurde wütend. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Fransızcafumé /fy.me/
past participle of fumer
Attention à la comète (partie 2) 52. — Fifi La Fume (kokarca) - 52 bölüm.
İspanyolcaahumado, ajumado /auˈmado/
smoked · smoke-flavoured · smoked, tinted (of glass)
köken: From ahumar (“to smoke”).
aile: cuarzo ahumado, salmón ahumado
Habló en fragmentos de Marvel, que fumaba más rápido, su voz se enojó. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
İtalyancaaffumicato
past participle of affumicare
eş: oscurato
Parlava in frammenti della Marvel, fumava più veloce, la sua voce si arrabbiò. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Rusçaдымчатый, копчёный /ˈdɨmt͡ɕɪtɨj/
smoky · tinted, smoke-colored
köken: ды́мка (dýmka) + -атый (-atyj)
Он говорил на фрагменты Marvel, он курил быстрее, его голос становился злым. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Felemenkçegerookt
past participle of roken
Hij sprak in fragmenten van Marvel, hij rookte sneller, zijn stem boos werd. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Portekizcedefumado
past participle of defumar
Ele falou em fragmentos de Marvel, ele fumava mais rápido, sua voz cresceu irritado. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Japonca燻製の
ケンプは、彼ができた集めてみました。 — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Korece훈제 /ɸʷuɲd͡ʑe̞/
the state of being smoked (of meat)
köken: Sino-Korean word from 燻製/薰製.
그는 마블의 조각을 말했다, 그는 그의 목소리가 화가 성장 빠르고, 훈제. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
훈제 연어
훈제 오리
İsveççerökt
past participle of röka
Han talade i fragment av Marvel, rökt han snabbare, hans röst blev arg. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Jag är rökt
Bevisen är för starka. Han är rökt!
Lehçewędzony /vɛnˈd͡zɔ.nɘ/
passive adjectival participle of wędzić
köken: Etymology tree Polish wędzić Proto-Slavic *-onъ Old Polish -ony Polish -ony Polish wędzony From wędzić + -ony.
Mówił fragmenty Marvel, palił szybciej, jego głos rozgniewał się. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Ukraynacaву́джений, копчений /ˈkɔpt͡ʃenei̯/
past passive imperfective participle of копти́ти (koptýty)
köken: коптити (koptyty) + -ений (-enyj)
Синонім: Фумароли сірчисті. — Gloom-shroom: Fume-shroom geliştirmesidir.
Fincesavu-, savustettu /ˈsɑʋustetːu(ˣ)/
smoked (treated with smoke)
çekim: karşılaştırma savustetumpi · üstünlük savustetuin
köken: savustaa + -ttu
Mikä on kaikuluotain ja miten sitä käytetään? — Füme nedir, nasıl yapılır?
Tämä on savustettu lohi.
Syömme tänään savustettua lohta
Çekçeuzený /ˈuzɛniː/
smoked (of food, preserved by treatment with smoke)
köken: From uzen + -ý.
aile: prouzený
Mluvil ve fragmentech Marvel, kouřil rychleji, jeho hlas stal se rozčilený. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Rumenceafumat
smoked
köken: Past participle of afuma.
El a vorbit în fragmente de Marvel, el a fumat mai repede, vocea lui înfurie. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Macarcafüstölt
Beszélt darabokban Marvel, ő füstölt gyorsabb, a hangja egyre dühös. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Latinceinfūmātus
Dancarøget /rɔjəð/
past participle of ryge · past participle of røge
Det er anslået, at der findes omkring 4.000 fumaroler i Yellowstone National Park i det nordvestlige USA. — Örneğin Yellowstone Ulusal Parkı'nın sınırları içinde dört bin fümerolün var olduğu tahmin edilmektedir.
Norveççerøkt, røykt
Det er estimert at det finnes rundt 4 000 fumaroler innenfor Yellowstone Nasjonalpark i det nordvestre USA. — Örneğin Yellowstone Ulusal Parkı'nın sınırları içinde dört bin fümerolün var olduğu tahmin edilmektedir.
Endonezceasap /ˈa.sap/
initialism of Englishas soon as possible
köken: Inherited from Malay asap, probably from merging of Proto-Malayo-Polynesian *asəp (“incense, ritual smoke”), and *qasəb (“smoke”).
Umbi gembolo serupa dengan umbi gembili namun berukuran lebih besar. — Fume-shroom: Puff-shroom'a benzer ama daha büyüktür.
daging asap
Vietnamcaxông khói
Ông nói trong mảnh vỡ của Marvel, ông hút thuốc nhanh hơn, giọng nói của ông đã tăng trưởng tức giận. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Bulgarcaпушен
Той говори във фрагменти на Marvel, той пушени по-бързо, гласът му стана ядосан. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Slovencedimljen /díːmljən/
smoked
Govoril je v drobce Marvel, je prekajena hitreje, njegov glas zrasel jezna. — Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
Katalancafumat /fuˈmat/
smoked · sooty · smoky, smoke-colored
quars fumat
Galiçyacaafumado
past participle of afumar
İrlandacadeataithe
İzlandacareyktur
Tagalogcatinapa /tinaˈpa/
smoked fish
köken: From tapa + -in-. Compare Tausug tiyapa.
aile: anak ng tinapa

Etimoloji

Fransızca fumé (fr)

Örnek Cümleler

Füme nedir, nasıl yapılır?
How is the nucleus built up?
Hubei, siyah füme kayısıları ile ünlüdür. [2]
Hubei is noted for its black smoked apricots.[17]
Tom sarı hardallı kraker üzerinde füme sardalya yemeyi sever.
Tom likes to eat smoked sardines on crackers with yellow mustard.
Marvel parçaları konuştu, onun ses kızgın büyüdü, daha hızlı füme.
He spoke in fragments of Marvel, he smoked faster, his voice grew angry.
Washington Eyaletinden Fume blanc olarak etiketlenmiş bir Sauvignon blanc.
A Sauvignon blanc from Washington State labeled as a Fume blanc.
1547'de Pierre Belon, Fransız elçi M. de Fumel'in treniyle Şam'ı ziyaret etti.
In 1547 Pierre Belon visited Damascus in the train of the French ambassador M. de Fumel.
Diğeri, tuzlu, topping somonbalığı, soğuk füme somon ve kremalı fraiche içerir.
Other, savory, toppings include salmon roe, cold-smoked salmon and cream fraiche.
Etkinlikte bölgesel şarap, peynir ve füme jambonun yanı sıra turizm de tanıtıldı.
The event promotes regional wine, cheese and smoked ham but also tourism.
Barbekü, genellikle füme et ve etleri odun veya odun kömürü üzerine içerek dışarıda yapılır.
Barbecuing is usually done outdoors by smoking the meat over wood or charcoal.
füme ile daha fazla örnek cümle →